
Ortadoğu’daki savaşın enerji piyasalarına etkisi tartışılırken Goldman Sachs’tan gelen yeni analiz, krizin kaderini belirleyebilecek kritik bir değişkeni ortaya koyuyor: depolama kapasitesi.

Banka analistlerine göre Körfez ülkelerinin karada sahip olduğu toplam ham petrol depolama kapasitesi yaklaşık 300 milyon varil. Bu kapasite, Hürmüz Boğazı tamamen kapandığı senaryoda bölgenin ihracatını yalnızca 18–23 gün boyunca idare edebilecek büyüklükte.
Başka bir ifadeyle piyasanın şu anda tartıştığı mesele sadece tankerlerin geçip geçememesi değil. Asıl kritik nokta şu: Hürmüz kapanırsa depolar ne kadar sürede dolar?
Goldman’ın senaryosuna göre boğazdan yapılan ihracat birkaç gün boyunca normal seviyenin yalnızca %15’ine düşerse bile OECD stoklarında hızlı bir erime başlayacak ve yaklaşık 200 milyon varillik Orta Doğu üretim kaybı oluşabilecek.
Çünkü petrol üretimi kesintisiz bir süreç. Tankerler yük alamazsa petrol üretim sahalarında birikmeye başlar. Depolama kapasitesi dolduğunda ise üreticilerin önünde tek bir seçenek kalır: kuyuları kapatmak.
Bu durum enerji piyasasında dengeleri tamamen değiştirebilecek bir eşik yaratıyor.
Normal şartlarda piyasa Hürmüz krizlerini geçici bir lojistik sorun olarak fiyatlar. Ancak depolama kapasitesinin dolması halinde kriz artık bir arz kesintisine dönüşür. Ve bu noktadan sonra petrol üretimi hızla düşmeye başlar.
Bu senaryonun ilk işaretleri şimdiden görülüyor. Depolama baskısı nedeniyle Irak’ın üretimi günlük yaklaşık 1,5 milyon varil azaltmaya başladığı belirtiliyor.
Artunç Kocabalkan’ın sık sık vurguladığı enerji denkleminde kritik eşik tam da burada ortaya çıkıyor:
Jeopolitik krizler petrol fiyatını değil, arzın fiziksel olarak kesildiği noktayı fiyatlatır.
Eğer Hürmüz’deki aksama 3 haftadan kısa sürerse, küresel sistem bu şoku stoklarla absorbe edebilir.
Ama 3 haftayı aşarsa, enerji piyasasında oyun tamamen değişir.
Çünkü o noktadan sonra mesele tanker rotaları değil, kapatılan kuyular olur.