
Bilimsel çalışmalara göre Marmara’daki depremler batıdan doğuya doğru zincirleme ilerliyor ve İstanbul’un güneyindeki kilitli fay segmentleri daha fazla stres biriktiriyor.
Son depremler fay hattını rahatlatmadı; aksine kayma gerilimi yüksek kaldı ve yeni, daha büyük kırılma riskine işaret ediyor.
Avcılar açıklarında oluşan “sismik boşluk” ve Adalar segmentindeki yüksek enerji birikimi, Marmara’yı Avrupa’nın en yüksek deprem risk alanı haline getiriyor.

New York Times’ta da yer bulan ve Marmara Denizi’ndeki fay hareketlerini inceleyen bilimsel çalışma, İstanbul için endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. Gazeteci Çağla Üren’in aktardığı ve tek tek analiz edilen bulgulara göre, Marmara’daki sismik hareketlilik rastlantısal değil; aksine İstanbul’a doğru ilerleyen bir stres transferine işaret ediyor.
Araştırmacılara göre ilk kritik bulgu, depremlerin bir zincirleme reaksiyon gibi batıdan doğuya kayması. Marmara’nın batı ve orta kesimlerinde 2011–2012 yıllarında başlayan hareketlilik, 2019’daki 5,8 büyüklüğündeki Silivri depremiyle belirginleşti. Nisan 2025’te yaşanan 6,2’lik deprem ise bu hattın hemen doğusunda, İstanbul’a daha yakın bir noktada gerçekleşti. Bilim insanları bu durumu, batıdaki “sürüklenen” fay parçalarının, İstanbul’un hemen güneyindeki “kilitli” segmentleri iterek yüklemesi şeklinde yorumluyor.
İkinci önemli bulgu, fay hattının beklenen şekilde rahatlamamış olması. Normal şartlarda orta büyüklükte bir depremin ardından artçı sarsıntılarla birlikte gerilimin azalması beklenirken, Marmara’da bunun tam tersi bir tablo gözleniyor. 2019 depremi sonrası stres göstergeleri zamanla normale dönmüşken, 2025 depreminden sonra kayma geriliminin hâlâ yüksek olduğu ölçüldü. Bu durum, fayın daha büyük bir kırılmaya hazır olabileceğine işaret ediyor.
Üçüncü başlık, olası bir büyük depremin İstanbul’da yaratabileceği sarsıntının şiddetiyle ilgili. Ölçümler, yer hareketinin İzmit Körfezi ve Armutlu Yarımadası yönünde daha güçlü olduğunu gösteriyor. Bilim insanlarına göre gelecekte batıdan doğuya doğru gerçekleşecek bir kırılma, İstanbul’da hissedilecek sarsıntıyı belirgin biçimde artırabilir.
Bir diğer kritik nokta ise Avcılar açıklarında kalan 15–20 kilometrelik “sismik boşluk”. Nisan 2025 depreminin bittiği nokta ile Adalar fayı arasında kalan bu sessiz bölüm, bir sonraki 6,0 ve üzeri büyüklükteki depremin adayı olarak görülüyor. Daha da önemlisi, buradaki bir kırılma ya da stres transferi, tamamen kilitli durumda olan ve çok büyük enerji biriktirdiği belirtilen Prens Adaları segmentini tetikleyebilir.
Araştırma, Marmara’nın Avrupa’daki en yüksek deprem riskine sahip bölgelerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. 1766’dan bu yana biriken enerjinin yalnızca çok küçük bir kısmının, Nisan 2025 depremiyle serbest kaldığı hesaplanıyor. Yaklaşık 20 santimetrelik hareketin, tahmini 6 metrelik birikmiş kaymanın yanında son derece sınırlı olduğu vurgulanıyor.
Bilim insanları, deniz tabanına yerleştirilecek yeni sensörlerle Marmara fayının anlık olarak izlenmesinin hayati önemde olduğunu belirtiyor. Çalışmanın ortaya koyduğu tablo net: Fay hattı rahatlamıyor, stres doğuya taşınıyor ve İstanbul üzerindeki deprem baskısı giderek artıyor.