
29 Temmuz 2026 | BS Ekonomi
Bu gece yalnızca bir FOMC toplantısı yapılmıyor.
Küresel finans sistemi, son yılların en kritik para politikası testlerinden birinden geçiyor.
Bir tarafta enflasyonun hâlâ tam anlamıyla kontrol altına alınamadığını düşünen şahinler…
Diğer tarafta ise yüksek faizlerin ekonomiyi gereğinden fazla yavaşlatacağını savunan güvercinler…
Bu iki görüşün tam ortasında ise yeni Fed Başkanı Kevin Warsh bulunuyor.
Wall Street’in tartıştığı soru artık “Faiz artacak mı?” değil.
Asıl soru şu:
Warsh, piyasaların istediğini mi yapacak, yoksa kendi merkez bankacılığı anlayışını mı ortaya koyacak?
Fed vadeli işlemleri ve OIS fiyatlamaları uzun süredir faizlerin sabit bırakılacağı ihtimalini daha yüksek görüyor.
Bunun üç temel nedeni bulunuyor.
İlk olarak;
ABD ekonomisi son aylarda belirgin şekilde yavaşlıyor.
Özellikle;
2025 sonuna göre daha zayıf bir görünüm sergiliyor.
İkinci neden ise iş gücü piyasası.
İşsizlik tarihi dip seviyelerde olmasa da ücret baskıları önceki aylara göre daha kontrollü ilerliyor.
Üçüncü neden ise finansal koşullar.
ABD 10 yıllık tahvil faizleri zaten oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor.
Birçok ekonomist Fed’in ayrıca faiz artırmasına gerek kalmadan piyasanın zaten finansal koşulları sıkılaştırdığı görüşünde.
Kaynaklar:
İşte gecenin en önemli sorusu bu.
Kevin Warsh klasik anlamda güvercin bir merkez bankacısı değil.
2006-2011 arasında Fed Yönetim Kurulu üyeliği yaptığı dönemde de enflasyon risklerine karşı oldukça sert açıklamalarıyla biliniyordu.
Son yıllarda yaptığı konuşmalarda sürekli şu görüşü savundu:
“Merkez bankalarının en büyük görevi güvenilirliktir.”
Warsh’a göre;
Enflasyon tamamen bitmeden erken gevşeme yapılması 1970’lerde yapılan en büyük Fed hatasının tekrar edilmesi anlamına gelebilir.
Bu nedenle piyasalar beklemese bile;
Sürpriz bir faiz artırımı tamamen masadan kalkmış değil.
Bugünkü değerlendirmesinde oldukça ilginç bir psikolojiye dikkat çekiyor.
Eğer Warsh faiz artırırsa;
İlk reaksiyon muhtemelen olumlu olacak.
Çünkü kısa vadeli fonlar bunu;
“Fed enflasyon konusunda taviz vermiyor.”
şeklinde okuyacak.
Bunun sonucunda;
Ancak ikinci aşama çok daha kritik.
Çünkü faizlerin uzun süre yüksek kalacağı düşüncesi;
özellikle Nasdaq şirketlerinin değerlemelerini baskılamaya başlayabilir.
Yani;
İlk gün yükseliş,
birkaç gün sonra satış…
Tam da 2022 boyunca defalarca gördüğümüz fiyatlama davranışı yeniden ortaya çıkabilir.
İşte piyasanın ikinci büyük korkusu burada başlıyor.
Faizin sabit bırakılması ilk bakışta olumlu gibi görünse de;
şahin yatırımcılar bunun büyük hata olduğunu savunabilir.
Ozan Tarman’ın ifadesiyle;
“Bazıları çok öfkeli ve agresif şekilde Fed’i eleştirecek.”
Bu durumda;
özellikle uzun vadeli ABD tahvilleri satış baskısıyla karşılaşabilir.
Yani;
Fed faiz artırmasa bile,
10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri piyasa tarafından yukarı taşınabilir.
Bu senaryo daha önce 2023 ve 2024 yıllarında birkaç kez yaşanmıştı.
Fed kararından daha önemli olan konu ise;
Powell yerine artık Warsh’ın vereceği yönlendirme olacak.
Merkez bankacılığında buna
Forward Guidance
deniliyor.
Eğer Fed;
“Verilere bakacağız.”
gibi genel ifadeler kullanırsa,
piyasa her Fed üyesinin açıklamasını tek tek fiyatlamaya başlayacak.
Bu da volatilitenin artması anlamına geliyor.
Fed kararının hemen ardından gelecek iki bilanço,
belki de faiz kararından bile önemli hale gelebilir.
Çünkü yatırımcıların ikinci büyük sorusu şu:
Yapay zekâ yatırımlarının getirisi gerçekten oluşmaya başladı mı?
Microsoft
Meta
Samsung
Alphabet
Amazon
Nvidia
yaklaşık son iki yılda trilyonlarca dolarlık veri merkezi yatırımı açıkladılar.
Nikkei’nin yakın tarihli analizine göre yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin bilanço dışında kalan yapay zekâ taahhütleri 1,6 trilyon doların üzerine çıkmış durumda.
Eğer şirketler;
AI yatırımlarının gelir üretmeye başladığını gösterirse,
yüksek faiz ortamına rağmen teknoloji hisseleri güçlü kalabilir.
Aksi durumda;
yüksek faiz + zayıf bilanço birleşimi,
Nasdaq üzerinde ciddi baskı oluşturabilir.
Kaynaklar:
Warsh’ın şahin mesajları;
ABD dolarını destekleyebilir.
Bu durumda;
Ancak piyasalar büyümenin ciddi şekilde yavaşlayacağını düşünmeye başlarsa,
güvenli liman talebi nedeniyle altın yeniden güç kazanabilir.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca ilk dakikalardaki fiyat hareketlerine değil,
Fed’in gelecek aylara ilişkin mesajlarına odaklanması gerekiyor.
Bugünkü toplantı yalnızca 25 baz puanlık bir faiz kararıyla sınırlı değil.
Bu toplantı, Kevin Warsh liderliğindeki Fed’in nasıl bir merkez bankası olacağını gösterecek ilk büyük sınavlardan biri.
Eğer Warsh beklenmedik şekilde faiz artırırsa, piyasa bunu başlangıçta enflasyonla mücadelede kararlılık olarak ödüllendirebilir. Ancak aynı karar, daha uzun süre yüksek faiz beklentisini güçlendirirse teknoloji hisseleri, büyüme şirketleri ve riskli varlıklarda ikinci bir satış dalgasını tetikleyebilir.
Diğer yandan faizin sabit bırakılması da tek başına güvercin bir sonuç olmayabilir. Karar metni ve basın toplantısında verilecek yönlendirme yetersiz kalırsa, uzun vadeli tahvil faizleri yükselerek finansal koşulları Fed’in resmi faiz artırımı yapmasına gerek kalmadan sıkılaştırabilir.
Bu nedenle yatırımcıların bu gece yalnızca manşetteki faiz kararını değil; FOMC karar metnini, ekonomik projeksiyonları, Warsh’ın iletişim tonunu, ABD tahvil piyasasının ilk tepkisini ve hemen ardından gelecek Microsoft, Meta ve Samsung bilançolarını birlikte değerlendirmesi gerekiyor.