
İran Merkez Bankası’nın gizli ve 1. derece acil ibareli talimatı kamuoyuna sızdı
Belge, bankacılık ve ödeme altyapısının ülke çapında kriz ve istikrarsızlık senaryolarına hazırlanmasını emrediyor
Talimat, siber tehditlerin ötesinde rejim düzeyinde bir kırılma beklentisini işaret ediyor


İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından yayımlanan gizli ve sınıflandırılmış bir iç talimat, ülkenin finansal sisteminin olağanüstü hâl koşullarına göre yeniden yapılandırıldığını ortaya koydu. Ödeme Sistemleri ve Teknolojilerinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı imzasını taşıyan belge, tüm büyük bankalara, ödeme ağlarına ve kart sistemlerine derhal “acil operasyon modu”na geçme emri veriyor.
Resmî metinde gerekçe olarak “olası siber saldırı hazırlıkları” gösterilse de, talimatın kapsamı ve dili, yalnızca teknik bir siber güvenlik uyarısının çok ötesine geçiyor. Bankalara iletilen emirler; elektrik kesintileri, altyapı çöküşü, ülke çapında sistem kapatmaları ve kitlesel finansal kesintiler gibi yüksek şiddette kriz senaryolarını esas alıyor.
Belgeye göre bankalar, çekirdek bankacılık sistemlerinden ödeme ağlarına kadar tüm kritik altyapılarda en üst alarm seviyesine geçecek. Finansal verilerin yalnızca yedeklenmesi değil, gerektiğinde taşınabilir ve çevrimdışı ortamlarda korunması isteniyor. Ödeme sistemleri için paralel ve alternatif işlem senaryolarının devreye alınması, manuel veya yerel çözümlerin hazır tutulması ve personelin kriz koşullarına göre eğitilmesi talimat altına alınıyor.
Merkez Bankası, bankalar arası mutabakat, takas ve ödeme süreçlerinde yaşanabilecek gecikme ve kopmalar için özel kriz planlarının derhal aktive edilmesini istiyor. Aynı zamanda siber olaylara müdahale ekiplerinin 24 saat esasına göre hazır tutulması ve tüm bankaların Merkez Bankası ile kesintisiz koordinasyon içinde olması emrediliyor. Dış hizmet sağlayıcılar ve tedarik zincirleri de risk unsuru olarak tanımlanırken, yabancı donanım ve yazılım bağımlılığının azaltılması açık bir talep olarak yer alıyor.
Metnin en dikkat çekici yönü, “kamuoyunda paniğe yol açabilecek durumlara karşı iletişim stratejisinin önceden belirlenmesi” vurgusu. Bu ifade, yalnızca teknik bir siber saldırı değil, toplumsal huzursuzluk ve sistemik şok ihtimalinin de masada olduğunu gösteriyor. Banka yönetimlerine, alınan tüm önlemlerden doğrudan sorumlu oldukları açıkça bildiriliyor.
Sızan belge, İran finansal sisteminin artık “olur mu” ihtimaliyle değil, “ne zaman ve ne kadar sert” sorusuyla hareket ettiğini ortaya koyuyor. Bankacılık altyapısının kriz, sabotaj, kitlesel kesinti ve kontrol kaybı senaryolarına göre yeniden konumlandırılması, rejimin yaklaşan bir kırılmaya karşı finansal sıkıyönetim refleksi geliştirdiğine işaret ediyor.
Finansal tarih, bu tür talimatları genellikle siyasi ve toplumsal kırılmaların hemen öncesinde kayda alır. İran’da bu hazırlık sürecinin artık bankacılık sistemine girmiş olması, riskin yalnızca güvenlik değil, rejimsel bir istikrar meselesine dönüştüğünü gösteriyor.