
Moskova, Caracas’a yönelik ABD baskılarını “kabul edilemez” ilan ederek Maduro yönetimine tam destek verdi
Görüşmenin merkezinde Karayipler’deki tanker müdahaleleri, deniz güvenliği ve “uluslararası hukuk ihlalleri” yer aldı
Dosya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşınarak ABD’ye karşı çok taraflı zeminde büyütülüyor
Rusya ile Venezuela arasındaki stratejik hat yeniden sertleşiyor. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil’in Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yaptığı telefon görüşmesi, yalnızca ikili ilişkilerin teyidi değil, Washington’a yönelik açık bir jeopolitik mesaj niteliği taşıyor. Gil, Moskova’nın Caracas’a “tam destek” verdiğini vurgularken, ABD’nin Venezuela’ya yönelik hamlelerini “saldırgan ve korsanlık niteliğinde” olarak tanımladı.
Görüşmede özellikle Karayipler’de son dönemde yaşanan gelişmeler öne çıktı. Gil’in açıklamalarına göre taraflar, gemilere yönelik müdahaleler, yargısız infaz iddiaları ve ABD’nin deniz ticaretini hedef alan uygulamalarını uluslararası hukukun açık ihlali olarak değerlendirdi. Bu vurgu, son haftalarda Venezuela petrolünü taşıyan tankerlere yönelik ABD merkezli baskıların Moskova tarafından da yakından izlendiğini gösteriyor.
Rusya cephesinden yapılan açıklama ise söylemi daha da netleştirdi. Lavrov’un, ABD’nin eylemlerinin Karayipler’de gerginliği artırdığını ve uluslararası denizcilik açısından ciddi riskler doğurduğunu dile getirdiği belirtildi. Moskova, Venezuela yönetimine ve halkına desteğini açık biçimde yinelerken, sürecin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası platformlara taşınması konusunda Caracas ile koordinasyon içinde hareket edileceğini duyurdu.
Bu temas, Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası Batı ile derinleşen ayrışmayı Latin Amerika cephesine taşıdığını gösteriyor. Venezuela dosyası, Moskova açısından yalnızca bir müttefiki savunmak değil; ABD’nin yaptırım, deniz kontrolü ve enerji akışları üzerinden kurduğu baskı mimarisine karşı küresel bir karşı cephe inşa etme girişimi olarak okunuyor. Caracas içinse bu destek, artan izolasyon ortamında diplomatik ve stratejik bir nefes borusu anlamına geliyor.