0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Ekonomi - Manşet

Hindistan Rupiyi Nasıl Tutuyor?

Hindistan Merkez Bankası (RBI), rupideki değer kaybını durdurmak için öngörülemez ve kapalı kapılar ardında yürütülen bir müdahale stratejisi izliyor. Amaç spekülasyonu caydırmak; risk ise oynaklığın ...
Hülya Kocaer
Aralık 12, 2025
Paylaş

Hindistan Merkez Bankası (RBI), rupideki değer kaybını durdurmak için öngörülemez ve kapalı kapılar ardında yürütülen bir müdahale stratejisi izliyor.
Amaç spekülasyonu caydırmak; risk ise oynaklığın kalıcı hale gelmesi ve rezerv–likidite dengesinin bozulması.
Genişleyen cari açık, ABD tarifeleri ve sermaye çıkışları rupiyi baskılarken, RBI’nin hata payı giderek daralıyor.

Hindistan Merkez Bankası, rupinin düşüşünü durdurmak için alışılmışın dışında, neredeyse “gizli” bir oyun kuruyor.
Merkez bankasının döviz piyasasına müdahaleleri giderek daha öngörülemez hale gelirken, bu yaklaşım spekülatif işlemleri caydırmayı hedefliyor ancak aynı zamanda kur oynaklığını kalıcılaştırma riskini de beraberinde getiriyor.

RBI, müdahale talimatlarını Mumbai’deki genel merkezinde, piyasalar açılmadan önce yapılan sabah toplantılarında belirliyor. Nihai karar başkan Malhotra’ya ait. Onay sonrası talimatlar, büyük devlet bankalarında görev yapan ve ses geçirmez, mühürlü odalarda çalışan özel rupi trader’larına iletiliyor. Bu trader’lar, ayrı ve kayıtsız telefon hatları üzerinden merkezin emirlerini uyguluyor.

Müdahale günlerine göre değişiyor. Bazı günler agresif hacim hedefleri veriliyor: her dakika 100 milyon dolar satılması isteniyor. Bazı günler ise belirli bir spot kur seviyesi hedefleniyor ve o seviyeye ulaşılana kadar satış emri sürdürülüyor. Zaman zaman da tek talimat geliyor: piyasadan tamamen çekilin. Merkez bankası, tahmin edilebilirliği azaltmak için yuvarlak rakamlardan özellikle kaçınıyor ve örneğin 217 milyon dolarlık satıştan sonra aniden durabiliyor.

Bu strateji, rupinin tüm zamanların en düşük seviyelerine yaklaşmasıyla birlikte daha riskli bir hal almış durumda. Bankacılar ve isminin açıklanmasını istemeyen yetkililer, RBI’nin piyasaya girip çıkmasının ani dalgalanmalara yol açtığını ve oynaklığın yüksek kalacağına işaret ediyor.

Başkan Malhotra, selefi Das dönemindeki sert ve sürekli müdahalelerden uzak durmaya çalışıyor. Amaç, kronik olarak zayıf olan rupide tek yönlü spekülasyonu kırmak. Ancak denge ince. Çok az müdahale, düşüşü hızlandırabilir. Fazla müdahale ise bankacılık sisteminden likidite çekerek büyümeyi baskılayabilir ve değerli döviz rezervlerini eritebilir.

Bir ekonomistin ifadesiyle, RBI “piyasa rüzgârına tamamen karşı durmadan”, marjinal müdahalelerle aşırı oynaklığı sınırlamaya çalışıyor. Bu yaklaşım IMF tarafından da daha esnek kur yönetimi olarak not edildi. Malhotra döneminde daha geniş iki yönlü hareketlere izin verilmesi, Hindistan’ın kur rejimi sınıflandırmasının “sıkı yönetilen” yapıdan daha gevşek bir çerçeveye çekilmesini sağladı.

Buna rağmen makro baskılar ağırlaşıyor. Genişleyen cari açık, Hint mallarına yönelik ABD gümrük tarifeleri ve süren yabancı sermaye çıkışları rupiyi zorluyor. Washington ile bir ticaret anlaşmasının gecikmesi, baskıyı daha da artırıyor.

Hindistan, geçmişte yaşadığı krizlerin izini hâlâ taşıyor. 1991 ödemeler dengesi krizi ve 2013’teki “taper tantrum” döneminde rupi sert değer kayıpları yaşamıştı. Bu travmalar, RBI’yi yıllar içinde rezerv biriktirmeye yöneltti. Kasım itibarıyla 686 milyar dolara ulaşan rezervler, yaklaşık 11 aylık ithalatı karşılayacak seviyede. Ancak vadeli işlemler üzerinden yapılan dolar satışları nedeniyle manevra alanı daralıyor; net açık 64 milyar dolar civarında.

Merkez bankası, resmi olarak belirli bir kur seviyesini hedeflemediğini vurguluyor. Malhotra’nın ifadesi net: amaç fiyatı değil, anormal oynaklığı sınırlamak. Ancak rupi psikolojik eşik olan 90 seviyesinin altına indikten sonra baskı devam ediyor.

RBI’nin stratejisi, klasik savunma reflekslerinden ziyade belirsizlik üzerinden disiplin kurmaya dayanıyor. Bu yaklaşım kısa vadede spekülasyonu sınırlayabilir; uzun vadede ise piyasanın sabrını ve merkez bankasının kredibilitesini aynı anda test edecek gibi görünüyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction