
Adalet Bakanlığı, Kongre’nin zorunlu kıldığı Epstein belgelerini Cuma gününe kadar açıklamakla yükümlü
Cumhuriyetçiler arasında Trump’ın Epstein yönetimine destek yüzde 44’te kaldı.
Açıklanacak belgelerde mağdurların kimlikleri ve aktif soruşturmalar korunacak.
Trump yönetimi, Jeffrey Epstein dosyaları konusunda kritik bir siyasi ve hukuki eşikte. Kongre’nin geçen ay ezici çoğunlukla kabul ettiği yasa uyarınca, Adalet Bakanlığı’nın Epstein’a ilişkin soruşturma belgelerini Cuma gününe kadar kamuoyuna açıklaması gerekiyor. Ancak sürecin hem kapsamı hem de zamanlaması belirsizliğini koruyor.
Başkan Donald Trump’ın Adalet Bakanlığı, hüküm giymiş cinsel suçlu ve finansör Jeffrey Epstein’a dair yıllara yayılan soruşturmalar kapsamında oluşturulan geniş belge havuzunu yayımlamak zorunda. Yasa, aylar süren siyasi gerilimlerin ve özellikle Trump’ın çekirdek tabanındaki rahatsızlığın ardından gündeme geldi. Yönetimin uzun süre belgeleri açıklamaya direnmesi, Cumhuriyetçi seçmenler arasında da ciddi soru işaretleri yarattı.
Belgelerin tamamının mı yoksa sınırlı bir bölümünün mü paylaşılacağı net değil. Mevzuat, Adalet Bakanlığı’na Epstein mağdurlarına ait kişisel bilgileri ve halen süren soruşturmaları riske atabilecek unsurları gizli tutma yetkisi tanıyor. Bu nedenle açıklanacak dosyaların, kurumun elindeki tüm gizliliği kaldırılmış kayıtları kapsaması beklenmiyor.
Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Cuma günü yüz binlerce belgenin yayımlanacağını, ancak sürecin bununla sınırlı kalmayacağını açıkladı. Blanche’a göre önümüzdeki haftalarda da yüz binlerce ek belge kamuoyuna sunulacak. Bakanlık cephesinde temel öncelik, mağdurların korunması ve kişisel bilgilerin sızdırılmaması olarak öne çıkıyor.
Yasaya rağmen tüm belgelerin Cuma gününe kadar açıklanmaması halinde, yönetimin hukuki bir riskle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor. Ancak bu yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımlar net değil.
SİYASİ MALİYET BÜYÜYOR
Adalet Bakanlığı’nın Ulusal Güvenlik Birimi’nde görevli avukatlar, belgeleri gözden geçirip sansürleyerek yayıma hazırlamakla görevlendirildi. Şükran Günü sonrasında hızlanan çalışmaların, kısa zaman baskısı nedeniyle hata riskini artırdığı ve özellikle kişisel bilgilerin yanlışlıkla belgelerde kalmasından endişe edildiği belirtiliyor.
Trump, sürecin başında Cumhuriyetçi kongre üyelerine yasaya karşı çıkmaları çağrısında bulunmuş, hassas soruşturma kayıtlarının açıklanmasının tehlikeli bir emsal oluşturacağını savunmuştu. Oylama öncesinde kamuoyu önünde geri adım atan Trump’ın, perde arkasında ise tasarının yavaşlatılması için temaslarını sürdürdüğü ifade ediliyor.
Epstein’ın 2019’da Manhattan’daki bir cezaevinde ölmesi ve olayın resmi olarak intihar kabul edilmesine rağmen yıllardır süren komplo teorileri, dosyaların siyasi ağırlığını daha da artırıyor. Birçok Trump seçmeni, yönetimi Epstein’ın güçlü isimlerle olan bağlarını örtbas etmekle suçluyor. Belgelerin eksik açıklanması halinde bu rahatsızlığın giderilmesi zor görünüyor.
Bu tablo, yaklaşan ara seçimler öncesinde Epstein dosyasının Trump ve Cumhuriyetçi Parti için kalıcı bir siyasi yük haline gelme riskini artırıyor.
CUMHURİYETÇİ TABANDA DESTEK ZAYIF
Reuters/Ipsos anketine göre, kendisini Cumhuriyetçi olarak tanımlayan seçmenlerin yalnızca yüzde 44’ü Trump’ın Epstein konusundaki tutumunu onaylıyor. Bu oran, Trump’ın aynı kitle içindeki genel onay oranı olan yüzde 82’nin oldukça altında.
Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar geçen ay Epstein’ın mal varlığından elde edilen binlerce e-postayı kamuoyuna açıklamış, bu yazışmalar arasında Epstein’ın Trump için “kızları biliyordu” ifadesini kullandığı bir mesaj da yer almıştı. Trump bu hamleyi “Epstein aldatmacası” olarak nitelendirmişti. Aynı gün Cumhuriyetçiler tarafından yayımlanan e-postalarda ise Trump’ın Epstein’ın evine birçok kez gittiği, ancak herhangi bir cinsel suistimale karışmadığı vurgulandı.
Trump, Epstein’la 2000’li yılların ortalarına kadar süren bir arkadaşlığı olduğunu kabul ediyor, ancak Epstein’ın insan ticareti faaliyetlerinden haberdar olduğu iddialarını reddediyor. Buna rağmen, 2024 kampanyasında verdiği “Epstein dosyalarının gizliliğini kaldırma” sözünden geri adım atması, Kongre’de süreci zorlayan bir yasal hamleyi tetikledi.
Kongre’deki e-posta açıklamalarından kısa süre sonra Trump’ın, Adalet Bakanlığı’na Epstein’ın Bill Clinton ve JPMorgan ile olan bağlantılarını inceleme talimatı vermesi, eleştirmenler tarafından gündemi başka yöne çekme girişimi olarak yorumlandı. Tüm bu gelişmelerin ardından Kongre, Beyaz Saray’ın itirazlarına rağmen dosyaların açıklanmasını zorunlu kılan yasayı kabul etti ve Trump yasayı imzalamak zorunda kaldı.