
Financial Times’ın aktardığı yeni fotoğraflar, Jeffrey Epstein çevresindeki güç ağlarını yeniden gündeme taşıdı.
Trump ve Bill Clinton’ın yer aldığı kareler siyasette sertleşmeyi artırırken “bağlam” tartışması öne çıktı.
Dosyanın yeniden açılması, ABD iç siyasetinde 2026 öncesi risk primini yükseltiyor.
Jeffrey Epstein dosyası, Financial Times’ın yayımladığı yeni fotoğraflarla ABD siyasetinin merkezine yeniden oturdu. ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratlar tarafından kamuoyuna açıklanan yeni görsellerde, Başkan Donald Trump ve eski Başkan Bill Clinton’ın Epstein’le aynı ortamlarda yer aldığı kareler bulunuyor. Fotoğrafların önemli bir bölümünde tarih ve bağlam bilgisi yer almıyor; bu durum, siyasi tartışmayı hukuki zeminden çok algı ve güç mücadelesi eksenine taşıyor.
Demokratlar, söz konusu görsellerin Epstein’in yıllar boyunca kurduğu ilişki ağının büyüklüğünü ve siyasi-ekonomik elitlerle temasını gösterdiğini savunuyor. Temsilciler Meclisi’nde yapılan açıklamalarda, yayımlanan karelerin Epstein arşivindeki on binlerce fotoğrafın yalnızca küçük bir kısmı olduğu vurgulanırken, Adalet Bakanlığı’na dosyaların tamamının açıklanması çağrısı yinelendi. Bu hamle, Epstein dosyasını sadece adli değil, aynı zamanda kurumsal şeffaflık ve güç ilişkileri tartışmasının merkezine yerleştiriyor.
Beyaz Saray cephesi ise fotoğrafların “seçilmiş ve bağlamdan koparılmış” olduğunu savunuyor. Trump, Epstein’le geçmişte sosyal temasları olduğunu kabul etmekle birlikte, suçlamalarla herhangi bir ilgisi bulunmadığını tekrar etti. Clinton cephesinden de benzer şekilde, fotoğrafların hukuki bir anlam taşımadığı ve daha önce bilinen temasların ötesine geçmediği mesajı veriliyor. Ancak piyasalar ve siyasi analistler açısından asıl mesele, hukuki sonuçtan ziyade bu dosyanın seçim döngüsüne girerken yaratacağı politik gürültü.
BS Ekonomi perspektifinden bakıldığında, Epstein fotoğraflarının yeniden gündeme gelmesi ABD’de iç siyasi risk primini artıran bir unsur olarak okunuyor. Bu tür başlıklar doğrudan piyasa fiyatlaması yaratmasa da, Washington’daki kutuplaşmayı derinleştirerek politika üretme kapasitesini zayıflatıyor. Özellikle Fed başkanlığı tartışmaları, bütçe ve dış politika başlıklarının yoğunlaştığı bir dönemde, Epstein dosyasının tekrar açılması “kurumsal güven” temasını zedeleyen bir arka plan oluşturuyor.
Özetle, bu gelişme bir fotoğraf tartışmasının ötesinde, ABD’de güç, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmasının yeniden alevlendiğini gösteriyor. Ekonomik cephede doğrudan bir fiyatlama yaratmasa da, siyasi belirsizlik kanalı üzerinden risk algısını besleyen yeni bir dosya olarak kenara not ediliyor.