0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Manşet

FT FULL THROTTLE | 12 EYLÜL 2026

11 Eylül 2026 küresel piyasa kapanışı ve yeni haftaya bakış. S&P 500 %0,86, Nasdaq %0,96, Dow %0,98 yükselirken ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,974 ile %5 sınırına dayandı. Fed’in gelecek hafta fai...
Artunç Kocabalkan
Eylül 12, 2026
Paylaş

FED ARTIŞI FİYATLANDI, ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLIYOR: ABD 10 YILLIĞI %4,97’DE, WALL STREET YÜKSELDİ, ALTIN DURDU

11 Eylül 2026 küresel piyasa kapanışı ve yeni haftaya bakış. S&P 500 %0,86, Nasdaq %0,96, Dow %0,98 yükselirken ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,974 ile %5 sınırına dayandı. Fed’in gelecek hafta faiz artırma olasılığı yaklaşık %90’a çıktı. Brent 104,61 dolara gerilerken altın 4.350 dolar civarında kaldı. Ozan Tarman’ın son Londra makro değerlendirmesiyle birlikte Fed, tahvil, kredi, petrol, altın, dolar, yen, AI ve jeopolitik risklerin yeni haftadaki kritik eşiklerini inceliyoruz.


BİR GÜNDE PİYASANIN SORUSU DEĞİŞTİ

Cuma sabahı piyasanın sorusu şuydu:

Fed faiz artıracak mı?

Cuma gecesi itibarıyla bu soru büyük ölçüde cevaplandı.

ABD ağustos TÜFE aylık %0,4, yıllık %3,4 arttı. Çekirdek enflasyon aylık %0,3 ile %0,2 beklentisinin üzerinde kaldı. Faiz vadeli işlemlerinde gelecek haftaki 25 baz puanlık Fed artırımı olasılığı gün sonunda yaklaşık %90’a ulaştı. Reuters’a göre bu oran bir gün önce %72 civarındaydı.

Başka bir ifadeyle piyasa artık faiz artırımının kendisini tartışmıyor.

Yeni soru şu:

Fed artırdıktan sonra ne söyleyecek?

Ve belki daha önemlisi:

Tahvil ve kredi piyasası Powell’ın söyleyeceklerine ne kadar tahammül edebilecek?

Ozan Tarman’ın 11 Eylül gecesi gönderdiği son makro notunun merkezindeki soru da tam olarak bu:

“Wednesday hike done in most people’s eyes… But how does he handle the presser? Does SEP/dots help or hurt him?”

Bu, önümüzdeki haftanın çerçevesini birkaç cümlede özetliyor.

25 baz puan artık haber değil.
Basın toplantısı haber.
SEP haber.
Dot plot haber.
Ve %5’in eşiğindeki 10 yıllık tahvil asıl haber.


WALL STREET YÜKSELDİ; AMA TAHVİL PİYASASI AYNI HİKÂYEYİ ANLATMIYOR

Cuma kapanışında:

S&P 500 %0,86 yükselerek 7.656,98’e,

Nasdaq %0,96,

Dow Jones %0,98 yükseldi.

Bu, perşembe günkü kayıpların ardından güçlü bir tepki.

Bir önceki seansta S&P 500 %0,58, Nasdaq %0,65 ve Dow %0,60 gerilemişti.

Fakat haftalık tablo hâlâ çok daha temkinli: S&P 500 haftayı yaklaşık %0,8, Nasdaq ise %0,7 ekside tamamladı.

Cuma rallisinin önemli kısmı petrolün 110 dolara yaklaşan seviyelerden geri çekilmesinden ve önceki günlerde biriken savunmacı pozisyonların çözülmesinden geldi.

Burada kritik ayrım şu:

Hisse piyasası cuma günü rahatladı. Tahvil piyasası rahatlamadı.

Ve önümüzdeki haftanın asıl çatışması burada.


4,97: ŞİMDİ DÜNYANIN EN ÖNEMLİ RAKAMLARINDAN BİRİ

ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü %4,9915’e kadar yükseldi ve haftayı yaklaşık %4,974 seviyesinde kapattı.

İki yıllık getiri %4,642, 30 yıllık ise %5,354 seviyesinde tamamladı.

10 yıllık getiri yalnızca bu hafta yaklaşık 19 baz puan yükseldi.

Daha önemlisi:

%5 artık teorik bir eşik değil.

Piyasa cuma günü birkaç baz puan uzağına geldi.

Reuters’ın aktardığı State Street makro stratejisti Michael Metcalfe’nin değerlendirmesi de burada önemli: uzun faizler, tahvilleri hisselere karşı daha rekabetçi hale getirecek ve risk varlıklarından para çekmeye başlayabilecek seviyelere yaklaşıyor.

Bu nedenle %5’i yalnız teknik direnç olarak görmemek gerekiyor.

10 yıllık %5’in üzerinde kalıcılaşırsa:

hisse değerlemelerinin iskonto oranı yükselir,

mortgage ve şirket finansman maliyetleri artar,

private credit üzerindeki stres büyür,

AI altyapısının finansmanı pahalılaşır,

kaldıraçlı pozisyonların taşıma maliyeti yükselir,

ve tahvil yeniden hisse senedinin gerçek alternatifi haline gelir.

Bu nedenle yeni haftanın en önemli grafiği S&P 500 olmayabilir.

US10Y olabilir.


OZAN TARMAN’IN “GREEN SIGN”I: RİSK VE KREDİDE İLK ÇATLAK GELDİ

Tarman son notunda önceki geceki Macro Dinner’ın verdiği “green sign”ın doğrulandığını ve beklenen risk/kredi patlamasının geldiğini söylüyor.

Bu değerlendirmeyi tek günlük fiyat hareketinden daha geniş okumak gerekiyor.

Son günlerdeki ana tez şuydu:

Sorun Fed’in 25 baz puan artırması değil. Sorun, uzun faizlerin yükseldiği ve sermaye maliyetinin arttığı bir ortamda kredi piyasasının ne kadar dayanacağı.

Bu açıdan cuma günü hisse rallisi ana tezi ortadan kaldırmıyor.

Çünkü 10 yıllık %4,97’de kapandı.

30 yıllık %5,35.

Fed artırımı neredeyse tamamen fiyatlandı.

Petrol hâlâ 100 doların üzerinde.

Ve kredi sisteminin finansman maliyeti aşağı değil, yukarı gidiyor.

Reuters’ın küresel tahvil değerlendirmesinde de aynı yapısal sorun öne çıkıyor: dev bütçe açıkları, ağır kamu ve şirket tahvil arzı ve ABD kamu borcunun 40 trilyon doları aşması uzun vadeli faizleri yukarıda tutuyor.

Dolayısıyla cuma günkü hisse rallisini:

“Sorun çözüldü”

diye değil,

“Henüz bir şey kırılmadı”

diye okumak daha doğru.

Aradaki fark çok büyük.


BESSENT TAHVİL PİYASASIYLA SAVAŞIYOR

ABD Hazine Bakanlığı uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırarak piyasa işleyişini desteklemeye çalışıyor.

Fakat sonuç şimdilik sınırlı.

Reuters’ın ifadesiyle Hazine’nin 32 trilyon dolarlık Treasury piyasasına birkaç milyar dolarlık müdahalesinin uzun faizlerin temel dinamiklerini değiştirmesi zor.

Scott Bessent’in son günlerdeki yaklaşımı dikkat çekici.

Yen tarafında Washington-Tokyo koordinasyonu çalışıyor.

Tahvil tarafında ise piyasa henüz ikna edilmiş değil.

Tarman’ın “Balboa could get even stronger” ifadesini de bu bağlamda okumak mümkün: Bessent’in piyasa karşısındaki mücadeleci çizgisi sürebilir.

Ama matematik değişmiyor.

**Fed sıkı.

Enflasyon yüksek.

Petrol 100 doların üzerinde.

Kamu borçlanması devasa.

AI şirketleri yüz milyarlarca dolar sermaye istiyor.**

Hazine geri alımları piyasa işleyişini rahatlatabilir.

Bu beş değişkeni ortadan kaldıramaz.


FED: 25 BAZ PUANDAN SONRA ASIL TEHLİKE POWELL

Yeni haftanın Fed toplantısı bu nedenle alışılmış toplantılardan farklı.

Faiz artışı yaklaşık %90 fiyatlanmış durumda.

Dolayısıyla kararın kendisinden büyük sürpriz çıkması için Fed’in artırmaması gerekir.

Asıl oynaklık üç yerde oluşabilir:

Powell’ın basın toplantısı, SEP ekonomik projeksiyonları ve dot plot.

Eğer Fed 25 baz puan artırıp bunun enerji kaynaklı geçici bir enflasyon riskine karşı sigorta olduğunu anlatır ve sonraki kararların veriye bağlı olduğunu vurgularsa piyasa bunu görece güvercin okuyabilir.

Ama yeni dot plot daha yüksek bir nihai faiz patikasına işaret eder, Powell ikinci bir artırım ihtimalini açık bırakır veya enerji şokunun çekirdek enflasyona yayılmasına vurgu yaparsa 10 yıllıkta %5 eşiği yeniden test edilebilir.

Bu nedenle çarşamba gecesi piyasanın ilk sorusu:

“25 mi, 0 mı?”

olmayacak.

Asıl soru:

“25’ten sonra ne?”

olacak.


ALTIN: 4.350 DOLAR — DURDU, AMA KIRILMADI

Reuters’ın son küresel piyasa akışında spot altın yaklaşık %0,8 yükselişle 4.350 dolar civarındaydı.

Bu hareketi doğru okumak gerekiyor.

Altının karşısındaki makro koşullar normalde son derece olumsuz:

Fed artırımı %90 fiyatlanıyor.

2 yıllık %4,64.

10 yıllık %4,97.

Reel faizler yüksek.

Dolar dirençli.

Buna rağmen altın 4.350 dolar çevresinde tutunuyor.

Tarman’ın son notundaki iki kelimelik ifade burada oldukça doğru:

“Gold stopped.”

Yani altın rallisi şimdilik durdu; fakat Fed fiyatlamasındaki sert değişime rağmen çökmüş değil.

Bu ayrım önemli.

Altın artık yalnız reel faiz işlemi değil.

Aynı zamanda:

jeopolitik risk,

ABD mali sürdürülebilirliği,

enerji güvenliği,

rezerv çeşitlendirmesi,

ve finansal sistem riskinin hedge’i.

Bu nedenle önümüzdeki hafta 4.400 dolar yeniden aşılırken 10 yıllık da %5’e doğru gidiyorsa, bu çok önemli bir sinyal olur.

Çünkü böyle bir durumda altın, yükselen reel faizlere rağmen sistemik risk primi satın alıyor demektir.


GÜMÜŞ: ALTININ DAHA OYNAK KARDEŞİ

Gümüş son günlerde altına göre çok daha yüksek beta ile hareket ediyor.

Bu şaşırtıcı değil.

Gümüş aynı anda hem değerli metal hem sanayi metali.

AI data center yatırımları, elektrik altyapısı, güneş enerjisi ve elektrifikasyon talebi uzun vadeli hikâyeyi destekliyor.

Fakat yüksek faiz ve büyüme şoku kısa vadede gümüşü altından daha kırılgan hale getiriyor.

Bu nedenle önümüzdeki hafta altın/gümüş oranı yeniden önemli bir stres göstergesi olacak.


PETROL: 110 DOLARDAN GERİ DÖNDÜ; TEHLİKE GEÇMEDİ

Brent cuma günü 104,61 dolar, WTI ise 100,05 dolar seviyesinde kapandı. Brent haftalık bazda hâlâ %8’in üzerinde yükseldi.

Brent’in gün içinde 109,97 dolara kadar çıktıktan sonra geri dönmesi Wall Street’in cuma rallisinin en önemli nedenlerinden biri oldu.

Ama petrol hikâyesinde rahatlama ilan etmek için çok erken.

Hürmüz’de gemi trafiği hâlâ sorunlu.

Husilerin Yemen’deki hareketleri Bab el-Mandeb riskini artırıyor.

Suudi arzı ciddi biçimde düşmüş durumda.

Ukrayna’nın Rus rafinerilerine saldırıları ürün piyasasını sıkıştırıyor.

ABD dizel fiyatı 6 doların üzerine çıkarak rekor seviyelere ulaştı.

Dolayısıyla petrolün 110’dan 104’e düşmesi:

enerji krizinin bittiğini değil, risk priminin bir bölümünün geri verildiğini gösteriyor.


“TACO” BEKLENTİSİ: HAFTA SONU JEOPOLİTİK RAHATLAMA GELİR Mİ?

Tarman’ın notundaki bir başka önemli ifade:

“I don’t expect much of a TACO over the weekend.”

Piyasa dilindeki TACO, Trump’ın sert tehditlerden sonra geri adım atabileceği beklentisini ifade ediyor.

Buradaki mesaj açık:

Hafta sonu hızlı bir jeopolitik normalleşme üzerine fazla bahis yapılmamalı.

Reuters da Trump’ın İran çatışmasının kasım ara seçimlerinin ötesine uzayabileceğine ilişkin açıklamalarını piyasa açısından önemli belirsizliklerden biri olarak öne çıkarıyor.

Tarman’ın İran konusunda “midterms öncesinde istemeyebilir” değerlendirmesi de aynı noktaya işaret ediyor.

Dolayısıyla Hürmüz’de diplomatik görüşme haberleri fiyatı geçici olarak aşağı çekebilir.

Ama siyasi teşvikler kalıcı anlaşmayı zorlaştırıyor.


RUSYA–UKRAYNA: GODOT’YU BEKLERKEN

Tarman’ın Rusya-Ukrayna barışı için kullandığı “sort of Godot” benzetmesi de piyasa açısından önemli.

Barış beklentisi sürekli var.

Ama gerçekleşme tarihi sürekli ileri gidiyor.

Bu nedenle piyasanın Rus enerji arzının hızla normalleşeceği varsayımını baz senaryoya koyması riskli.

Özellikle Rus rafinerilerine yönelik Ukrayna saldırılarının ürün piyasasını sıkıştırdığı bir ortamda Brent’in yanı sıra dizel ve jet yakıtı fiyatları daha önemli hale geliyor.

2026 enerji şokunun karakteri burada değişiyor:

Artık yalnız ham petrol arzını değil, rafineri kapasitesini, tanker navlununu ve boğaz güvenliğini fiyatlıyoruz.


ORACLE: AI HİKÂYESİ GÜÇLÜ, HİSSE FİYATI AYNI ŞEYİ SÖYLEMEDİ

Oracle bilançosunun altında çok güçlü rakamlar var.

Şirket 30 milyar doların üzerinde yeni AI cloud kontratı aldı.

Backlog 664 milyar dolara yükseldi.

Gelir yıllık %30 artarak 19,3 milyar dolar oldu.

Negatif serbest nakit akımı 5,4 milyar dolar ile beklentiden çok daha iyi gerçekleşti.

JPMorgan analistleri de yeni AI kontratlarının önemli bölümünün ön ödemeli veya müşterinin donanım sağladığı modellerden oluşmasının ek sermaye ihtiyacını sınırlamasını olumlu değerlendiriyor.

Ama cuma seansının sonunda Oracle %1,8 düştü.

Tarman’ın “Oracle melting didn’t help” ifadesi bu nedenle önemli.

Çünkü piyasa artık AI şirketlerinden yalnız büyüme istemiyor.

Nakit akışı, finansman modeli ve sermaye verimliliği de istiyor.

Buna karşılık AI altyapı zincirinin diğer tarafı çok güçlüydü:

Dell yaklaşık %12,

HPE yaklaşık %12,

HP %8,4 yükseldi.

Morgan Stanley ise ileri paketleme kapasitesinin 2028’de yaklaşık %50 büyüyebileceğini ve AI yarı iletken talebinin genel bulut harcamalarından daha hızlı artabileceğini düşünüyor.

Dolayısıyla AI hikâyesi ölmedi.

Ama piyasa artık AI’ya tek bir sektör gibi değil, kazananlar ve finansmanı taşımakta zorlananlar şeklinde bakmaya başlıyor.


DOLAR, EURO VE YEN: EN İLGİNÇ HAREKET YENDE OLABİLİR

Tarman’ın notundaki:

“Euro stuck. EM still doing ok. Many betting on Yen strength.”

ifadesi yeni haftanın döviz tarafını iyi özetliyor.

Yen için iki güçlü destek var.

Birincisi Bank of Japan’ın gelecek hafta faiz artırabileceği beklentisi.

İkincisi Washington ile Tokyo arasındaki olağanüstü yakın kur koordinasyonu.

Japonya 10 yıllık tahvil getirisi cuma günü yaklaşık %2,97–2,98 seviyesine çıktı ve BOJ’un faizleri 31 yılın zirvesine yükseltmesi bekleniyor.

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama da ABD ile döviz piyasası konusunda yakın koordinasyonun süreceğini söyledi.

Bu nedenle yen yalnız Japonya hikâyesi değil.

Yen güçlenirse carry trade çözülmesi üzerinden küresel risk iştahını etkileyebilir.

Ve bu, Fed toplantısıyla aynı haftaya denk geliyor.


ASYA: JAPONYA’YI ATLAMAMAK GEREKİYOR

Yeni haftanın küresel piyasa açısından en az Fed kadar önemli ikinci merkez bankası BOJ olabilir.

Japon 10 yıllık tahvil faizinin %3’e yaklaşması dünya tahvil piyasası için küçümsenmemeli.

On yıllardır küresel sistemin en ucuz fonlama kaynaklarından biri Japon yeni ve Japon sermayesiydi.

Japon yatırımcı kendi ülkesinde giderek daha yüksek getiri bulmaya başlarsa ABD ve Avrupa tahvillerinin marjinal yabancı talebi etkilenebilir.

Bu nedenle:

Fed sıkılaşırken BOJ da sıkılaşıyorsa, küresel likidite açısından iki yönlü baskı oluşur.

Yenin güçlenmesi bu mekanizmanın ilk piyasa göstergelerinden biri olabilir.


BIST 100: GÜNÜ %0,51 ARTIŞLA 14.467’DE TAMAMLADI

Borsa İstanbul’da BIST 100 cuma gününü %0,51 yükselişle 14.467,25 puandan kapattı.

Gün içi en yüksek 14.540,01, en düşük 14.354,12 oldu.

Banka endeksi %1,25 yükselirken, bilişim endeksi %3,25 düştü.

Bu ayrışma küresel hikâyeyle uyumlu.

Bankacılık iç dinamiklerden destek bulurken yüksek küresel iskonto oranı teknoloji ve büyüme hisseleri üzerinde baskı yaratıyor.

Türkiye açısından asıl dış değişken ise hâlâ petrol.

Brent’in 110 dolardan 104,61 dolara dönmesi olumlu.

Ama 100 dolar üzerindeki petrol kalıcılaşırsa:

cari denge,

enflasyon,

enflasyon beklentileri,

ve TCMB’nin faiz indirim alanı

üzerindeki baskı yeniden büyür.

Bu nedenle BIST açısından da önümüzdeki hafta Fed kadar Brent’in 100–110 dolar bandından hangi yönde çıkacağı önemli.


YENİ HAFTANIN PİYASA EKRANI

GöstergeSon teyitli durum
S&P 5007.656,98 / +%0,86
Nasdaq+%0,96
Dow Jones+%0,98
ABD 2Y%4,642
ABD 10Y%4,974
ABD 30Y%5,354
10Y gün içi zirve%4,9915
Altın spot~4.350 $
Brent104,61 $
WTI100,05 $
Fed +25 bp fiyatlaması~%90
Japonya 10Y~%2,97–2,98
BIST 10014.467,25 / +%0,51
BIST Banka+%1,25
BIST Bilişim-%3,25

SENARYO MATRİSİ

SenaryoMuhtemel piyasa sonucu
Fed +25 bp + güvercin PowellTahvil rahatlar, Nasdaq/risk varlıkları güçlenebilir
Fed +25 bp + şahin dots10Y %5 testi; kredi ve büyüme hisselerinde baskı
Fed pas geçerİlk anda hisse pozitif; ardından “Fed ne biliyor?” sorgulaması
US10Y kalıcı >%5Tahvil-hisse rekabeti başlar; kredi spreadleri kritik hale gelir
Brent yeniden >110Stagflasyon fiyatlaması; Fed’in işi zorlaşır
Brent <100Enflasyon risk primi düşer; tahvil ve hisse birlikte rahatlayabilir
Altın >4.400 + US10Y >%5Sistemik/jeopolitik hedge talebi güçleniyor
Yen sert değer kazanırCarry trade ve küresel risk pozisyonlarında çözülme riski
Credit spread açılır, S&P yükselirHisse rallisine güvenmemek gerekir

SONUÇ: 25 BAZ PUAN ARTIK MESELE DEĞİL

Cuma günü piyasa çok önemli bir eşiği geçti.

CPI geldi.

Fed artırım ihtimali yaklaşık %90’a çıktı.

Ve Wall Street buna rağmen yükseldi.

İlk bakışta bu güçlü bir risk iştahı göstergesi.

Ama perde arkasındaki fiyatlar daha karmaşık.

10 yıllık %4,974.
30 yıllık %5,354.
Brent 104,61 dolar.
Altın 4.350 dolar civarında.
Japon 10 yıllığı %3’e yaklaşıyor.

Üstelik ABD’de hem kamu hem özel sektör muazzam miktarda sermaye talep ediyor.

Hazine açıkları finanse edilecek.

AI data center yatırımları finanse edilecek.

Enerji altyapısı finanse edilecek.

Savunma harcamaları finanse edilecek.

Şirket borçları çevrilecek.

Bütün bunlar aynı küresel sermaye havuzundan para istiyor.

İşte bu nedenle Ozan Tarman’ın son notundaki “still a lot to play for” ifadesi belki de günün en doğru özeti.

Cuma günü risk varlıkları kazandı.

Ama maç bitmedi.

Hatta asıl maç çarşamba başlayabilir.

Çünkü Fed’in 25 baz puan artırması artık büyük ölçüde fiyatın içinde.

Fiyatın içinde olmayan şey Powell’ın bundan sonra ne söyleyeceği.

Ve piyasanın önündeki daha büyük soru Fed’in faiz kararından bile daha önemli:

ABD 10 yıllığı %5’i geçtiğinde, dünyanın en pahalı risk varlıkları hâlâ bugünkü fiyatlarından işlem görmek isteyecek mi?

Önümüzdeki haftanın gerçek stres testi bu.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction