
İran yönetimi, ABD ve İsrail kaynaklı olası yeni askerî saldırılar senaryosuna karşı olağanüstü yetki devri mekanizmasını devreye aldı.
Valilere geniş idari ve ekonomik yetkiler tanınarak tedarik zinciri, ithalat ve kamu yönetiminin sürekliliği hedefleniyor.
Adımlar, artan güvenlik riski, yaptırımların baskısı ve para birimindeki sert değer kaybı sonrası kriz yönetimi çerçevesinde atılıyor.
Financial Times’ın aktardığına göre İran, ABD ile doğrudan bir çatışma ihtimalinin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte devlet işleyişini ve temel mal tedarikini güvence altına almayı amaçlayan olağanüstü önlemleri hayata geçirdi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, özellikle sınır illerinde yetki devrini genişleterek bürokrasiyi azaltma ve kriz anlarında hızlı karar alma kapasitesini artırma talimatı verdi.
Bu kapsamda valilere, yargı organları ve diğer devlet kurumlarıyla doğrudan temas kurabilme ve merkezi onay süreçlerini beklemeden karar alabilme yetkisi tanındı. Amaç, olası bir saldırı veya üst düzey siyasi-askerî isimlerin hedef alınması durumunda yönetim sürekliliğinin kesintiye uğramasını önlemek olarak değerlendiriliyor.
FT’nin haberinde, yetki devrinin özellikle temel emtia tedariki ve ithalat süreçlerini hızlandırmaya odaklandığı belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle valilere, döviz kullanılmadan takas yoluyla ithalat yapabilme imkânı da tanındı. Bu adımın, yaptırımlar altında zorlanan İran ekonomisinde halkın yaşam koşulları üzerindeki baskıyı sınırlamayı hedeflediği ifade ediliyor.
İran yönetimi, benzer önlemleri Haziran ayında İsrail’in başlattığı ve 12 gün süren çatışmalar sırasında da gündeme almıştı. Söz konusu dönemde çok sayıda üst düzey İranlı askerî yetkilinin hayatını kaybetmesi, karar alma mekanizmalarının merkezî yapıya aşırı bağımlılığını ciddi bir risk unsuru hâline getirmişti.
Haberde ayrıca, ABD’nin son haftalarda İran’a yönelik yeni askerî müdahale seçeneklerini değerlendirdiğine dair işaretlerin arttığı, bu çerçevede USS Abraham Lincoln uçak gemisinin bölgeye konuşlandırıldığına dikkat çekiliyor. Bu gelişmeler, Tahran’da güvenlik endişelerinin yeniden tırmanmasına neden oldu.
Ekonomik cephede ise tablo kırılganlığını koruyor. Haziran’daki savaş sonrası İran para birimi yaklaşık %40 değer kaybederken, merkez bankası son açıklamalarında piyasaların kademeli olarak istikrara dönmeye başladığını savunuyor. Buna karşın, ocak ayındaki protestoların ardından getirilen internet kısıtlamalarının büyük ölçüde devam etmesi, iç siyasi tansiyonun hâlen yüksek olduğuna işaret ediyor.
Financial Times, bu adımların İran’da yalnızca kısa vadeli kriz yönetimini değil, aynı zamanda çatışma senaryolarına göre yeniden şekillenen bir yönetim mimarisini yansıttığını vurguluyor. Güvenlik risklerinin arttığı bir ortamda Tahran, merkeziyetçi yapıyı gevşeterek sahada daha esnek ve hızlı bir devlet refleksi oluşturmayı hedefliyor.
