
Tokyo’nun bütçe defterlerinde borç kalemi tarihin en ağır yükünü yazıyor. Japonya Maliye Bakanlığı, yükselen tahvil faizlerinin kamu maliyesine bindirdiği yükü karş ılayabilmek için gelecek mali yılda 32,4 trilyon yenlik (219 milyar dolar) ek bütçe talep etti. Bu, ülke tarihinde borçlanma maliyetleri için ayrılan en yüksek miktar olacak.
Bloomberg hesaplamalarına göre talep edilen tutar, bir önceki mali yılın başlangıç bütçesine kıyasla yaklaşık %15 artışa denk geliyor. Onaylanması halinde, Japonya’nın toplam ulusal bütçesinin yaklaşık dörtte birini yalnızca borçlanma maliyetleri oluşturacak. Bu tablo, gelişmiş ekonomiler arasında en yüksek borç yükünü taşıyan Japonya’nın kırılgan mali dengesini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Japonya Merkez Bankası (BOJ) uzun süre ultra gevşek para politikasında ısrar ettikten sonra son aylarda faiz oranlarını kademeli şekilde artırmaya başladı. Geçen hafta Japonya’nın 10 yıllık tahvil getirileri %1’in üzerine çıkarak 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu yükseliş, devletin yeni borçlanma maliyetlerini yukarı çekerken, bütçe üzerindeki faiz yükünü daha da ağırlaştırıyor.
Borç maliyetlerindeki artış, Japonya’nın yalnızca mali değil, aynı zamanda sosyal ve siyasi sıkışmışlığını da artırıyor:
Japonya’nın kamu borcu hâlihazırda GSYH’nin %250’sini aşmış durumda. Borcun sürdürülebilirliği, düşük faiz döneminde görece yönetilebilir görünse de, BOJ’un sıkılaşmaya yönelmesiyle artık doğrudan maliyet baskısına dönüşüyor.
Sonuç olarak, 32,4 trilyon yenlik rekor bütçe talebi yalnızca bugünün faiz yükünü değil, dünyanın en borçlu gelişmiş ekonomisinin yeni dönemde hangi mali disiplin sınavlarıyla karşılaşacağını da işaret ediyor.