
Aşağıdaki metin, dosyanın ana tezlerini esas alarak hazırlanmış FT Full Throttle yorumudur. Dosya; ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yılın zirvesine yaklaşması, Fed’de yeniden faiz artırımı ihtimali, İran-Hürmüz kaynaklı petrol riski ve yapay zekâ yatırımlarının enflasyon üzerindeki etkisi etrafında şekilleniyor.
Son birkaç aydır piyasalarda en büyük tartışma “Fed ne zaman faiz indirecek?” sorusuydu. Bugün ise masadaki soru tamamen değişiyor:
Fed yeniden faiz artırabilir mi?
İlk bakışta bu ihtimal oldukça düşük görünebilir. Ancak piyasalar olasılıkları değil, yön değişimlerini fiyatlar.
ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yeniden 2026 zirvesine yaklaşması tesadüf değil. Bunun arkasında yalnızca güçlü ekonomi değil; aynı anda çalışan dört büyük dinamik bulunuyor.
İlki, İran kaynaklı jeopolitik risk nedeniyle yeniden yükselen petrol fiyatları.
İkincisi, yapay zekâ yatırımlarının beklenenden çok daha güçlü talep yaratması.
Üçüncüsü, gümrük tarifeleri ve tedarik zincirlerindeki maliyet baskıları.
Dördüncüsü ise hâlâ oldukça dirençli seyreden ABD iş gücü piyasası.
Fed’in haziran toplantı tutanaklarında dikkat çeken nokta da tam olarak buydu:
Enflasyon %2’ye dönmez, enerji fiyatları yükselmeye devam eder ve yapay zekâ kaynaklı yatırım talebi güçlü kalırsa ek sıkılaşma gerekebilir.
Bugün piyasaların yeniden bu senaryoyu fiyatlamaya başlamasının nedeni de bu.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir gerilim sadece Brent petrolünü yükseltmez.
Nakliye maliyetleri,
sigorta primleri,
havayolu fiyatları,
lojistik giderleri ve küresel enflasyon beklentileri aynı anda yukarı hareket eder.
Fed tam da bu nedenle enerji fiyatlarını yalnızca “geçici şok” olarak değerlendirmekte zorlanabilir.
Google, Microsoft, Amazon ve diğer teknoloji devlerinin yüz milyarlarca dolarlık veri merkezi yatırımları artık yalnızca teknoloji haberi değil.
Bu yatırımlar;
küresel ölçekte yukarı çekiyor.
Yapay zekâ ekonomisi büyürken sermaye maliyetleri de yükseliyor.
Bu nedenle “AI enflasyonu” önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olabilir.
Yaz aylarında piyasalarda görülen düşük hacim, çoğu zaman sert fiyat hareketlerini gizler.
Tahvil faizlerinin yükseldiği,
petrolün yeniden güç kazandığı,
Fed üyelerinin giderek daha şahin konuştuğu,
jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda volatilitenin yeniden yükselmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Bana göre piyasa hâlâ yanlış soruyu soruyor.
Ben dahil çok kişi faiz arttırımı beklemiyor ama …
Herkes ilk faiz indirimini tartışırken tahvil piyasası yeniden faiz artırımını fiyatlamaya başladı.
Eğer petrol yükselmeye devam eder ve Orta Doğu gerilimi kalıcı hâle gelirse, 2026’nın ikinci yarısında en büyük sürpriz hisse senetleri değil, Fed olabilir.
Çünkü piyasalarda en pahalı hata, gerçekleşmesi düşük görülen ama fiyatlanmaya başlayan senaryoları görmezden gelmektir.