
Wall Street Journal’ın aktardığına göre ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ile Tahran arasında bir anlaşmanın “temellerinin oluştuğunu” söyledi. Aynı dönemde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de tarafların anlaşmaya çok yaklaştığını ve önemli ilerleme sağlandığını açıkladı.
Bloomberg’in gündeme taşıdığı iddiaya göre ABD ve İran, Trump’ın onay vermesi halinde 60 günlük ateşkesin uzatılması konusunda prensipte uzlaştı. Ancak Al Arabiya’nın haberine göre taraflardan gelen açıklamalar hâlâ birbirini doğrulamıyor ve anlaşmanın kapsamı konusunda belirsizlik sürüyor.
Reuters’ın haberine göre ABD Hazine Bakanlığı İran’ın askeri petrol satış ağını hedef alan yeni yaptırımlar açıkladı. Yaptırımlar İran’ın silahlı kuvvetlerine gelir sağlayan tankerler ve şirketleri kapsıyor.
Bessent ayrıca İran hava yollarının uluslararası iniş hakları, yakıt ikmali ve bilet satışlarına erişiminin kesileceğini duyurdu. Bu adımın İran’ın küresel ulaşım kapasitesini ciddi şekilde sınırlandırması bekleniyor.
Reuters ve diğer kaynaklara göre İran son günlerde ülkenin güneyinden füze fırlattı, Hürmüz Boğazı çevresinde askeri hareketliliği artırdı ve bazı gemilere ateş açtı. ABD ise İran’a ait insansız hava araçlarını vurduğunu ve bazı askeri hedefleri hedef aldığını açıkladı.
Jerusalem Post’a göre Washington, İran’ın Buşehr yakınlarında bir ABD uçağını önlediği iddialarını reddetti. Bölgede kırılgan ateşkes sürse de taraflar birbirini ihlal suçlamalarıyla hedef almaya devam ediyor.
Jerusalem Post’un aktardığına göre İsrail Savunma Kuvvetleri, gelecekteki bir savaşta İran’ın İsrail şehirlerine çok daha yoğun balistik füze saldırıları düzenleyebileceğinden endişe ediyor. Haberde olası ABD-İran anlaşmasının balistik füze konusunu büyük ölçüde dışarıda bırakabileceği değerlendirildi.
Times of Israel’e göre Başbakan Netanyahu, İsrail ordusuna Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 70’ini kontrol altına alma talimatı verdiğini açıkladı. Bu açıklama mevcut ateşkes çerçevesinin ötesine geçen yeni bir hedef olarak değerlendiriliyor.
Financial Times’a göre Ukrayna, yoğun drone üretimi sayesinde savaşın gidişatını kısmen tersine çevirmeyi başardı. Kiev yönetimi hem Rus ilerleyişini yavaşlatıyor hem de savaşı Rus topraklarına taşımaya çalışıyor.
Aynı gazete rubledeki güçlenmenin Rus savaş ekonomisi üzerinde yeni baskılar yarattığını yazdı. Güçlü ruble ihracat gelirlerini azaltırken bütçe dengesini de zorlaştırıyor.
Politico’ya konuşan Norveçli yetkililer Avrupa’nın Rusya-Ukrayna görüşmelerine katılması gerektiğini ancak arabulucu rolü üstlenmemesi gerektiğini savundu. Euractiv ise bazı Avrupalı siyasetçilerin Ukrayna için “ortak üyelik” modelini tartışmaya açtığını yazdı.
Euractiv’in bir başka haberine göre Moskova, ABD’nin Venezuela’yı Sovyet döneminden kalan silahları Ukrayna’ya satmaya teşvik edebileceğinden endişe ediyor.
Financial Times’a göre İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Savunma Bakanı arasında Avrupa Birliği’nin yeniden silahlanma fonları konusunda görüş ayrılığı yaşanıyor. Roma yönetimi enerji krizi konusunda daha fazla esneklik sağlanmazsa bazı fonlara karşı çıkabileceğinin sinyalini verdi.
Bloomberg yazarı Hal Brands, Trump yönetiminin Tayvan’a yönelik yeni silah satışlarının Çin politikasının en önemli sınavlarından biri olacağını savundu.
Globe and Mail’in haberine göre Kanada savaş gemisi Çin’in itirazlarına rağmen Tayvan Boğazı’ndan geçti. Bu gelişme Pekin ile Ottawa arasındaki tansiyonu yeniden yükseltti.
