
– İsrail, 1991’den bu yana Somali’den tek taraflı olarak ayrılmış olan Somaliland’i “ülke” olarak tanıdığını açıkladı; bu adım, uluslararası sistemde bir ilk niteliği taşıyor.
– Somali’nin toprak bütünlüğünü savunan Türkiye, Somali ile yürürlükte olan güvenlik ve savunma anlaşmaları çerçevesinde kararı kınadı.
– Karar, Kızıldeniz–Aden Körfezi hattında jeopolitik dengeyi, deniz ticareti ve güvenlik mimarisini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.

İsrail, Somali’nin kuzeyinde yer alan ve 1991’de merkezi hükümetin çöküşü sonrası tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Somaliland’i “ülke” olarak tanıdığını duyurdu. Somaliland bugüne kadar fiili bir yönetim yapısına, kendi parlamentosuna ve güvenlik güçlerine sahip olmasına rağmen, hiçbir devlet tarafından resmi olarak tanınmamıştı. İsrail’in kararı bu açıdan uluslararası hukuk ve diplomasi açısından emsal teşkil edecek nitelikte görülüyor.
Somaliland, Aden Körfezi’ne açılan kıyı şeridi ve Berbera Limanı ile Kızıldeniz–Hint Okyanusu geçiş hattında stratejik bir konumda bulunuyor. Küresel ticaretin önemli bir bölümünün geçtiği bu koridor, son yıllarda hem korsanlık hem de bölgesel çatışmalar nedeniyle büyük güçlerin yakın takibinde. İsrail’in tanıma kararı, bu hattaki güvenlik ve lojistik dengelere dair yeni bir jeopolitik okuma olarak değerlendiriliyor.
Karara en sert tepki veren ülkelerden biri Türkiye oldu. Ankara, Somali’nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak adımı kınadı. Türkiye ile Somali arasında 2011’den bu yana gelişen siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler bulunuyor. Şubat ayında imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması kapsamında Türkiye, Somali karasularının korunmasına destek veriyor ve Mogadişu’da kapsamlı bir askeri üs bulunduruyor. Bu çerçevede Türkiye, Somali’nin egemenliğini zedeleyici adımları doğrudan kendi güvenlik ve dış politika alanına yönelik bir risk olarak okuyor.
Bölgesel denklemde dikkat çeken bir diğer unsur da Etiyopya faktörü. Addis Ababa yönetimi, denize çıkış arayışı kapsamında Somaliland’le liman ve deniz erişimi üzerine anlaşmalar yapma niyetini daha önce açıkça ortaya koymuştu. İsrail’in tanıma kararı, Etiyopya–Somali–Somaliland hattındaki gerilimi daha da artırabilecek bir katalizör olarak görülüyor.
Piyasa ve yatırım perspektifinden bakıldığında ise mesele yalnızca diplomatik değil. Kızıldeniz ve Aden Körfezi çevresindeki her siyasi kırılma, enerji taşımacılığı, sigorta primleri ve küresel navlun fiyatları üzerinde zincirleme etki yaratıyor. İsrail’in attığı bu adım, bölgedeki güvenlik mimarisinin yeniden şekillenebileceğine işaret ederken, ticaret yolları üzerindeki jeopolitik risk priminin yeniden fiyatlanmasına da zemin hazırlıyor.