
Bireysel yatırımcılar altın cinsi mevduatlarını artırmaya devam ediyor; son haftada parite etkisinden arındırılmış artış 1,2 milyar dolar seviyesinde.
Bireysel YP mevduatın yüzde 54’ü altın cinsinden; bu büyüklük şirketlerin toplam YP mevduatına neredeyse eşit.
Şirketlerin YP mevduatında da altının payı yüzde 10 civarında; altın hem hanehalkı hem şirketler cephesinde ortak tercih haline gelmiş durumda.
TCMB verilerine dayanan tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Murat Aysan, bireylerin altın cinsi döviz tevdiat hesaplarına yöneliminin hız kesmeden sürdüğüne dikkat çekti. Aysan’ın değerlendirmesine göre, son haftada parite etkisinden arındırılmış net artış yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Tabloda görülen artışın ise kur ve parite etkileri nedeniyle daha yüksek göründüğü vurgulanıyor.

Paylaşımda yer alan verilere göre, bireysel yabancı para mevduatının yüzde 54’ü altın cinsinden tutuluyor. Bu tutarın büyüklüğü, şirketlerin toplam yabancı para mevduatına neredeyse denk bir seviyeye ulaşmış durumda. Şirketler cephesinde de benzer bir eğilim gözleniyor: Şirketlerin YP mevduatlarının yaklaşık yüzde 10’u altın cinsi hesaplarda bulunuyor.
Aysan, bu tabloyu “kalabalık pozisyon” kavramının artık yetersiz kaldığı bir noktaya gelindiği şeklinde yorumluyor. Paylaşımında, “‘Kalabalık pozisyon’ demek artık kifayetsiz kalıyor, herkes orada…” ifadesini kullanarak, altının hanehalkı ve şirketler açısından ortak bir güvenli liman haline geldiğine işaret ediyor.
Veriler, döviz kompozisyonunda altının ağırlığının giderek arttığını ve bireylerin portföy tercihlerinde altını yalnızca bir korunma aracı değil, ana varlık sınıflarından biri olarak konumlandırdığını gösteriyor. Özellikle bireysel yatırımcı tarafında altının, klasik döviz mevduatlarının önüne geçtiği bir denge oluşmuş durumda.