Japan Times’ın haberine göre Japonya ile Filipinler ilişkilerini yeni bir seviyeye çıkarma kararı aldı. İki ülke özellikle Çin’in bölgedeki faaliyetlerine karşı savunma iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Nikkei Asia’nın haberine göre Asya Güvenlik Zirvesi bu yıl İran savaşı ve ABD’nin Hint-Pasifik stratejisinin gölgesinde başladı. Güney Kore seçimleri de Washington-Seul ittifakının geleceğine ilişkin yeni soru işaretleri yaratıyor.
Reuters’a göre Küba yönetimi, müzakerelerin tıkanması nedeniyle ABD kaynaklı askeri baskı riskinin arttığını düşünüyor. Havana yönetimi Washington’un bölgede daha agresif bir çizgiye yöneldiğini savunuyor.
Panama ise South China Morning Post’a yaptığı açıklamada ABD’nin Çin konusunda baskı yaptığı yönündeki iddiaları reddetti. Hükümet, iki büyük güç arasında denge politikası izlemeye çalışıyor.
Reuters ayrıca ABD’nin iki büyük Brezilya suç örgütünü terör örgütü ilan etmeye hazırlandığını yazdı.
Euractiv’in ulaştığı Avrupa Komisyonu belgelerine göre Brüksel “tam yığın teknoloji egemenliği” stratejisini benimsemeye hazırlanıyor. Amaç yapay zekâ çipleri ve ileri teknoloji üretimini Avrupa’ya çekmek.
Financial Times’a göre Avrupa Birliği ayrıca kriz dönemlerinde çip tedarik zincirlerini doğrudan kontrol edebilecek olağanüstü yetkiler üzerinde çalışıyor. Taslak düzenleme bazı şirketlerin mevcut sözleşmelerini bile geçersiz kılabilecek güçler içeriyor.
Wall Street Journal’a konuşan Mistral AI CEO’su, Avrupa’nın teknoloji bağımsızlığının önündeki en büyük engelin sermaye eksikliği olduğunu söyledi. Şirket ABD merkezli teknoloji devlerinin hakimiyetine karşı Avrupa’nın kendi yapay zekâ ekosistemini kurması gerektiğini savunuyor.
Politico’ya göre Avrupa Birliği’nin en büyük altı ekonomisi sermaye piyasalarını derinleştirmeyi amaçlayan kritik bir paket üzerinde uzlaştı. Amaç Avrupa’yı ABD benzeri bir yatırım merkezi haline getirmek.
Financial Times’ta yayımlanan bir görüş yazısında ise Avrupa’nın artık serbest ticaret refleksinden uzaklaşıp daha korumacı tarifeleri benimsemesi gerektiği savunuldu.
Politico’nun haberine göre İspanya, Avrupa Birliği’nin Çin’e karşı daha sert bir çizgi izlemesi çağrılarına mesafeli duruyor. Madrid yönetimi ekonomik ilişkilerin korunmasından yana.
Euractiv ise Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Fitto’nun enerji maliyetlerini düşürmek için AB uyum fonlarının kullanılmasını önerdiğini aktardı.
Financial Times’a göre Trump’ın ticaret politikaları Kanada ve Meksika’yı Çin ile daha yakın ekonomik ilişkiler kurmaya itiyor. Bu durum Washington’un uzun vadeli stratejik hedefleriyle çelişebilir.
Kanada Başbakanı Mark Carney ise Globe and Mail’e yaptığı açıklamada ABD ile “yeni bir ortaklık” kurmak istediğini söyledi. Yaklaşan ticaret görüşmeleri iki ülke açısından kritik önem taşıyor.
Financial Post’ta yer alan değerlendirmeye göre Kanada, ABD’ye daha fazla benzeyen bir ekonomik model benimserse 500 milyar dolarlık ek fırsat yaratabilir.
Kanada Merkez Bankası ise ABD tarifelerine rağmen finansal sistemin dayanıklı olduğunu açıkladı ancak küresel risklerin sürdüğü uyarısında bulundu.
Bloomberg’in haberine göre Çin yönetimi yurt dışındaki milyarlarca dolarlık varlığı hedef alan son yılların en büyük mali soruşturmasını başlattı. Operasyonun özellikle offshore servet yapıları üzerine yoğunlaştığı belirtiliyor.
Financial Times’a konuşan Chevron CEO’su, küresel arzın daralması nedeniyle petrol fiyatlarının yaz aylarında yükselebileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler de enerji piyasalarının ana risk başlığı olmaya devam ediyor.
Wall Street Journal’a göre Trump’ın yüzünün yer aldığı 250 dolarlık banknot fikri çeşitli yasal ve teknik engellerle karşı karşıya.
Telegraph ise Trump’ın yeni banknotta Fulton County hapishanesinde çekilen sabıka fotoğrafının kullanılmasını istediğini yazdı. Bu öneri Washington’da yeni bir siyasi tartışma başlattı.