0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Dünya - Manşet

Maduro Düştü, Fırtına Büyüdü

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askerî operasyonu ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarıldığına ilişkin açıklamalar, yalnızca Latin Amerika’da değil, küresel sistemde de yeni bir eşiğe işaret ediyor. G...
Hülya Kocaer
Ocak 3, 2026
Paylaş

ABD’nin Venezuela’ya yönelik askerî operasyonu ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarıldığına ilişkin açıklamalar, yalnızca Latin Amerika’da değil, küresel sistemde de yeni bir eşiğe işaret ediyor. Gelişmeleri değerlendiren ekonomist ve piyasa yorumcusu Artunç Kocabalkan, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı paylaşımda, yaşananları klasik bir jeopolitik kriz olarak değil, küresel sistemin yapısal bir kırılması olarak tanımladı.

Kocabalkan’ın ifadesiyle, “Ortaya çıkan tablo şudur arkadaşlar. Bu savaş artık fiziki bir savaşa dönmüştür. Bu savaş artık her cephede başlamaktadır.” Bu tespit, yaşananları yalnızca askerî bir müdahale olarak değil; para, emtia, enerji ve finans sisteminin tamamını kapsayan çok katmanlı bir çatışma olarak ele alıyor.

“Bu Hareket Bitti Mi?” Sorusu

Artunç Kocabalkan’ın paylaşımında öne çıkan ilk soru, operasyonun kapsamına ilişkin belirsizlik. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamasına atıf yapan Kocabalkan, “Bir İngilizce müdahalenin ardından, Amerikan Başkanı, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalandığını ve ülke dışına çıkarıldığını söylüyor. Böylelikle bu hareket, esasında yapılan bu hareket bitti mi? Birinci soru” ifadelerini kullanıyor.

Bu soru, piyasalarda ve jeopolitik analizlerde sıkça göz ardı edilen bir noktaya işaret ediyor: Bir operasyonun askerî olarak tamamlanması, sürecin siyasi ve ekonomik olarak sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine, belirsizlik çoğu zaman bu aşamada derinleşiyor.

Venezuela’yı Kim Yönetiyor?

Kocabalkan’ın ikinci ve “esas” olarak tanımladığı soru ise çok daha kritik: “Şimdi Maduro’yu kim yönetiyor? Venezuela’yı kim yönetiyor? Esas meselemiz bu. Bu da önemli olacak.

Devlet başkanının sahadan alınması, askerî üslerin ve stratejik altyapının hedef alınması, ülke içinde fiilî bir güç boşluğu yaratıyor. Bu boşluğun nasıl doldurulacağı, yalnızca Venezuela’nın iç dengelerini değil; petrol piyasalarından Çin’in enerji güvenliğine kadar uzanan geniş bir alanı etkiliyor.

“Bu Bir Kara Kuğu Mu?”

Artunç Kocabalkan, yaşananları açıkça bir Black Swan (kara kuğu) riski olarak tanımlıyor. Ancak burada altı çizilen nokta, olayın kendisinden çok, sonuçları. Kocabalkan bu durumu şöyle ifade ediyor:

Bu bir karakulu mu değil mi? Bence bu tamamen bir karakulu. Çünkü beklenmeyeni beklemek… Venezuela’ya müdahale bekleniyordu, bombalayabilirsiniz, şunu yapabilirsiniz, bunu yapabilirsiniz. Bu beklenmeyen bir şey değil. Ama bunun sonuçları beklenmeyen ve büyük sinir uçlarını harekete geçirirse bu bambaşka bir şey.

Bu yaklaşım, piyasalarda sıkça yapılan “beklenti satın alındı” yorumlarının ötesine geçiyor. Asıl risk, bu adımın emsal oluşturması ve küresel sistemde yeni davranış kalıplarını tetiklemesi.

Seçilmiş Lider – Müdahale Tartışması

Kocabalkan’ın paylaşımında dikkat çeken bir diğer vurgu, egemenlik ve demokrasi tartışması. “Bir seçilmiş lider, terörist olarak görüldüğü için Amerika tarafından bir operasyonla kaçırıldı. Bundan sonra Amerika bunu herkese yapabilir” diyen Kocabalkan, meselenin yalnızca Maduro ya da Venezuela olmadığını vurguluyor.

Bu noktada şu tespit öne çıkıyor: Seçilmişlik, demokrasi ya da meşruiyet tartışmaları, büyük güçlerin sert güç kullanımında artık sınırlayıcı bir faktör olmaktan çıkıyor. Bu durum, küresel risk algısında kalıcı bir bozulmaya işaret ediyor.

Piyasalar Tepki Vermeyebilir, Ama…

Kocabalkan, piyasa tepkisinin gecikmesine özel bir parantez açıyor. “Pazartesi günü piyasalar buna tepki verir vermez, odur budur. Bakın, mesele bu değil. Mesele büyük resmi görmek” diyerek kısa vadeli fiyat hareketlerine odaklanmanın yanıltıcı olabileceğini savunuyor.

