
Gümüşte sert yükseliş sonrası temkin çağrıları artıyor; bazı fonlar mevcut pozisyonlardan çıkışa hazırlanıyor.
Teknik göstergeler, parabolik yükselişin sonuna yaklaşıldığına ve kısa vadede %30–40 düzeltme riskine işaret ediyor.
Buna karşın uzun vadeli yapısal boğa hikâyesi korunuyor; tartışma zamanlama ve risk yönetiminde yoğunlaşıyor.
Küresel piyasalarda gümüşte yaşanan sert ralli sonrası, bazı yatırımcı gruplarından net bir temkin mesajı geldi. Paylaşılan değerlendirmede, mevcut uzun pozisyonlardan çıkıldığı ve zirvenin teknik olarak teyit edilmesi halinde gümüşte kısa (short) pozisyon arayışına girileceği belirtiliyor. “Piyasalar zirvede zil çalmaz, ama ayak izleri bırakır” ifadesiyle, son işlemlerin yıllardır görülen en güçlü zirve sinyallerinden birini ürettiği vurgulanıyor.
Analizde, parabolik piyasaların inançla değil, fiyat, pozisyonlanma ve psikolojinin aynı hizaya gelmesiyle shortlandığı ifade ediliyor. Mevcut aşamada gümüşün bu bölgeye yaklaştığı belirtilirken, kısa pozisyon tezinin devreye girmesi için bir dizi teknik sinyal sıralanıyor.
İlk kritik eşik, “blow-off” zirvesinin altında günlük kapanış. 127 dolara kadar uzanan sert yükselişin, geç evre FOMO’ya özgü dikey bir hızlanma olduğu; bu bölgenin üzerinde kalınamaması ve ardından zirve altı günlük kapanışların gelmesinin, alım iştahının tükendiğini ve momentumdan dağıtıma geçildiğini göstereceği ifade ediliyor.
İkinci sinyal, parabolik trend yapısının bozulması. Bu tür yükselişlerin, giderek dikleşen trend çizgisi korunduğu sürece devam ettiği; hacim artışıyla birlikte bu yapının net biçimde kırılmasının, zorunlu alıcıların geri çekildiğine işaret edeceği belirtiliyor.
Üçüncü başlıkta, RSI ve MACD gibi momentum göstergelerinde düşüş uyumsuzlukları öne çıkarılıyor. Fiyat yeni zirveler yaparken momentumun bunu teyit edememesi, tarihsel olarak konsolidasyondan çok sert geri dönüşlerin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Dördüncü sinyal, tarihi hacim zirvesi sonrası hacim daralması. Son yükselişin rekor hacimle gerçekleştiği, bunun geç katılımın klasik göstergesi olduğu; toparlanma denemelerinde hacmin zayıflamasının marjinal alıcıların tükendiğini teyit edeceği ifade ediliyor.
Beşinci ve makro ölçekteki teyit ise altın–gümüş rasyosunda dengeleşme veya dönüş. Rasyoda istikrar ya da erken bir tepki yükselişinin, gümüşün göreli üstün performans döneminin sona erdiğine ve hem göreli hem mutlak düzeltme riskinin arttığına işaret edeceği belirtiliyor.
Değerlendirmede ayrıca, gümüşün bir gün önce 127 dolarla tarihi zirveye ulaştığı, bunun istisnai derecede yüksek hacimle gerçekleştiği ve teknik olarak trend bitiren klasik bir parabolik blow-off formasyonu ürettiği ifade ediliyor. Seansın, alım yorgunluğunun dağıtıma ilk kez temas ettiği noktalarda görülen tarihi bir doji mumuyla tamamlandığına dikkat çekiliyor.
Son yedi haftada yaklaşık %126’lık yükseliş sonrası risk–getiri dengesinin belirgin biçimde bozulduğu vurgulanırken, teorik olarak 140 dolara doğru bir uzama ihtimali tamamen dışlanmasa da, bu aşamada gümüşü kovalayan yatırımcıların artık bir trende değil, geç döngü riskine maruz kaldığı ifade ediliyor. Önümüzdeki haftalarda %30–40 aralığında bir düzeltme olasılığının giderek arttığı belirtiliyor.
Ancak analizde altı çizilen kritik nokta şu: Böyle bir geri çekilme, gümüşte uzun vadeli seküler boğa piyasasını bozmak zorunda değil. Daha çok, hızlanmayı sürdürülebilirlik sanan geç katılımcıların sert biçimde cezalandırılacağı bir düzeltme senaryosu öne çıkıyor. Bu çerçevede tartışma, gümüşün yönünden ziyade zamanlama ve pozisyonlanma riskinin merkezine oturmuş durumda.
