0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Manşet - Piyasalar

Küresel Tahvil Dalgası ve Türkiye: Getiri Eğrileri Ne Söylüyor?

Bölüm I ABD Uzun Vadeli Tahvillerinde Sert Hareket: Enflasyondan İstihdama Geçiş Küresel piyasalar haftayı hisse senetlerinden çok tahvil piyasasındaki güçlü hareketle kapattı. ABD 10 yıllık devlet ta...
Hülya Kocaer
Şubat 27, 2026
Paylaş

Bölüm I

ABD Uzun Vadeli Tahvillerinde Sert Hareket: Enflasyondan İstihdama Geçiş

Küresel piyasalar haftayı hisse senetlerinden çok tahvil piyasasındaki güçlü hareketle kapattı. ABD 10 yıllık devlet tahvili faizi %4,00 seviyesinin altını test ederek %3,99’a kadar geriledi. Aynı dönemde Almanya 10 yıllık tahvil faizi %2,69 seviyesine indi.

Bu hareket, yatırımcıların enflasyon anlatısından büyüme ve istihdam anlatısına geçiş yaptığını düşündürüyor.

Enflasyon Soğuyor, İşgücü Zayıflıyor

ABD’de son veriler enflasyonun ivme kaybettiğini gösterirken, asıl kırılma işgücü piyasasında ortaya çıkıyor:

  • İşsizlik oranında yukarı yönlü eğilim,
  • Sağlık sektörü dışındaki istihdam artışında zayıflama,
  • Genç işsizliğinde artış.

Bu tablo, para politikasında belirleyici değişkenin enflasyondan çok işgücü olabileceği bir döneme işaret ediyor. Piyasa 2026 içinde faiz indirimlerini fiyatlamaya başlamış durumda.

Getiri eğrisi (farklı vadelerdeki tahvil faizlerinin dağılımı) özellikle kısa ve orta vadede daha cazip görünüm sergiliyor. Bu, Merkez Bankası’nın gelecekte daha düşük politika faizine geçebileceği beklentisinin fiyatlandığını gösteriyor.

Yapay Zekâ Dalgası ve Verimlilik

ABD ekonomisinde yapay zekâ yatırımları güçlü bir büyüme anlatısı yaratıyor. Ancak aynı anlatı, 12–18 aylık perspektifte istihdam üzerinde baskı yaratma riski de taşıyor. Eğer verimlilik artışı istihdam kaybına dönüşürse, büyüme-işsizlik dengesi para politikasını hızla gevşemeye zorlayabilir.

Jeopolitik Risk: İran ve Hürmüz

Jeopolitik riskler şu aşamada fiyatlamada ikincil konumda. Ancak Hürmüz Boğazı üzerinden petrol arzını etkileyebilecek bir gerilim:

  • Petrol fiyatlarında sıçrama,
  • Enflasyon beklentilerinde bozulma,
  • Tahvil faizlerinde yeniden yükseliş

yaratabilir.

Dolayısıyla mevcut tahvil rallisi büyüme yavaşlamasına dayanırken, enerji kaynaklı bir şok bu dengeyi tersine çevirebilir.


Bölüm II

Türkiye: Ters Getiri Eğrisi, Yabancı Pozisyonu ve Dış Denge

Küresel tahvil hareketi Türkiye’yi doğrudan etkiliyor. Ancak Türkiye’de hikâye yalnızca küresel faiz değil; yerel enflasyon, para politikası ve dış finansman ihtiyacı belirleyici.

Getiri Eğrisi: Ters Yapı

26 Şubat 2026 itibarıyla:

  • 2 yıllık tahvil faizi yaklaşık %33,5
  • 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık %28 civarında

Bu yapı ters eğriye işaret ediyor. Yani kısa vadeli faizler uzun vadeden yüksek.

Ters eğri genellikle iki anlama gelir:

  1. Mevcut para politikası sıkıdır.
  2. Piyasa ileride faizlerin düşeceğini beklemektedir.

Türkiye gibi yüksek enflasyon geçmişi olan bir ekonomide uzun vadeli faizin kısa vadeden düşük olması, piyasanın belirli bir dezenflasyon patikasını satın aldığını gösterir.

Politika Faizi ve Enflasyon

Merkez Bankası politika faizini %38’den %37’ye indirmiş durumda. Ancak Ocak 2026’da aylık enflasyon %4,84, yıllık enflasyon %30,65 seviyesinde gerçekleşti.

Bu tablo şunu gösteriyor:

  • Politika gevşeme süreci başlamış olabilir.
  • Ancak aylık enflasyon oynaklığı para politikasında temkin gerektirir.

Dolayısıyla piyasa “hızlı indirim” değil, kontrollü patika fiyatlıyor.

Yabancı Yatırımcı: Stok Var, Akım Dalgalı

Merkez Bankası verilerine göre:

  • Yabancıların DİBS (Devlet İç Borçlanma Senedi) stoku yaklaşık 22 milyar dolar seviyesinde.
  • Ancak haftalık bazda net çıkış görülen dönemler de mevcut.

Bu iki veri birlikte okunmalıdır:

  • Yabancı yeniden masada.
  • Ancak pozisyon henüz tam kalıcı değil.

Yabancı yatırımcı için Türkiye tahvilinde karar dört değişkene bağlıdır:

  1. Enflasyonun aylık ritmi
  2. Kur oynaklığı
  3. Cari açık ve finansman kalitesi
  4. Getiri eğrisinin şekli

Dış Ticaret ve Cari Denge

Ocak 2026 verileri:

  • İhracat: 20,3 milyar dolar
  • İthalat: 28,7 milyar dolar
  • Dış ticaret açığı: 8,4 milyar dolar

2025 yılı toplam cari açık yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Cari açık, tahvil piyasası açısından kritik çünkü:

  • Yüksek açık → Yüksek dış finansman ihtiyacı
  • Yüksek finansman ihtiyacı → Risk primi baskısı

Ancak hizmetler dengesi (turizm ve taşımacılık) güçlü kaldığı sürece yılın ikinci yarısında cari açığın daralabileceği beklentisi uzun vadeli faizleri sınırlayabilir.


Küresel ve Yerel Eğriler: Ortak Mesaj

ABD’de tahvil piyasası büyüme yavaşlamasını fiyatlıyor.
Türkiye’de tahvil piyasası dezenflasyon patikasını test ediyor.

ABD’de soru şu:
İstihdam kırılacak mı?

Türkiye’de soru şu:
Dezenflasyon kalıcı olacak mı ve cari denge sürdürülebilir mi?

Her iki piyasada da ana sinyal getiri eğrisinden geliyor.

Faizlerin seviyesi değil, vadeler arası fark geleceğe dair beklentiyi anlatıyor.

Türkiye açısından yabancı yatırımcı henüz “tam risk alma” aşamasında değil; daha çok eğrinin belirli noktalarında pozisyon alıyor. Küresel faiz indirimi döngüsü netleşirse ve yerel enflasyon patikası tutarlı kalırsa, uzun vadeli tahvillerde yabancı ağırlığı artabilir.

Ancak dış ticaret açığı ve aylık enflasyon sürprizleri bu süreci kırılgan kılmaya devam ediyor.

Sonuç olarak:

ABD’de tahvil piyasası istihdamı konuşuyor.
Türkiye’de tahvil piyasası enflasyon ve dış dengeyi.

Ve her iki ülkede de asıl hikâye hisse senedinde değil, faiz eğrisinde yazılıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction