0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Dünya - Ekonomi - Manşet

Fed Tartışmasında PIMCO–JPMorgan Aynı Safta: Risk Siyasi Değil, Yapısal

Jamie Dimon ve PIMCO dahil olmak üzere büyük kurumsal aktörler, Trump’ın ekonomi yönetimindeki çizgisini “geçici siyasi baskı” değil, kalıcı bir yön değişimi olarak değerlendiriyor Fed bağımsızlığına ...
Hülya Kocaer
Ocak 18, 2026
Paylaş

Jamie Dimon ve PIMCO dahil olmak üzere büyük kurumsal aktörler, Trump’ın ekonomi yönetimindeki çizgisini “geçici siyasi baskı” değil, kalıcı bir yön değişimi olarak değerlendiriyor
Fed bağımsızlığına yönelik söylem ve hamleler, tahvil piyasasında risk primi ve uzun vadeli faizler açısından temel bir kırılganlık başlığına dönüşmüş durumda
Kurumsal Amerika’da hâkim okuma, piyasa mimarisinin siyasallaştığı ve bunun geri dönüşünün zor olacağı yönünde

ABD’de son haftalarda yapılan açıklamalar, Trump’ın ekonomi politikalarına yönelik rahatsızlığın yalnızca muhalif çevrelerle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un Fed bağımsızlığına vurgu yapan çıkışları ve dünyanın en büyük tahvil yatırımcılarından PIMCO’nun benzer uyarıları, kurumsal Amerika’da ortak bir çizginin şekillendiğini gösteriyor.

Bu çizgiye göre mesele faiz indirimi ya da tekil politika tartışması değil. Asıl risk, para politikası başta olmak üzere ekonomik kurumların siyasi iradeye doğrudan bağlanması. Kurumsal yatırımcılar, bu yaklaşımın enflasyon beklentilerini bozacağı, uzun vadeli tahvil faizlerini yukarı itecek ve ABD varlıklarına duyulan güveni aşındıracak bir rejim riski yarattığı görüşünde.

PIMCO cephesinde yapılan değerlendirmelerde, Trump’ın müdahaleci söylemlerinin piyasa fiyatlamalarında “geçici gürültü” olarak değil, kalıcı bir belirsizlik primi olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Özellikle tahvil piyasası açısından Fed’in bağımsızlığı, ABD’nin küresel finansal üstünlüğünün temel dayanaklarından biri olarak görülüyor.

Jamie Dimon’un açıklamaları da bu çerçevede okunuyor. Dimon, Fed’e yönelik siyasi baskıların kısa vadede popüler görünse bile, uzun vadede büyüme ve finansal istikrar açısından ciddi maliyetler yaratacağı uyarısında bulunuyor. Bu uyarı, bankacılık sisteminin içinden gelen nadir ama güçlü bir itiraz olarak öne çıkıyor.

Özetle kurumsal Amerika’da oluşan konsensüs net: Trump’ın müdahaleci yaklaşımı bir taktik değil, bir yön tercihi. Ve bu tercih, yalnızca Washington’da değil, küresel sermaye piyasalarında da kalıcı sonuçlar doğurabilecek bir kırılma olarak fiyatlanıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction