
Bloomberg’e göre Boğaz köprüleri ve en az 9 otoyolun işletme hakları için yeni bir özelleştirme süreci hazırlanıyor.
Hükümetin bu kapsamda İngiltere merkezli Ernst & Young’a yetki verdiği öne sürülüyor.
Benzer bir Bloomberg haberi daha önce Ankara tarafından yalanlanmıştı; yeni iddia için gözler ikinci bir resmi açıklamaya çevrildi.
Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Boğaz köprüleri ile en az dokuz otoyolun işletme haklarının satışını içeren geniş ölçekli bir özelleştirme paketi yeniden masada. Haberde, Türkiye tarihinin en büyük özelleştirmelerinden biri olabilecek bu süreç için İngiltere merkezli Ernst & Young’a danışmanlık yetkisi verildiği iddia ediliyor. Söz konusu paket, yalnızca finansal boyutuyla değil, siyasi ve stratejik etkileriyle de dikkat çekiyor.
Bu iddia, Boğaz köprülerinin geçmişteki özelleştirme girişimlerini yeniden hatırlattı. 2012 yılında Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü de kapsayan ihalede verilen tekliflerin yeterli bulunmadığı, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Koç Grubu’nun teklifine atıfla “Bu fiyata verirsem vatana ihanet ederim” sözleriyle süreci sonlandırdığı biliniyor. Aradan geçen yıllara rağmen köprüler, hem ekonomik hem de “milli güvenlik” boyutları nedeniyle siyasetin en hassas başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Mevcut Bloomberg haberinde dikkat çeken unsurlardan biri de, daha önceki benzer bir Bloomberg iddiasının Ankara tarafından yalanlanmış olması. Hatırlanacağı üzere, önceki haberde de köprü ve otoyolların işletme haklarının satışına yönelik hazırlık yapıldığı ileri sürülmüş, hükümet cephesinden gelen açıklamalarda bu iddialar net bir dille reddedilmişti. Şimdi ise yeni haber, piyasalarda “ilk yalanlamadan sonra ikinci bir adım mı geliyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Özelleştirme iddiasının siyasi boyutu da tartışma yaratıyor. Boğaz köprülerinin “milli güvenlik” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan çevreler, işletme haklarının yabancı sermayeye açılmasının stratejik riskler doğurabileceğini dile getiriyor. Özellikle yetki verilen firmanın İngiltere merkezli olması, bu eleştirilerin dozunu artırıyor. Muhalif yorumlarda, sürecin ekonomi yönetimi ve mevcut mali dengelerle ilişkilendirilerek Mehmet Şimşek liderliğindeki ekonomi programının baskı altında olduğu vurgulanıyor.
Piyasa cephesinde ise ana soru şu: Bu haber de önceki gibi yalanlanacak mı, yoksa süreç fiilen mi başlatılıyor? Bloomberg’in iddiaları şimdilik resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. Ancak geçmişteki yalanlama deneyimi nedeniyle, Ankara’dan gelecek olası açıklama hem siyasi hem de finansal fiyatlamalar açısından kritik önem taşıyor. Boğaz köprüleri dosyası, bir kez daha ekonomi, siyaset ve milli güvenlik başlıklarının kesiştiği yüksek riskli bir gündem maddesi olarak öne çıkmış durumda.
