
Borsa İstanbul’da gözler MSCI’ın Mayıs 2026 endeks revizyonuna çevrilirken, HSBC’nin yayımladığı son ön izleme raporu piyasada dengeleri değiştirdi. Daha önce Destek Finans Faktoring’in (DSTKF) MSCI Standard Endeksi’ne eklenmesini bekleyen HSBC strateji ekibi, son revizyonda dramatik şekilde geri adım attı. Kurum artık DSTKF’nin yalnızca standard endekse giremeyebileceğini değil, MSCI Small Cap Endeksi’nden de çıkarılabileceğini düşünüyor. Aynı raporda Ford Otosan (FROTO) için de güçlü bir silinme riski öne çıktı.



MSCI’ın resmi sonuçları yarın gece açıklaması beklenirken, özellikle yabancı yatırımcı akışına duyarlı hisselerde volatilite şimdiden yükselmeye başladı. Çünkü MSCI revizyonları yalnızca teknik bir endeks değişikliği değil; aynı zamanda milyarlarca dolarlık pasif fon hareketinin yönünü belirleyen kritik bir eşik olarak görülüyor.
HSBC’nin raporundaki en sert değişim DSTKF tarafında yaşandı. Önceki versiyonlarda hisse MSCI Standard Endeksi’ne “yüksek ihtimalle eklenebilir” kategorisinde değerlendiriliyordu. Ancak son raporda HSBC stratejistleri, MSCI’ın daha düşük “free float” yani dolaşımdaki pay oranı varsayımı kullanabileceğini belirtti. Bu değişiklik tüm senaryoyu tersine çevirdi.
Rapora göre HSBC artık DSTKF’nin standard endekse alınmayacağını varsayıyor. Daha da önemlisi, hisse MSCI Small Cap Endeksi’nden de çıkarılabilir. Eğer bu gerçekleşirse yaklaşık 350 bin lotluk pasif fon satışı oluşabileceği hesaplanıyor. Bu satışın yaklaşık 21,5 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştığı ve hissenin ortalama günlük işlem hacminin yüzde 27’sine denk geldiği belirtiliyor.
Aslında piyasa uzun süredir Türkiye’den MSCI standard endeksine yeni şirket girişleri bekliyordu. Çünkü Türkiye’nin MSCI EM içindeki ağırlığı son yıllarda ciddi şekilde eridi. Ancak HSBC’nin son analizine göre MSCI, Türkiye’de şirket eklemek yerine bazı hisselerde free float düzenlemeleri ve silinmeler üzerinden ilerleyebilir.
Raporda Ford Otosan için verilen mesaj da oldukça dikkat çekici. HSBC’ye göre FROTO, gözlem dönemindeki her gün MSCI dışlanma kriterlerini teknik olarak karşıladı. Ancak bu marjların oldukça dar olduğu vurgulandı. Analizde farkın yalnızca yüzde 0,8 ile yüzde 1,3 arasında değiştiği ifade edildi.
Bu nedenle HSBC, Ford Otosan için “low conviction deletion” yani “düşük güvenli silinme” senaryosu kullanıyor. Başka bir ifadeyle kurum, hissenin endeksten çıkarılmasını tamamen kesin görmese de riskin ciddi şekilde yükseldiğini düşünüyor. Eğer olası bir çıkarılma gerçekleşirse yaklaşık 51,2 milyon lotluk pasif satış baskısı oluşabileceği hesaplanıyor. Bu miktarın yaklaşık 112 milyon dolar büyüklüğe ve hissenin ortalama günlük işlem hacminin yüzde 306’sına denk geldiği belirtiliyor.
Bu rakamlar özellikle önem taşıyor çünkü MSCI değişiklikleri doğrudan küresel ETF’leri ve pasif fonları etkiliyor. Bir hisse MSCI standard endeksine girdiğinde, o endeksi takip eden fonlar otomatik olarak hisseyi almak zorunda kalıyor. Aynı şekilde çıkarılan hisselerde de otomatik satış gerçekleşiyor. Bu nedenle MSCI kararları bazı hisselerde kısa vadede olağanüstü fiyat hareketleri yaratabiliyor.
HSBC’nin tablolarında yalnızca Türk hisseleri değil, Avrupa ve gelişen piyasalardaki diğer adaylar da yer aldı. Ancak Türkiye tarafındaki değişimlerin dikkat çekmesinin nedeni, Borsa İstanbul’un son dönemde yabancı yatırımcı dönüşü hikâyesiyle yeniden küresel radarına girmesi. Özellikle seçim sonrası ortodoks ekonomi politikalarına dönüş, yüksek faiz ortamı ve rezerv toparlanması yabancı ilgisini yeniden artırmıştı.
Fakat MSCI tarafındaki teknik kriterler bu hikâyeden bağımsız çalışıyor. Özellikle free float konusu burada kritik önem taşıyor. MSCI, yalnızca şirketin piyasa değerine değil; piyasada gerçekten işlem gören pay miktarına bakıyor. Eğer dolaşımdaki hisselerin yeterli likidite yaratmadığı düşünülürse, büyük şirketler bile endeks dışı kalabiliyor.
DSTKF örneğinde yaşanan dönüşüm de tam olarak bunu gösteriyor. HSBC’nin notuna göre kurum, MSCI’ın daha düşük bir free float varsayımı kullanabileceğini düşünüyor. Bu da şirketin standard endekse giriş ihtimalini ortadan kaldırırken small cap tarafında bile risk yaratıyor.
Ford Otosan tarafındaki tablo ise biraz daha farklı. Burada sorun daha çok piyasa değeri, likidite ve segment kriterleriyle ilgili görünüyor. HSBC tablolarında FROTO için “segment decrease” yani segment düşüşü kaynaklı bir silinme ihtimali öne çıkarılıyor. Özellikle MSCI’ın yeni free float bant sistemi nedeniyle bazı hisselerde ağırlık düşüşleri ve segment kaymaları oluşabileceği belirtiliyor.
Piyasa açısından asıl kritik soru ise MSCI’ın Türkiye’ye nasıl yaklaşacağı. Çünkü uzun süredir Borsa İstanbul’da “yeni şirket eklenir mi?” beklentisi vardı. Ancak HSBC’nin son raporu, MSCI’ın daha temkinli kaldığını gösteriyor. Özellikle gelişen piyasalar içinde Türkiye’nin ağırlığı hâlâ oldukça düşük seviyede bulunuyor.
Bu süreçte yabancı yatırımcı psikolojisi de önemli olacak. Çünkü MSCI kararları yalnızca pasif fonları değil, aktif fon yöneticilerini de etkiliyor. Bir hissede olası MSCI çıkışı beklentisi oluştuğunda aktif fonlar da pozisyon azaltabiliyor. Bu da fiyat baskısını büyütebiliyor.
Öte yandan bazı analistler, olası MSCI satışlarının orta vadede fırsata dönüşebileceğini düşünüyor. Çünkü teknik nedenlerle gelen pasif satışlar bazen şirketlerin temel değerlemesinden bağımsız hareket yaratabiliyor. Ancak kısa vadede özellikle düşük likiditeli hisselerde oynaklığın ciddi şekilde yükselmesi bekleniyor.
MSCI’ın yarın gece açıklayacağı kararlar bu nedenle yalnızca birkaç hisseyi değil, Borsa İstanbul’un yabancı yatırımcı hikâyesini de test edecek. HSBC’nin son revizyonu ise piyasanın son ana kadar sürprizlere açık olduğunu net şekilde gösteriyor.
