
Petrol 96 Dolara Dayandı, Altın 4.300 Dolara Geriledi: ABD 10 Yıllık %4,81 ile %5 Sınırına Yaklaşıyor
2 Eylül 2026 Çarşamba sabahı küresel piyasalarda satış derinleşiyor. Brent petrol 95-96 dolar bandına yükselirken ABD 10 yıllık tahvil getirisi %4,81 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Altın 4.303 dolar ile üç haftanın dibine gerilerken dolar güçleniyor, Bitcoin 77 bin dolar çevresine çekiliyor. Nikkei yaklaşık %2,6, Güney Kore KOSPI %3’ün üzerinde düşüyor. Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimali %68’e yakın. Piyasanın merkezindeki risk artık yalnız ABD-İran çatışması değil; petrol şokunun enflasyonu yeniden hızlandırarak küresel faizleri daha da yukarı taşıması.
2 Eylül sabahında küresel piyasalardaki fiyatlama artık dün gördüğümüz hareketin basit bir devamı değil.
Bir eşik daha geçiliyor.
Petrol yeniden yükseliyor.
Tahvil satışı hızlanıyor.
Dolar güçleniyor.
Altın düşüyor.
Bitcoin geriliyor.
Asya borsaları sert satılıyor.
Ve dünyanın en önemli risksiz faiz göstergesi olan ABD 10 yıllık tahvil getirisi %4,81’in üzerine çıkıyor.
Reuters’ın sabah Asya piyasaları güncellemesine göre ABD 10 yıllık Treasury getirisi gün içinde %4,8122 seviyesine ulaştı. Bu Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviye. Brent petrol aynı saatlerde 95,91 dolar, dolar endeksi 99,79, spot altın ise yaklaşık 4.296 dolar seviyesinde işlem görüyordu.
Bu fiyatların birlikte hareket etmesi çok önemli.
Çünkü piyasa artık klasik bir savaş fiyatlaması yapmıyor.
Klasik denklemde savaş büyürse tahvil alınır, altın alınır, petrol yükselir ve hisse satılır.
Bugün ise petrol yükselirken hem tahvil hem altın satılıyor.
Bu bize piyasanın asıl korkusunun değiştiğini söylüyor.
Savaşın kendisi değil, savaşın yaratacağı enflasyon ve faiz şoku.
ALTIN 4.303 DOLAR: DÖRDÜNCÜ GÜNDE DE SATIŞ VAR
Altındaki düzeltme 2 Eylül sabahında devam ediyor.
Reuters’ın 07:25 Türkiye saati civarındaki son teyitli ölçümünde spot altın 4.302,99 dolar seviyesinde ve günlük yaklaşık %0,6 aşağıda.
Bu 7 Ağustos’tan bu yana görülen en düşük seviye.
Aralık vadeli ABD altın kontratı ise 4.349,90 dolar seviyesinde ve yaklaşık %1,1 ekside.
Altın böylece arka arkaya dördüncü işlem gününde düşüşe yönelmiş durumda ve yakından takip edilen 200 günlük hareketli ortalamanın da altında işlem görüyor.
Gümüşte de satış devam ediyor.
Spot gümüş aynı Reuters ölçümünde:
63,68 dolar | -%0,9.
Platin yaklaşık %0,9, paladyum ise %1,3 düşüyor.
Altın açısından en ilginç nokta jeopolitik haber akışı.
ABD ile İran arasında son haftaların en ciddi askeri karşılıklı saldırıları gerçekleşiyor.
Petrol yaklaşık 96 dolar.
Hürmüz’deki ticari akış hâlâ ciddi biçimde bozulmuş durumda.
Bütün bunlar normal şartlarda altının güvenli liman primini artırmalıydı.
Ama artırmıyor.
Reuters’a konuşan DHF Capital yöneticisi Bas Kooijman’ın değerlendirmesi de tam olarak bu noktaya işaret ediyor: yükselen petrol fiyatları enflasyon endişesini artırıyor; bu da daha sıkı para politikası beklentisini ve tahvil faizlerini yukarı çekerek altının toparlanmasını sınırlıyor.
Bu nedenle altındaki hareketi “savaş primi ortadan kalktı” şeklinde okumak doğru değil.
Savaş primi var. Ama reel faiz baskısı daha güçlü.
REEL FAİZ: ALTININ ASIL RAKİBİ BURADA
Altın analizinde nominal 10 yıllık tahvil faizini tek başına kullanmak yeterli değil.
Reel faizi de izlemek gerekiyor.
ABD Hazinesi’nin 1 Eylül resmi nominal getiri eğrisinde 10 yıllık Treasury kapanışı %4,79, 20 yıllık %5,27, 30 yıllık ise yine yaklaşık %5,27 olarak gerçekleşti.
2 Eylül’ün resmi TIPS kapanışı henüz yayımlanmadığı için gün içindeki nominal faizden türetilmiş bir reel faiz rakamını kesin veri gibi kullanmak doğru olmaz.
Ancak son resmi reel faiz göstergeleri %2’nin üzerinde yüksek bölgede kalmaya devam ediyor.
Dolayısıyla altın aynı anda üç baskıyla karşı karşıya:
Yüksek nominal faiz.
Yüksek reel faiz.
Güçlenen dolar.
Bu üçlü değişmeden altının yalnız jeopolitik haber akışıyla kalıcı biçimde yukarı dönmesi zorlaşıyor.
PETROL 96 DOLARA DAYANDI: ARTIK SADECE RİSK PRİMİ DEĞİL
Petrol 2 Eylül sabahının en önemli makro fiyatı olmaya devam ediyor.
Reuters’ın erken Asya işlemlerindeki ölçümünde Brent 95,40 dolar, WTI ise 90,66 dolar seviyesindeydi.
Daha sonraki küresel piyasa güncellemesinde Brent 95,91 dolara kadar yükseldi. Bloomberg kaynaklı Asya piyasa verilerinde ise Brent’in 96 doların üzerine çıktığı görüldü.
Dolayısıyla bu sabah için güvenli ifade:
Brent 95-96 dolar bandında.
WTI:
90-91 dolar bandında.
Dünkü hareket de çok önemliydi.
Her iki kontrat 1 Eylül’de 4 doların üzerinde yükseldi.
WTI yeniden 90 doların üzerine çıktı.
Brent son beş haftanın zirvesine ulaştı.
Burada artık yalnız savaş ihtimali fiyatlanmıyor.
Fiziksel arz riski fiyatlanıyor.
HÜRMÜZ’DE RİSK YENİDEN BÜYÜYOR
ABD’nin İran’a yönelik yeni hava saldırılarının ardından İran da karşı saldırılar gerçekleştirdi.
Reuters’a göre ABD, İran’daki hedeflere yeni bir dizi hava saldırısı düzenledi.
İran Devrim Muhafızları ise Ürdün’deki bir ABD üssünü balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı. Ürdün ordusu hava sahasına giren 13 balistik füzenin 10’unun önlendiğini bildirdi.
ABD’li yetkililer saldırılarda Amerikan askeri kaybı olmadığını söyledi.
İran devlet medyası ayrıca Bahreyn’deki bir ABD üssüne geniş çaplı drone saldırısı gerçekleştirildiğini bildirdi. Kuveyt de hava sahasındaki düşmanca drone faaliyetine karşılık verdiğini açıkladı.
Burada teyitli bilgiyle tarafların iddialarını ayırmak gerekiyor.
Reuters’ın teyit edebildiği kritik piyasa gerçeği şu:
Gerilim yeniden tırmanıyor ve Hürmüz üzerinden petrol taşımacılığının normalleşmesi zorlaşıyor.
İran Devrim Muhafızları son ABD saldırılarının boğazdaki trafiği daha da kısıtlayacağını açıkladı.
Hürmüz, çatışma öncesinde küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği koridordu.
ING analistleri de müşteri notlarında son günlerde Hürmüz’den petrol akışı görülmesine rağmen yeni gerilimin geçişleri yeniden riske soktuğunu belirtiyor.
Phillip Nova piyasa stratejisti Priyanka Sachdeva’nın ifadesi ise piyasanın geldiği noktayı iyi özetliyor:
Petrol artık yalnız savaş riskini değil, çözülemeyen savaşın maliyetini fiyatlıyor.
