
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nda üst komuta kademesinde kapsamlı değişim.
Akıbeti belirsiz 13 general iddiası dikkat çekiyor.
Yorumlar: Yolsuzluk değil, Xi’ye mutlak sadakat süreci.

Çin’de son aylarda ordu içindeki tasfiyeler yeni bir boyuta ulaştı. Özellikle Roket Kuvvetleri ve stratejik komuta birimlerinde yaşanan görevden almalar ve kaybolan üst düzey isimler, Pekin’in askeri yapılanmasında sert bir yeniden dizayn sürecine işaret ediyor.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nda (PLA) Merkez Askeri Komisyonu’na bağlı kritik pozisyonlarda görev değişiklikleri art arda geldi. Roket Kuvvetleri komuta zincirinde yaşanan değişim, Savunma Bakanı seviyesinde görevden almalar ve bazı generallerin kamuoyundan tamamen kaybolması, sürecin sıradan bir yolsuzluk soruşturmasının ötesinde olduğu yorumlarını güçlendirdi.
Çin resmi söylemi, tasfiyeleri yolsuzlukla mücadele ve disiplin süreci olarak çerçeveliyor. Ancak uluslararası güvenlik çevrelerinde farklı bir okuma hakim: Asıl önceliğin, Devlet Başkanı ve Merkez Askeri Komisyonu Başkanı Xi Jinping’e tam bağlılık olduğu değerlendiriliyor. Özellikle Tayvan dosyasının askeri planlama açısından kritik bir eşiğe yaklaştığına dair analizler, orduda “aykırı ses” istemeyen bir konsolidasyon sürecine işaret ediyor.
Roket Kuvvetleri’nin önemi bu noktada ayrı bir başlık. Çin’in nükleer caydırıcılık kapasitesi ve Tayvan senaryosunda kilit rol üstlenen füze kabiliyeti bu komutanlık altında bulunuyor. Bu birimde yaşanan kapsamlı değişim, yalnızca iç disiplin meselesi değil, stratejik doktrin güncellemesi olarak da okunuyor.
Piyasalar açısından tablo iki katmanlı. Birincisi, Tayvan risk primi. Ordu içinde sadakat temelli bir konsolidasyon, askeri karar alma sürecinin daha merkezileşeceği anlamına gelebilir. Bu da Tayvan Boğazı’nda jeopolitik tansiyonun artma ihtimalini fiyatlamalara taşıyabilir. İkincisi, Çin iç siyasetinde güç konsolidasyonu. Xi’nin üçüncü döneminde askeri hiyerarşiyi tamamen kendi kontrolüne alması, politika yönünün daha net ve daha sert olabileceği algısını güçlendiriyor.
Küresel piyasalarda özellikle yarı iletken tedarik zinciri, savunma hisseleri, enerji fiyatları ve güvenli liman varlıkları bu tür gelişmelere duyarlı. Tayvan senaryosunun masada kalmaya devam etmesi, Asya risk primini yapısal olarak yüksek tutabilir.
Özetle, Çin ordusundaki tasfiye dalgası yalnızca bir yolsuzluk operasyonu olarak görülmüyor. Güç konsolidasyonu, stratejik hazırlık ve Tayvan dosyasına yönelik askeri planlama ekseninde daha geniş bir yeniden yapılanma süreci yaşanıyor. Bu da jeopolitik risk başlığını yeniden küresel yatırım ajandasının üst sıralarına taşıyor.