0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
The Economist

Çin’i Anlamak İstiyorsanız, Afyon Savaşlarını Anlamalısınız

Üç yıl önce Hong Kong’a taşındığımda beni hemen üç şey etkiledi: nem, wok tavalarında pişen yemeklerin her yere yayılan kokusu (şehrin adının “güzel kokulu liman” anlamına gelmesi bo...
Hülya Kocaer
Mayıs 29, 2026
Paylaş

Üç yıl önce Hong Kong’a taşındığımda beni hemen üç şey etkiledi: nem, wok tavalarında pişen yemeklerin her yere yayılan kokusu (şehrin adının “güzel kokulu liman” anlamına gelmesi boşuna değil) ve sokak isimlerinin yarattığı tuhaf tezatlık. Geleneksel Çin tıbbı dükkânlarının ve sokak yemekçilerinin arasında, adını 1837-1901 yılları arasında hüküm süren Britanya Kraliçesi Victoria’dan alan Queens Road boyunca yürürdüm. Ayrıca sık sık Possession Street üzerindeki bir arkadaşımı ziyaret ederdim. Bu sokağın adı, Britanya kuvvetlerinin Çin’deki başkomutanı Amiral Gordon Bremer’in 26 Ocak 1841’de Hong Kong’u resmen Britanya toprağı ilan ettiği noktayı işaret ettiği için verilmiştir.

Hong Kong’un Britanya tarafından ele geçirilmesini mümkün kılan Birinci Afyon Savaşı da dâhil olmak üzere Afyon Savaşları, bugün hâlâ şehrin günlük yaşamını şekillendiriyor. Ve Economist’in bu makalesinin de belirttiği gibi, modern Çin’i anlamak için de hayati öneme sahip. Bu savaşlar, Çin’in “aşağılanma yüzyılı” olarak adlandırdığı dönemin başlangıcı oldu ve Göksel İmparatorluk’un dünyanın en büyük gücü olduğu iddiasının içinin boş olduğunu ortaya çıkararak sonunda imparatorluk yönetiminin çöküşüne zemin hazırladı.

Ancak Çin’de bu karanlık dönem aynı zamanda yeni bir şafağın habercisi olarak anlatılıyor. Devlet medyası 1989 yılında şu ifadeleri kullanmıştı: “Afyon Savaşı, Çin’in modern tarihindeki büyük olaydır; yalnızca aşağılanma tarihinin başlangıcı değil, aynı zamanda Çin halkının yabancı istilasına karşı direniş mücadelesinin ilk şanlı bölümüdür.” Elbette bu anlatıda Komünist Parti, Batılı savaş kışkırtıcılığına karşı tek kurtarıcı olarak sunulur. Günümüzde Çin’deki her öğrenci, ülkenin yeniden büyük güç olma çabasının özünde geçmişin hesabını sorma girişimi olduğunu öğreniyor.

Britanya, Afyon Savaşları sırasında pek de onurlu davranmadı. 19. yüzyılın başlarında Britanyalılar Çin ipeğine, porselenine ve özellikle çayına hayrandı. Ancak Çin, Britanya mallarını istemiyordu; tüccarlar yalnızca gümüş karşılığında satış yapıyordu ve bu durum Britanya’nın gümüş rezervlerini eritiyordu. Dengeyi değiştirmek isteyen Britanyalı tüccarlar, Hindistan’da üretilen afyonu yasa dışı biçimde Çin’e satmaya başladı ve ödemeyi gümüş olarak talep etti. 1839’a gelindiğinde afyon satışları Britanya’nın çay tüketiminin tüm maliyetini karşılıyordu.

Çinli yetkililer doğal olarak afyon kaçakçılığına karşı harekete geçti. Mayıs 1839’da yaklaşık bin ton afyona el koydular ve tazminat ödemeyi reddettiler. Çin’in ticaret taleplerine boyun eğmemesine ve Britanya’ya gerekli saygıyı göstermemesine öfkelenen Londra yönetimi bunu Birinci Afyon Savaşı’nı başlatmak için bahane olarak kullandı. Savaşı kazandıktan sonra Britanya, 1842 tarihli Nankin Antlaşması ile Hong Kong’u ele geçirdi ve burada kalıcı bir ticaret merkezi kurdu. Ardından Britanya ve Fransa, ticareti genişletmek, afyon ticaretini yasallaştırmak ve diplomatik erişimi artırmak amacıyla 1856-1860 yılları arasında Çin’e karşı İkinci Afyon Savaşı’nı da kazandı. Ayrıca Hong Kong Adası’nın kuzeyindeki Yeni Bölgeler için 99 yıllık kira hakkı elde etti.

Bu utanç verici geçmiş, Batı’da pek çok kişinin Afyon Savaşları hakkında az şey bilmesinin nedenlerinden biri olabilir. Konuyla ilgili önemli bir kitap yazan Julia Lovell’e bunun bir sorun olup olmadığını sordum. Lovell, İngiltere’de “okuldan üniversiteye kadar tarih eğitimi alırken Afyon Savaşları’yla hiç karşılaşmadan ilerlemenin son derece kolay ve yaygın olduğunu” söyledi. Benim deneyimim de buydu; buna karşılık Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nı üç ayrı kez okudum. ABD eyaletlerinin müfredatlarında da Afyon Savaşları zorunlu bir konu değil.

Lovell’e göre gençlerin ve genel olarak toplumun bu savaşları öğrenmesi gerekiyor. Birincisi, afyon ticareti Britanya’nın küresel bir güç haline gelmesinde kritik rol oynadı ve bu konu ulusal tarihin karanlık sayfalarından biri. İkincisi ise Çin’in Batı ile bugün yaşadığı sorunlu ilişkinin kökenlerini anlamak için Afyon Savaşları’nı ve onların başlattığı süreçleri bilmek gerekiyor. Çin’de bu savaşlar hâlâ siyasi söylemde Batı’ya karşı mücadele çağrısı olarak kullanılıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction