

Türkiye’nin Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) sahiplik dağılımı, 8 Ağustos 2025 verileriyle açıklandı. Tablo, son haftalarda neredeyse “yaprak kıpırdamadığını” gösteriyor. Bilanço dikkatle incelendiğinde, yatırım fonları ve emeklilik fonları olmasa piyasada alıcı-satıcı kalmayacağı anlaşılıyor.
Özetle, şirketlerin doğrudan aldığı DİBS miktarı toplamın sadece %0,7’sine denk geliyor. Yatırımcıların büyük kısmı tahvile doğrudan değil, yatırım ve emeklilik fonları aracılığıyla erişiyor.
Murat Aysan sosyal medya paylaşımında “Son beş haftadır yabancıların portföyünde neredeyse hiç kıpırdama yok. 59,8 milyar TL seviyesinde duran stok, aynı kalmaya devam ediyor. Burada akıllara şu soru geliyor: Yabancılar doğrudan alım yapmıyor da, PPF (Private Pension Funds / Emeklilik Fonları) üzerinden mi pozisyon alıyor? Çünkü yabancılara fonlar üzerinden yapılan yatırımlarda stopaj sıfır.” diyor.
Murat Aysan’ın vurguladığı gibi, “iç borçta fonların taşıyıcı kolon rolü” gün geçtikçe daha net ortaya çıkıyor. Piyasa yapısı, bireyler ve şirketler üzerinden değil, fonlar aracılığıyla işliyor. Bu da DİBS piyasasında likidite kırılganlığının arttığını ve fon akımlarına bağımlılığın yükseldiğini gösteriyor.
Türkiye’nin iç borç dinamikleri, fonların varlığına sıkı sıkıya bağlı hale gelmiş durumda. Bireylerin ve şirketlerin doğrudan katılımı son derece sınırlı. Yabancı yatırımcı ise doğrudan alım yerine, stopaj avantajı olan fonlar aracılığıyla pozisyon tutuyor olabilir.