0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Dünya - Manşet

Dolarda Altın Vuruşa Yaklaşıyoruz! Peki, TCMB Ne Yapacak?

Küresel piyasalarda dolar ve altın cephesinde yeni bir kırılma eşiğine yaklaşılırken, Türkiye tarafında odak noktası giderek netleşiyor: Bu şok dalgasına karşı TCMB hangi politika setini devreye alaca...
Hülya Kocaer
Mart 26, 2026
Paylaş

Küresel piyasalarda dolar ve altın cephesinde yeni bir kırılma eşiğine yaklaşılırken, Türkiye tarafında odak noktası giderek netleşiyor: Bu şok dalgasına karşı TCMB hangi politika setini devreye alacak?

Altın fiyatlarında son dönemde görülen geri çekilme, yüzeyde teknik bir düzeltme gibi görünse de arka planda çok daha kritik bir likidite dinamiğine işaret ediyor. Rusya’nın çıkarılan altını ülke içinde tutma politikası ve Hindistan’ın COMEX dışı fiyatlama hamlesi, küresel altın piyasasında Batı merkezli sistemin sorgulanmaya başladığını gösterirken; bu kırılma kısa vadede baskı, orta vadede ise yeniden fiyatlama riskini beraberinde getiriyor.

Türkiye tarafında ise tablo rezervler üzerinden okunuyor. Son haftalarda TCMB’nin brüt rezervlerinde dalgalı seyir, buna karşılık swap hariç net rezervlerde belirgin zayıflama dikkat çekiyor. Piyasa hesaplamalarına göre bu süreçte:

Altın rezervlerinde satış ve çözülme eğilimi hızlandı
• Toplamda 30–33 milyar dolar bandında rezerv kullanımı fiyatlanıyor
• Son haftada ise 10–15 milyar dolarlık ek gerileme öne çıkıyor

Bu hareketin önemli bir kısmının altın satışları ve rezerv kompozisyonundaki değişimden kaynaklandığı değerlendiriliyor.

Piyasada öne çıkan senaryo, TCMB’nin doğrudan rezerv satışının ardından altın swapı ve türev araçlarla likidite yönetimine yönelmiş olabileceği yönünde.

Ancak bu süreçte daha kritik bir kırılma başka bir yerde oluşuyor: kur mekanizması içinde.

Altın tarafında satış yapılırken ve rezervler kullanılırken, içeride döviz talebinin fiziki olarak artması, özellikle bireysel ve reel sektör tarafında nakit dövize yönelimi hızlandırıyor. Bu da resmi kur ile serbest piyasa arasındaki dengeyi bozuyor.

Son dönemde dikkat çeken en önemli gelişme, TCMB kuru ile Kapalıçarşı kuru arasındaki farkın açılmaya başlaması. Bu fark, yalnızca teknik bir sapma değil; doğrudan piyasanın likiditeye erişim koşullarını ve güven algısını yansıtan bir gösterge olarak öne çıkıyor.

TCMB’nin bu tabloya verebileceği yanıtlar sınırlı:

Faiz artırımı ile TL’yi desteklemek
Rezerv kullanımı ve altın yönetimiyle süreci yumuşatmak

Ancak mevcut dinamikte, altın almayan ve doğrudan nakit dövize yönelen talep arttıkça, bu baskının sadece rezervle yönetilmesi zorlaşıyor. Bu da kur üzerinde çift katmanlı bir yapı oluşturuyor: resmi fiyatlama ve piyasa fiyatlaması.

Sonuç olarak piyasa artık yalnızca doların seviyesini değil, hangi kurun “gerçek kur” olduğunu tartışmaya başlıyor. Bu ayrışmanın derinleşmesi, önümüzdeki dönemde TCMB’nin atacağı adımların yönünü belirleyecek en kritik sinyal olacak.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction