
Yapay zekâ altyapısına yönelik talep, bellek ve yarı iletken pazarında kapasiteyi zorlayarak arz sıkışıklığı yarattı
AI odaklı bellek üretimi, telefon ve bilgisayar gibi geleneksel ürünleri ikinci plana itti
Micron, ABD ve Asya’da milyarlarca dolarlık yatırımlarla kapasiteyi genişletmeye hazırlanıyor
Teknoloji tarafında piyasanın genel dalgalanmasından ayrışan farklı bir hikâye yazılıyor. Yapay zekâ altyapısına yönelik hızlanan yatırımlar, bellek ve yarı iletken pazarında ciddi bir kapasite baskısı oluşturmuş durumda. Özellikle yüksek bant genişlikli belleklerin (HBM), yapay zekâ hızlandırıcılarında yoğun biçimde kullanılması, sektörün mevcut üretim kapasitesinin büyük bölümünün bu alana yönelmesine yol açıyor.
Micron Technology yöneticileri, AI için gerekli bellek talebinin beklenenden çok daha hızlı arttığını ve bu durumun akıllı telefonlar, kişisel bilgisayarlar ve diğer tüketici elektroniği ürünlerinde arz sıkışıklığı yarattığını vurguluyor. Bellek üretiminin büyük ölçüde yapay zekâ odaklı altyapıya kayması, geleneksel ürün segmentlerinde hem tedarik hem de maliyet baskısını artırıyor. Piyasa kaynaklarına göre bu dengesizliğin kısa vadede çözülmesi zor görünüyor.
Şirket, oluşan darboğaza karşılık kapasite artırımı için somut adımlar atıyor. Micron’un New York’ta yaklaşık 3 milyar dolarlık, Tayvan’da ise 28 milyar dolara ulaşan yatırımlar planladığı belirtiliyor. Bu yatırımların temel amacı, yapay zekâ uygulamaları için kritik önemde olan bellek üretimini artırırken, küresel tedarik zincirindeki kırılganlığı azaltmak.
Ortaya çıkan tablo, yarı iletken sektöründe yeni bir döneme işaret ediyor. Pandemi sonrası tedarik sorunlarından farklı olarak, bu kez kriz üretim eksikliğinden değil; kapasitenin stratejik olarak yapay zekâya yönlendirilmesinden kaynaklanıyor. Bu da önümüzdeki dönemde bellek fiyatları, teknoloji yatırımları ve tüketici elektroniği pazarında kalıcı etkiler yaratabilecek bir dönüşüm anlamına geliyor.