Türkiye örneğini de kullanan Kocabalkan, “Borsa İstanbul’da da bir sürü şey oluyor… Piyasalar buna tepki vermiyor. Ama bu biriken enerji bundan sonra çok büyük bir tepkiye neden olabilir” sözleriyle, gecikmeli risk birikimine dikkat çekiyor.

ABD Borsaları ve Rezerv Para Riski

Kocabalkan’ın analizinde önemli bir kırılma noktası da ABD piyasalarına ilişkin. “Artık Amerikan borsası da çok tehlikeli bir yer arkadaşlar” ifadesi, alışılmış güvenli liman algısına doğrudan meydan okuyor.

Bu tespitin temelinde ise doların rezerv para statüsü yatıyor. Kocabalkan’a göre, “Amerikan doları bir rezerv para. Bu rezerv paraya karşı savaş açan bir ülke var. O da Çin ve Rusya.” Bu savaşın silahları ise tanklar değil; emtia, enerji ve finansal mimari.

Emtia Cephesi: Altın, Gümüş, Petrol

Artunç Kocabalkan, emtia piyasalarını bu savaşın en net cephelerinden biri olarak tanımlıyor. Altın ve gümüşte uzun süredir devam eden baskıya dikkat çeken Kocabalkan, fiziki talebin artık bu baskıyı kırdığını vurguluyor. “Altını sürekli baskıladılar… bir yerden sonra Trump’la birlikte fiziki talebi durduramadılar. Altın başladı, 5.000 dolara doğru gidiyor” ifadesi, uzun vadeli bakışın bir özeti niteliğinde.

Gümüş için de benzer bir tablo çizen Kocabalkan, kağıt satışlarla fiziki talebin bastırılmaya çalışıldığını ancak bunun sürdürülemez olduğunu söylüyor.

Petrol cephesinde ise Venezuela’nın özel bir yeri var. “Venezuela’da Çin’in petrolüydü” diyen Kocabalkan, operasyonun enerji-jeopolitiği açısından taşıdığı önemi vurguluyor. Trump’ın savaşları bitirme söylemine rağmen “bitirdiği bir tane savaş yok, sekiz tane savaş başlattı” ifadesi de bu çerçevede dikkat çekiyor.

Fed, Likidite ve Enflasyon Döngüsü

Kocabalkan’ın analizinde Fed kritik bir role sahip. “Bu savaş Fed’in likidite vermesini gerektirmektedir. Fed likiditeyi verdiği zaman da Amerika’da enflasyon patlar” diyerek, para politikasının kaçınılmaz bir ikileme sıkıştığını belirtiyor.

Bu döngüye göre; likidite → enflasyon → faiz indirimlerinin sonu. Bu da piyasalarda yön tahminini son derece zorlaştıran bir ortam yaratıyor.

Piyasa Stratejisi: Seçicilik ve Risk

Kocabalkan, paylaşımında kendi piyasa görüşlerini de net biçimde aktarıyor. “Ben Amerikan borsalarını şortlamayı ciddi ciddi düşünmeye başladım” ifadesi, risk algısındaki değişimin bir göstergesi.

Emtia tarafında ise yaklaşım daha net: “Petrolde her düşüş alım fırsatıdır”, “Altın ve gümüşte düşüşlerin hepsi alım fırsatıdır.” Bitcoin için ise 90 bin dolar seviyesinin kritik olduğu ve bu seviyenin aşılamaması halinde geri çekilme riskinin arttığı belirtiliyor.

Türkiye piyasaları içinse bankalar üzerinden endeksi ayakta tutma çabasına dikkat çekiliyor; ancak bazı hisselerde güçlü hareketler olurken, sıkışan hisselerde satış baskısının sürebileceği vurgulanıyor.

“Bu Küçük Bir Olay Değil”

Artunç Kocabalkan, paylaşımını net bir uyarıyla tamamlıyor: “Dolayısıyla bu olay arkadaşlar küçük bir olay değildir. Pazartesi piyasada bir şey olur, olmaz, bunu kenara bırakın.

Bu yaklaşım, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade, küresel sistemin yön değiştirdiği fikrini merkeze alıyor. Venezuela hamlesi, Kocabalkan’ın analizinde, yeni dönemin yalnızca bir başlangıcı olarak görülüyor.

Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir ülkenin kaderini değil; küresel finansal mimarinin, rezerv para sisteminin ve emtia piyasalarının geleceğini de yeniden tartışmaya açıyor. Bu nedenle mesele, anlık piyasa tepkilerinden çok, büyük resimde atılan adımların geri dönüşü olmayan sonuçları ile ilgili.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction