
İran’da protestoların şiddetlenmesiyle birlikte rejimin üst kademelerine ilişkin senaryolar uluslararası basının gündemine taşınırken, The Times dikkat çekici bir iddia ortaya attı. Gazete, İran’da iç karışıklığın kontrol edilememesi halinde Ayetullah Ali Hamaney’in Tahran’dan ayrılarak Moskova’ya geçmesine yönelik bir acil durum planının hazırlandığını yazdı. Habere göre bu plan, güvenlik güçlerinin sokak hâkimiyetini kaybetmesi ihtimaline karşı bir “son çare” rotası olarak değerlendiriliyor.
İran sokaklarında tansiyon hızla yükselirken, güvenlik kaynaklarına dayanan bilgilere göre son olaylarda en az 20 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 990 kişi gözaltına alındı. Rejim cephesi protestoları “dış destekli kaos girişimi” olarak tanımlarken, yargı ve güvenlik kurumlarının daha sert bir hatta geçtiği görülüyor. Bu tablo, yönetimin iç istikrar konusunda giderek daha kırılgan bir zemine oturduğuna işaret ediyor.
Aynı günlerde Washington’dan gelen görüntüler ise jeopolitik çelişkiyi daha da görünür kıldı. Donald Trump ve Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın “Make Iran Great Again” (MİGA) yazılı şapkalarla poz vermesi, İran’daki gelişmelerle ABD iç siyasetinin nasıl iç içe geçtiğini gösteren sembolik bir kare olarak öne çıktı. Mesaj açık: İran dosyası, yalnızca Ortadoğu’nun değil, ABD’de yaklaşan siyasi mücadelelerin de merkezinde yer alıyor.
Bu çerçevede Moskova vurgusu tesadüfi değil. Rusya, son yıllarda İran için hem diplomatik hem de stratejik bir güvenlik supabı işlevi görüyor. Hamaney’e atfedilen “Moskova senaryosu”, rejimin en üst düzeyinde dahi risk algısının yükseldiğini ve İran-Rusya hattının yalnızca dış politika değil, rejim güvenliği açısından da kritik bir eksene dönüştüğünü düşündürüyor.
Ortaya çıkan tablo, İran’daki iç huzursuzluğun sadece yerel bir kriz olmadığını; ABD, Rusya ve bölge dengeleriyle doğrudan bağlantılı, çok katmanlı bir jeopolitik kırılma alanına dönüştüğünü gösteriyor. Protestoların seyri kadar, büyük aktörlerin verdiği sembolik ve stratejik mesajlar da önümüzdeki dönemde piyasalar ve bölgesel risk algısı açısından belirleyici olacak.