
Serbest kurun ilk şartı bellidir: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı olacak. Hiçbir oyuncu tek başına fiyatı belirleyemeyecek. Peki birkaç büyük hedge fonu girince kurun yönü değişebiliyorsa buna gerçekten “serbest kur” diyebilir miyiz? Yan tahtada birkaç speğin hisseyi sürmesi neyse, sığ bir FX piyasasında büyük fonların kuru sürmesi de odur.
Bunu teoride değil, geçmişte yaşadık. Sonra trene bakar gibi de seyrettik.
IMF iki ayrı kategori kullanır:
Dolayısıyla kamuoyunda “serbest kur” denilen birçok ülke, IMF’ye göre aslında floating, yani yönetilen dalgalı kurdadır.
Bunlar akademik literatürde ve IMF tarafından serbest kur rejiminin en tipik örnekleri olarak gösterilir.
Bu ülkelerde merkez bankalarının temel hedefi kur değildir; faiz ve enflasyondur. Kur, arz-talebe göre hareket eder. Gerektiğinde müdahale edilse bile bu sürekli bir kur hedefi anlamına gelmez. (IMF)
Burada önemli bir ayrım var.
| Ülke | IMF’nin fiili yaklaşımı |
|---|---|
| Türkiye | Floating / yönetilen dalgalı |
| Hindistan | Crawl-like (tam serbest değil) |
| Çin | Çok sıkı yönetilen kur |
| Güney Kore | Yönetilen dalgalı |
| Brezilya | Yönetilen dalgalı |
| Endonezya | Yönetilen dalgalı |
| Tayland | Yönetilen dalgalı |
| İsviçre | Müdahaleli dalgalı |
Örneğin:
Bu ülkelerde kur belirli bir para birimine veya sepete bağlıdır.
Buralarda merkez bankalarının temel görevi kuru korumaktır.
Aslında bu, birçok kişinin düşündüğünden daha şaşırtıcıdır.
IMF verileri gösteriyor ki:
Bugün finans literatüründe “gerçek serbest kur” denildiğinde en çok şu ülkeler örnek gösterilir:
Bunların dışında kalan birçok ekonomi, resmi söyleminde “dalgalı kur” ifadesini kullansa da, fiili uygulamada döviz piyasasına değişen ölçülerde müdahale ettiği için IMF tarafından “free floating” değil, “floating”, “managed”, “stabilized” veya “crawl-like” kategorilerinde değerlendirilmektedir. (IMF)