
Fed Başkanı Jerome Powell, ABD Adalet Bakanlığı’nın Federal Reserve’e büyük jüri celpleri gönderdiğini ve cezai iddianame tehdidinde bulunduğunu açıkladı. Powell, bu adımın geçen yıl Haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi önünde verdiği ifadeyle ilişkilendirildiğini, ancak bunun “bir bahane” olduğunu vurguladı.
Powell’ın ifadesine göre, söz konusu soruşturma Fed’in tarihi ofis binalarının yenilenmesine yönelik çok yıllı bir projeye dayandırılıyor. Ancak Fed’in bu süreçte Kongre’yi hem resmi ifadelerle hem de kamuya açık açıklamalarla bilgilendirdiğini belirten Powell, “Bu tehdit ne yenileme projesiyle ne de Kongre’nin denetim yetkisiyle ilgili” dedi.
Fed Başkanı açıklamasında asıl meselenin altını net çizdi: Cezai suçlama tehdidi, Fed’in faiz oranlarını Başkan’ın tercihleri doğrultusunda değil, ekonomik veriler ve kamu yararı temelinde belirlemesinin bir sonucu. Powell, bunun para politikasının bağımsızlığı açısından kritik bir eşik olduğunu belirterek, “Soru şu: Fed, faizleri kanıta ve ekonomik koşullara göre mi belirleyecek, yoksa siyasi baskı ve gözdağıyla mı?” ifadelerini kullandı.
Dört farklı yönetim döneminde — Cumhuriyetçi ve Demokrat — Fed’de görev yaptığını hatırlatan Powell, tüm bu süreçlerde fiyat istikrarı ve azami istihdam hedeflerinden sapmadan, siyasi korku ya da kayırma olmaksızın görev yaptığını vurguladı. Kamu hizmetinin zaman zaman tehditler karşısında duruş gerektirdiğini söyleyen Powell, Senato tarafından onaylanan görevini aynı çizgide sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Bu çıkış, Washington’da merkez bankası bağımsızlığı, yürütmenin para politikası üzerindeki etkisi ve hukuki araçların siyasi baskı unsuru olarak kullanılıp kullanılmadığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle faiz indirimi beklentilerinin yoğunlaştığı bir dönemde gelen açıklama, piyasalarda “Fed üzerindeki siyasi risk primi” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
