
ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump dönemine ait tarifeleri iptal etme ihtimali piyasalarda sert bir fiyatlama riskini tetikledi
Tarifelerden yıllık yaklaşık 350 milyar dolar gelir elde edildiği görülürken, Trump cephesi rakamı 600 milyar dolar olarak telaffuz ediyor
Olası bir iptal, “iade edilecek tutar” ve “bütçe açığı” sorularını aynı anda gündeme getirerek volatiliteyi büyütüyor

ABD piyasaları bu hafta sonuna yaklaşırken olağan bir hukuki takvimden çok, makro bir stres testine hazırlanıyor. Polymarket verilerine göre yatırımcılar, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump döneminde uygulanan gümrük tarifelerini hukuka aykırı bulma ihtimalini %77–78 bandında fiyatlıyor. Kararın cuma günü çıkması bekleniyor.
Grafiklere yansıyan tablo, riskin neden bu kadar yüksek algılandığını gösteriyor. ABD Hazine’sinin gümrük vergilerinden elde ettiği yıllıklandırılmış gelir, son dönemde 350 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Bu rakam, 2010’lu yılların büyük bölümünde görülen seviyelerin birkaç katı. Trump cephesinin kamuoyunda dile getirdiği “600 milyar dolar tarife geliri” iddiası ise, kararın ardından piyasanın odaklanacağı ana tartışmayı büyütüyor.
Çünkü mesele sadece tarifelerin iptali değil. Asıl soru şu:
Bu gelirlerin ne kadarı geri ödenecek ve hangi hızda?
Bu belirsizlik, piyasalar açısından “netlik” değil, eş zamanlı bir kaos senaryosu anlamına geliyor. Olası sonuçlar arasında;
– Geri ödeme davaları ve hukuki itirazlar
– ABD bütçesinde ani ve büyük bir gelir boşluğu
– Açığı kapatmak için acil yeni tarifeler veya vergi adımları
– ABD’nin ticaret ortaklarından misilleme riskinin yeniden yükselmesi
öne çıkıyor.
Bu tür bir şokun fiyatlaması ise tek bir varlık sınıfıyla sınırlı kalmıyor. Tahvil piyasasında faizler sert şekilde yukarı ya da aşağı savrulabilirken, hisse senetlerinde riskten kaçış eğilimi güçleniyor. Kripto varlıklar açısından da senaryo benzer: ani likidite çekilmeleri ve kaldıraçlı pozisyonların çözülmesi.
Piyasa kaynaklarının dikkat çektiği bir diğer nokta ise zamanlama. Küresel döngü göstergeleri ve tarihsel örüntüler, 2026 başlığının zaten kırılgan bir dengeye işaret ettiğini gösterirken, böylesi bir hukuki şok likiditenin en yoğun olduğu noktalarda “hasat” edilmesine zemin hazırlıyor.
Kısacası, Yüksek Mahkeme’den çıkabilecek bir iptal kararı, “tarifeler kalktı, risk azaldı” şeklinde okunmuyor. Aksine, bütçe, ticaret ve piyasa beklentilerinin aynı anda yeniden fiyatlanacağı bir volatilite dalgası olarak görülüyor. Bu nedenle cuma günü, takvimde sıradan bir gün değil; piyasa açısından yüksek stresli bir eşik olarak izleniyor.