ABD 10 YILLIK %4,81: %5 ARTIK TEORİK BİR SENARYO DEĞİL
Bu sabah piyasanın asıl fiyatı yine tahvil.
ABD 10 yıllık Treasury getirisi:
%4,8122.
Reuters bunu Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviye olarak bildiriyor.
ABD 2 yıllık tahvil faizi ise yaklaşık:
%4,41.
Dünkü resmi ABD Hazine kapanışında 10 yıllık faiz %4,79, 30 yıllık faiz %5,27 idi.
Dolayısıyla hareket yalnız gün içi oynaklık değil.
Tahvil eğrisinin uzun tarafı ciddi biçimde yeniden fiyatlanıyor.
Saxo baş yatırım stratejisti Charu Chanana, Reuters’a yaptığı değerlendirmede yatırımcıların enflasyon, mali risk ve piyasaya gelecek devasa tahvil arzı için giderek daha yüksek prim istediğini söylüyor.
Ve daha da önemlisi:
ABD 10 yıllıkta %5 seviyesinin giderek daha olası hale geldiğini belirtiyor.
Bu çok önemli.
Çünkü birkaç hafta önce %5 stres senaryosuydu.
Bugün %4,81’deyiz.
Arada yalnız yaklaşık 19 baz puan kaldı.
TAHVİL SATIŞININ ARKASINDA DÖRT AYRI MOTOR VAR
Bugünkü tahvil satışını yalnız Fed’e bağlamak yetersiz kalır.
Birincisi petrol.
Brent 95-96 dolar.
Enerji maliyetleri enflasyon beklentilerini yükseltiyor.
İkincisi merkez bankaları.
Fed, ECB ve BOJ için faiz artırım beklentileri aynı anda yükseliyor.
Üçüncüsü maliye politikası.
ABD, Japonya, Almanya, Fransa ve İngiltere’de kamu borçlanmasının büyüklüğü yatırımcıların uzun vadeli devlet tahvili tutmak için daha yüksek vade primi istemesine neden oluyor.
Dördüncüsü ise giderek daha önemli hale gelen AI sermaye harcamaları.
Reuters’ın küresel tahvil analizine göre büyük teknoloji şirketlerinin AI altyapısını finanse etmek için agresif biçimde tahvil ihraç etmesi devlet tahvili piyasasındaki satış baskısına katkıda bulunuyor.
Nomura baş makro stratejisti Naka Matsuzawa’ya göre hyperscaler şirketlerin yüksek faizleri ödemeye razı olması bütün piyasa faizlerini yukarı çekiyor.
Bu, AI hikâyesinin çok önemli fakat az konuşulan ikinci yüzü.
AI yalnız Nasdaq’ı yükselten bir büyüme teması değil.
Aynı zamanda dünyanın sermaye talebini artıran devasa bir yatırım döngüsü.
JAPONYA: %3’ÜN ÜZERİNDEKİ JGB ARTIK KÜRESEL SORUN
Japonya’yı bu sabah özellikle yakından izlemek gerekiyor.
Japon 10 yıllık devlet tahvili faizi %3,01 civarında.
Bu 30 yılın en yüksek bölgesi.
Japon 5 yıllık tahvil faizi ise %2,295 ile rekor seviyeye ulaştı.
Bu hareket yalnız Japonya’nın maliye veya enflasyon sorunu değil.
Japon yatırımcı dünyanın en büyük yabancı tahvil yatırımcılarından biri.
Yıllarca Japonya’da sıfıra yakın faiz olduğu için sermaye ABD ve Avrupa tahvillerine gitti.
Şimdi Japon yatırımcı kendi ülkesinde 10 yıl vadede %3’ün üzerinde nominal getiri bulabiliyor.
Bu durumda ABD Treasury veya Avrupa tahvili taşımak için istediği ek getiri de yükseliyor.
HSBC baş Asya ekonomisti Fred Neumann da Reuters’a yaptığı değerlendirmede JGB faizlerindeki yükselişin yalnız Japonya’nın mali görünümünü değil, uzun vadeli küresel fonlama maliyetlerindeki baskıyı da yansıttığını belirtiyor.
BOJ: EYLÜL FAİZ ARTIRIMI ARTIK MASADA
Japonya Merkez Bankası cephesinden bu sabah yeni ve önemli açıklamalar geldi.
Kazuo Ueda, 17-18 Eylül toplantısında ekonomik görünüm ve enflasyon risklerinin yeniden değerlendirileceğini söyledi.
Reuters’a göre Ueda’nın açıklamaları eylül ayında faiz artırımı ihtimalini canlı tutuyor.
BOJ Yönetim Kurulu üyesi Hajime Takata ise daha da ileri giderek bankanın enflasyon baskısına karşı faiz artırımlarını daha çevik biçimde gerçekleştirmesi gerektiğini savundu. Reuters kaynakları BOJ’un eylül toplantısında artırım ihtimalinin güçlü olduğunu bildiriyor.
Dolayısıyla Japonya tarafında artık üçlü bir baskı var:
Yüksek JGB faizi.
Zayıf yen.
Daha şahin BOJ.
DOLAR 99,79: GÜVENLİ LİMAN + FAİZ AVANTAJI
Dolar endeksi bu sabah:
99,79.
Bu 17 Ağustos’tan bu yana en yüksek seviye.
EUR/USD yaklaşık 1,1577.
Yen ise dolar karşısında 160’ın zayıf tarafında kalmaya devam ediyor.
Doları aynı anda iki faktör destekliyor.
Birincisi güvenli liman talebi.
İkincisi ABD tahvil faizlerinin yükselmesi.
Bu kombinasyon altın açısından özellikle negatif.
Petrol yükselirken doların da yükselmesi, enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkeler açısından ise iki kat baskı anlamına geliyor.
WSJ’nin aktardığı MUFG değerlendirmesinde de yüksek ABD tahvil faizleri ile yükselen petrolün Asya para birimleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulanıyor.
WALL STREET: EYLÜLE ÜÇÜNCÜ ARDIŞIK DÜŞÜŞLE GİRİLDİ
1 Eylül ABD kapanışları artık kesin.
Dow Jones: 52.766,93 | -%0,79
S&P 500: 7.631,47 | -%0,71
Nasdaq Composite: 26.099,77 | -%1,03
Nasdaq’ın daha sert düşmesi yüksek tahvil faizinin büyüme hisselerine yaptığı baskıyı gösteriyor.
Philadelphia Semiconductor Index %2,1 geriledi ve endeksteki bütün şirketler günü negatif tamamladı.
S&P 500’de enerji, petrol yükselişi sayesinde en güçlü sektör olurken tüketici ihtiyari harcamaları en kötü performansı gösterdi.
Bu ayrışma önemli.
Piyasa ekonomik büyümenin tamamen çökeceğini fiyatlamıyor.
Enerji şokunun şirket kârlarını ve sermaye maliyetini farklı kanallardan etkilemesini fiyatlıyor.
2 Eylül Asya sabahında S&P 500 e-mini vadeli kontratları da yaklaşık %0,1 negatif.
Dolayısıyla Wall Street’te henüz güçlü bir tepki sinyali yok.
ABD VERİLERİ: İŞGÜCÜ ZAYIFLIYOR AMA FED’İN İŞİ KOLAYLAŞMIYOR
Dün açıklanan ABD JOLTS verisi işgücü piyasasında soğumanın sürdüğüne işaret etti.
Reuters, temmuz açık iş sayısının beklentilerin altında kaldığını ve işe alım hızının zayıf olduğunu bildiriyor.
Normal şartlarda bu Fed açısından güvercin bir gelişme olmalıydı.
Ama petrol fiyatının 95 doların üzerine çıkması denklemi değiştiriyor.
Fed artık iki farklı sinyal arasında sıkışıyor:
İşgücü piyasası yavaşlıyor.
Ama:
Enerji enflasyonu yeniden hızlanıyor.
Fed Governor Michael Barr da enflasyon yeterince hızlı gerilemezse Fed’in yeniden faiz artırması gerekebileceğini söyledi.
Fed fon vadeli kontratları 16 Eylül toplantısında 25 baz puan faiz artırımı ihtimalini yaklaşık %68 fiyatlıyor.
Bir hafta önce bu ihtimal yalnız %39,6 idi.
Bu hafta bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdamı ve cuma günkü tarım dışı istihdam verisi bu fiyatlamanın yönünü belirleyecek.
ASYA’DA SATIŞ SERTLEŞİYOR
2 Eylül sabahının en net risk-off görüntüsü Asya’da.
MSCI Asya-Pasifik Japonya hariç endeksi yaklaşık:
-%1,5.
Japonya Nikkei 225:
yaklaşık -%2,6.
Güney Kore KOSPI:
-%3’ün üzerinde.
Bloomberg’in Asya piyasa takibinde MSCI Asia Pacific endeksindeki kayıp ilerleyen saatlerde %1,7’ye kadar genişlerken Japonya ve Güney Kore’deki kayıplar %2,8’in üzerine çıktı.
Bu önemli.
Çünkü dün tahvil satılıyordu ama hisse piyasası nispeten kontrollüydü.
Bugün tahvil şoku hisse piyasasına daha güçlü biçimde aktarılıyor.
Özellikle Güney Kore’nin sert düşüşü AI ve yarı iletken hisselerinin yüksek faiz hassasiyetini gösteriyor.
YENİ ZELANDA MERKEZ BANKASI FAİZ ARTIRDI
Bu sabah merkez bankaları cephesinde de önemli bir gelişme var.
Reserve Bank of New Zealand politika faizini beklendiği gibi 25 baz puan artırarak:
%2,75’e
çıkardı.
Ancak karar metninin beklenenden daha güvercin algılanması nedeniyle Yeni Zelanda doları yaklaşık %0,6 geriledi.
Bu karar küresel hikâyeyi destekliyor.
Dünyanın büyük bölümünde faiz indirim döngüsü değil, yeniden faiz artırımı tartışılıyor.
BITCOIN 77 BİN DOLARIN ALTINI TEST EDİYOR
Bitcoin de küresel risk-off hareketinden kaçamıyor.
Reuters’ın sabah ölçümünde Bitcoin:
76.979,55 dolar | yaklaşık -%0,6.
Ether ise yaklaşık:
2.397,78 dolar | -%0,9.
Bitcoin dün 78 bin dolar civarında direnç gösteriyordu.
Bugün 77 bin doların altını test ediyor.
Bu nedenle 80.000 dolar artık yalnız yukarı yönlü kırılması gereken direnç değil.
Aynı zamanda piyasanın yeniden risk iştahına dönüp dönmediğini gösterecek psikolojik eşik.
ABD 10 yıllık faizinin %5’e yaklaşması Bitcoin açısından da önem taşıyor.
Çünkü yüksek risksiz faiz, yalnız altının değil bütün faiz üretmeyen varlıkların alternatif maliyetini yükseltiyor.
BIST 100: BUGÜN AÇILIŞ ÖNCESİ DIŞ EKRAN DÜNDEN DAHA ZOR
BIST 100, 1 Eylül seansını:
14.229,01 | -%0,73
seviyesinde tamamladı.
Gün içindeki en yüksek seviye:
14.441,24.
En düşük:
14.151,94.
Toplam işlem hacmi:
195,8 milyar TL.
Bankacılık endeksi günü %0,52 yükselişle tamamlayarak pozitif ayrıştı.
Madencilik endeksi ise %5,72 düşerek en kötü sektör oldu.
2 Eylül saat 08:00 itibarıyla Borsa İstanbul henüz açılmadı.
Bu nedenle bugüne ait bir BIST 100 fiyatını canlı fiyat olarak kullanmak doğru olmaz.
Ama açılış öncesi dış ekran dün sabahkinden belirgin biçimde daha kötü.
Brent dün sabah 91 dolar civarındaydı.
Bugün 95-96 dolar.
ABD 10 yıllık dün sabah %4,78 civarındaydı.
Bugün %4,81’in üzerinde.
Nikkei yaklaşık %2,6 düşüyor.
KOSPI %3’ün üzerinde satılıyor.
Dolar güçleniyor.
Altın 4.300 dolar çevresine geriliyor.
Dolayısıyla BIST’in açılışında dışarıdan destekleyici bir fiyatlama yok.
Teknik açıdan dünkü kapanış sonrasında:
14.100 ilk kritik destek.
Ardından:
14.000.
Yukarıda ise:
14.300 ve 14.400
ilk direnç bölgeleri.
Bu seviyeler Anadolu Ajansı’nın 1 Eylül kapanış değerlendirmesinde de teknik destek ve direnç bölgeleri olarak öne çıkarılıyor.
TÜRKİYE AÇISINDAN EN ZOR KOMBİNASYON: PETROL + DOLAR + ABD FAİZİ
Türkiye açısından bu sabah yalnız petrol fiyatına bakmak yeterli değil.
Üç fiyat aynı anda negatif yönde hareket ediyor:
Petrol yükseliyor.
Dolar güçleniyor.
ABD tahvil faizi yükseliyor.
Bu kombinasyon Türkiye açısından enerji ithalat maliyetini artırır.
Cari dengeyi zorlaştırır.
Enflasyon beklentilerini yukarı iter.
TCMB’nin faiz indirim alanını daraltır.
Ve gelişmekte olan ülkelere sermaye taşımanın alternatif maliyetini yükseltir.
Bu nedenle Türkiye için 2 Eylül sabahının dış piyasa koşulları son haftaların en zor kombinasyonlarından biri.
2 EYLÜL 2026 — 08:00 TEMİZ EKRAN
| Gösterge | Son teyitli durum |
| Spot altın | 4.302,99 $ / -%0,6 |
| Gümüş | 63,68 $ / -%0,9 |
| Brent | 95-96 $ bandı |
| WTI | 90-91 $ bandı |
| Bitcoin | 76.979 $ / ≈-%0,6 |
| DXY | 99,79 |
| EUR/USD | 1,1577 |
| USD/JPY | 160’ın üzerinde |
| ABD 2Y | ≈%4,41 |
| ABD 10Y | %4,8122 gün içi zirve |
| ABD 30Y | önceki resmi kapanış %5,27 |
| Japonya 10Y | ≈%3,01 |
| Fed eylül artırım olasılığı | ≈%68 |
| Dow önceki kapanış | 52.766,93 / -%0,79 |
| S&P 500 önceki kapanış | 7.631,47 / -%0,71 |
| Nasdaq önceki kapanış | 26.099,77 / -%1,03 |
| S&P 500 futures | ≈-%0,1 |
| Nikkei 225 | ≈-%2,6 |
| KOSPI | >%3 düşüş |
| MSCI Asia ex-Japan | ≈-%1,5 |
| BIST 100 önceki kapanış | 14.229,01 / -%0,73 |
| RBNZ politika faizi | %2,75 |
Rakamları zamanlama açısından ayırmak önemli. Wall Street ve BIST için 1 Eylül kesin kapanışlarını; altın, petrol, Bitcoin, döviz, tahvil ve Asya piyasaları için 2 Eylül sabahında teyit edilen fiyatları kullandım. 2 Eylül resmi ABD TIPS kapanışı henüz oluşmadığı için reel faiz tarafında gün içi tahmin üretmedim.
SENARYO MATRİSİ
| Senaryo | Altın | ABD 10Y | Nasdaq | Brent | Bitcoin | BIST |
| Brent >100$ + ABD 10Y >%5 | İlk aşamada ↓/oynak | ↑↑ | ↓↓ | ↑↑ | ↓↓ | ↓↓ |
| Petrol <90$ + zayıf ABD istihdamı | ↑↑ | ↓↓ | ↑↑ | ↓↓ | ↑↑ | ↑↑ |
| Hürmüz trafiği daha da bozulur | Önce faiz baskısı, sonra ↑ | ↑ | ↓↓ | ↑↑ | Oynak | ↓↓ |
| Fed eylül artırımı kesinleşir | ↓ | ↑ | ↓↓ | Nötr | ↓ | ↓ |
| ABD istihdamı sert zayıflar | ↑↑ | ↓↓ | İlk tepki ↑, resesyon riski | ↓ | ↑ | ↑ |
| Küresel tahvil satışı durur | ↑ | ↓ | ↑↑ | Nötr | ↑ | ↑ |
| BOJ daha şahinleşir, JGB yükselir | Oynak | Küresel baskı ↑ | ↓ | Nötr | Oynak | ↓ |
NET SONUÇ: %5 ARTIK UZAK BİR SENARYO DEĞİL
Dün sabah Brent 91 dolar civarındaydı.
Bu sabah:
95-96 dolar.
Dün sabah altın 4.400 doların üzerindeydi.
Bu sabah:
4.303 dolar.
ABD 10 yıllık tahvil faizi:
%4,8122.
Japonya 10 yıllık:
%3’ün üzerinde.
Dolar endeksi:
99,79.
Bitcoin:
77 bin doların altında.
Nikkei:
yaklaşık -%2,6.
KOSPI:
-%3’ün üzerinde.
Bu tablo artık tek bir varlığın veya tek bir merkez bankasının hikâyesi değil.
Dünyanın sermaye maliyeti yeniden fiyatlanıyor.
Petrol yükseldikçe enflasyon beklentisi yükseliyor.
Enflasyon beklentisi yükseldikçe Fed’in faiz artırma ihtimali yükseliyor.
Fed yükseldikçe kısa vadeli tahvil faizleri yükseliyor.
Kamu borçlanması ve AI sermaye talebi uzun vadeli tahvil faizlerini yukarı itiyor.
Japon tahvil faizleri yükseldikçe Japon sermayesinin ABD ve Avrupa tahvillerine gitme motivasyonu azalıyor.
Ve bütün bu yollar aynı noktaya çıkıyor:
Daha yüksek küresel risksiz faiz.
Bu nedenle bugün benim için altındaki 4.300 dolar seviyesi önemli ama ikincil.
Brent’teki 100 dolar seviyesi önemli ama yine ikincil.
Asıl kırılma:
ABD 10 YILLIKTA %5.
%4,8122’den %5’e yalnız yaklaşık 19 baz puan kaldı.
Saxo’nun da dikkat çektiği gibi %5 artık teorik bir stres senaryosu değil; mevcut satış devam ederse alıcıların yeniden güçlü biçimde ortaya çıkabileceği seviyelerden biri haline geliyor.
Eğer ABD 10 yıllık %5’i aşarken Brent de 100 dolara doğru giderse, piyasa için yeni bir rejim başlar.
Nasdaq’ın değerleme modeli değişir.
Altının fırsat maliyeti değişir.
Bitcoin’in likidite denklemi değişir.
Gelişmekte olan piyasaların sermaye maliyeti değişir.
BIST’in yabancı yatırımcı açısından göreli cazibesi değişir.
ABD konut ve kredi piyasasının maliyeti değişir.
Ve en önemlisi devletlerin kendi borçlarını çevirmek için ödemeleri gereken bedel değişir.
2 Eylül sabahında altının savaş ortamında bile düşmesi bu nedenle çok güçlü bir sinyal.
Piyasa bugün güvenli liman aramıyor.
Piyasa daha yüksek faiz istiyor.
Bu yüzden günün ana cümlesi:
PETROL 96 DOLARA DAYANDI, ALTIN 4.300 DOLARA İNDİ: ASIL KIRILMA ABD 10 YILLIK %5’TE.
Kaynaklar: Reuters Global Markets, Reuters Commodities, Reuters Energy, Reuters Fixed Income, Reuters Foreign Exchange, Reuters Federal Reserve ve BOJ haberleri; Financial Times Markets ve FT piyasa verileri; Bloomberg Asya Markets Wrap; Wall Street Journal küresel tahvil analizi ve emtia/döviz takibi; ABD Hazine Bakanlığı resmi Treasury getiri eğrisi; CME FedWatch; Saxo, Nomura, HSBC, ING, Westpac, MUFG ve ANZ güncel piyasa araştırmaları; Anadolu Ajansı ve Bloomberg HT BIST 100 kapanış verileri.