
Doom spending, gelecek belirsizliği, ekonomik kriz, politik riskler gibi faktörlerin yarattığı anksiyete ve stresin, insanların cebinden tasarruf yapmak yerine hemen harcama yapmaya yönelmesine neden olma hali olarak tanımlanıyor. Bu davranış, özellikle Gen Z ve Y kuşağı arasında yaygınlaşmakta; birçok kişi “tasarruftan ne fayda?” düşüncesiyle bugünü yaşama eğiliminde.
ABD’de yapılan bir ankette katılımcıların %27’si doom spending yaptıklarını, %32’si de son 6 ayda borçlarının arttığını aktarıyor. Bu eğilim, özellikle Gen Z (%35) ve Millennial lar (%43) arasında daha güçlü görülüyor.
| Kuşak | Doom Spending Oranı |
|---|---|
| Gen Z | %35 |
| Millennial | %43 |
| Gen X | %28 |
| Baby Boomer | %12 |
Ekonomistler ve finansal psikologlar, bu davranışın arkasında aşağıdaki tetikleyicileri gösteriyor:
Ekonomik göstergelerle doom spending ilişkisini tek bakışta gösteren bir ısı haritası:
| Faktör | Doom Spending Etkisi |
|---|---|
| Enflasyon | Yüksek |
| Faizler | Orta |
| İşsizlik | Çok Yüksek |
| Güven Endeksi | Düşük ilişki |
| Gelir beklentisi | Yüksek |
Doom spending kısa vadeli duygusal rahatlama sağlasa da ciddi riskler barındırıyor:
Psychology Today’in verilerine göre, kritik stres kaynaklarından biri olarak ekonomi ve finans geleceği kaygısı, insanları bu davranışa itiyor.
Türkiye’de özellikle yüksek enflasyon, TL’nin değer kaybı, belirsizlik ve düşük reel faiz ortamında doom spending’in yükselme riski yüksek. Gelecek kaygısı, tüketimin kriz zamanlarında daha agresif biçimde artmasına neden olabilir. Bu ise borçlu tüketim döngüsü yaratabilir.