
Altın piyasasında artık yalnızca açıklanan rezerv rakamlarına bakmak yeterli değil.
Çin Merkez Bankası’nın yayımladığı veriler, Pekin’in altın rezervlerini düzenli biçimde artırdığını gösteriyor. Ancak Londra’daki tezgâh üstü piyasadan gelen sinyaller, Çin bağlantılı gerçek talebin resmî bilançoda görünenden çok daha büyük olabileceğine işaret ediyor.
Goldman Sachs’ın Londra OTC işlemlerini temel alan modeline göre Çin bağlantılı altın alımları:
olarak tahmin ediliyor.
Buna karşılık PBoC’nin açıkladığı resmî rezerv artışları mayısta 10 ton, haziranda yaklaşık 15 ton oldu.
Buradaki kritik ayrım şu: 40 ve 48 tonluk rakamlar doğrulanmış PBoC rezerv alımı değil, Goldman Sachs’ın Londra OTC piyasasına dayanan tahminidir. OTC işlemlerinde nihai alıcının kimliği her zaman kesin olarak görülemez. Bu nedenle söz konusu miktarları “Çin Merkez Bankası kesin olarak aldı” şeklinde sunmak doğru değildir.
Ancak resmî rakamlarla piyasa tahminleri arasındaki farkın büyüklüğü de görmezden gelinemez.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre PBoC, temmuz ayında rezervlerine yaklaşık 20 ton altın ekledi. Böylece:
Bu rakamlar tahmin değil; Çin’in resmî rezerv açıklamalarına dayanan, Dünya Altın Konseyi tarafından da teyit edilen veriler. World Gold Council – China Gold Market Update
Görselin dayandığı ana fikir büyük ölçüde doğru, fakat kullanılan dil gereğinden fazla kesin.
Teyit edilen bölüm: Çin, haziranda resmen yaklaşık 15 ton, temmuzda ise yaklaşık 20 ton altın ekledi. Temmuz sonunda resmî rezerv 2.366 tona ulaştı.
Tahmine dayalı bölüm: Hazirandaki 40 tonluk, mayıstaki 48 tonluk Londra OTC alımları Goldman Sachs modelinin tahmini. Bunların tamamının PBoC rezervlerine girdiği bağımsız biçimde doğrulanmış değil.
Yanıltıcı olabilecek bölüm: “Çin resmen açıkladığından %167 daha fazla altın aldı” ifadesi iki farklı veri kümesini karşılaştırıyor. Bir tarafta resmî merkez bankası rezerv değişimi, diğer tarafta OTC piyasasında tespit edilen daha geniş Çin bağlantılı talep bulunuyor. Kapsamlar birebir aynı olmayabilir.
Daha doğru ifade şu olur:
Goldman Sachs, Çin bağlantılı Londra OTC altın talebinin haziranda yaklaşık 40 tona ulaştığını tahmin ediyor. Bu rakam, PBoC’nin açıkladığı yaklaşık 15 tonluk resmî rezerv artışının belirgin biçimde üzerinde.
Çin’in rezerv yönetiminde tam şeffaf davranmaması yeni bir durum değil. Bunun birkaç stratejik nedeni bulunuyor.
Dünyanın en büyük rezerv yöneticilerinden biri, ne kadar altın almak istediğini önceden ilan ederse piyasa fiyatını kendi aleyhine hareket ettirir. Alımların farklı kamu kurumları, devlet bankaları veya kamuya bağlı fonlar üzerinden dağıtılması piyasa etkisini azaltabilir.
Altın, başka bir devletin yükümlülüğü değildir; yaptırım, karşı taraf ve ödeme sistemi riski taşımaz. Rusya’nın rezervlerinin dondurulması, birçok merkez bankasına rezervlerin yalnızca miktarının değil, nerede ve hangi varlıkta tutulduğunun da önemli olduğunu gösterdi.
Ancak buradan “dolar hemen çöküyor” sonucu çıkarılamaz. IMF verilerine göre doların küresel döviz rezervlerindeki payı 2026’nın ilk çeyreğinde %57,13 seviyesindeydi. Dolar hâlâ açık ara en büyük rezerv para birimi. Çin’in altın alması doların aniden terk edildiğini değil, rezerv sisteminin kademeli olarak çeşitlendirildiğini gösteriyor. IMF COFER verileri
Pekin yalnızca fiziksel altın biriktirmiyor. Şanghay ve Hong Kong üzerinden depolama, takas, fiyatlama ve yuan cinsinden altın ürünleri geliştirmeye çalışıyor. Amaç, altın ticaretindeki Londra–New York merkezli yapıya Asya merkezli bir alternatif eklemek.
Bu nedenle Çin’in altın politikası yalnızca bir rezerv tercihi değil; uzun vadeli finansal altyapı stratejisinin parçası.
Çin yalnız değil. Dünya Altın Konseyi’ne göre merkez bankalarının net altın talebi 2026’nın ikinci çeyreğinde 289 tona ulaştı. Bu rakam, revize edilen 57 tonluk ilk çeyrek alımının yaklaşık beş katı ve ikinci çeyrekler açısından rekor düzey.
Bununla birlikte yılın ilk yarısındaki toplam 345 tonluk merkez bankası talebi, 2022’den bu yana görülen en düşük ilk yarı miktarı oldu. Yani tablo tek yönlü değil:
Dolayısıyla “merkez bankaları kesintisiz şekilde rekor hızla alıyor” demek de doğru değil. Doğru tespit, alımların dalgalı fakat yapısal eğilimin hâlâ güçlü olduğudur. World Gold Council – Q2 2026
Çin’in görünür ve görünmeyen alımları altın için üç önemli sonuç üretiyor.
Birincisi, fiyat gerilemelerinde piyasaya kurumsal bir alıcı geliyor. Bu durum sert düşüşlerin ardından altının daha hızlı taban oluşturmasını sağlayabilir.
İkincisi, altın talebi artık yalnızca Fed’in faiz kararlarına bağlı değil. Reel faiz ve dolar hâlâ kısa vadeli fiyatlamada çok önemli; fakat merkez bankası talebi, jeopolitik risk ve rezerv çeşitlendirmesi uzun vadeli ayrı bir talep katmanı yaratıyor.
Üçüncüsü, OTC alımlarının doğası gereği piyasanın gördüğü talep gecikmeli ve eksik olabilir. Altın fiyatının zaman zaman yüksek faizlere rağmen direnç göstermesinin nedenlerinden biri de bu “görünmeyen alıcı” olabilir.
Goldman Sachs’ın Aralık 2026 için 4.900 dolar/ons tahmini de merkez bankası alımları ile Batılı ETF talebinin birlikte güçleneceği varsayımına dayanıyor. Ancak bu bir fiyat garantisi değil; doların seyri, reel faizler, ETF akımları ve jeopolitik gelişmeler tahmin üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Reuters – Goldman Sachs altın tahmini
Mesele Çin’in mayısta tam olarak 48, haziranda tam olarak 40 ton alıp almaması değil.
Asıl mesele, resmî verilerin küresel altın talebinin tamamını göstermediğinin giderek daha açık hale gelmesi. PBoC’nin açıkladığı 2.366 ton, doğrulanmış rezervdir. Bunun dışında devlet bankaları, kamu fonları veya farklı kurumlar üzerinden tutulan altının miktarı ise bilinmiyor.
Çin’in stratejisi doları yarın devirmek değil. Dolar merkezli sistemin gelecekte yaratabileceği yaptırım, likidite ve jeopolitik risklere karşı bugünden sigorta satın almak.
Ve bu sigortanın adı altın.