
Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde eşi benzeri görülmemiş bir belirsizlikle karşı karşıya. ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını beş gün ertelemesiyle yaşanan kısa süreli ‘ateşkes rallisi’, uzmanlara göre büyük bir krizin başlangıcı olabileceği endişesini tetikliyor. Klasik finansal modellerin kırıldığı, ekonomik verilerin yerine jeopolitik senaryoların fiyatlamaları domine ettiği bu yeni dönemde, yatırımcılar için ‘kaçacak güvenli alan’ kalmadığı yorumları yapılıyor.
Son 24 saatte yaşanan olağanüstü piyasa hareketleri, bu belirsizliğin en net göstergesi oldu. S&P 500 vadeli kontratları -50 puandan +180 puana sıçrarken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4.44’ten %4.33’e geriledi. Avrupa tahvillerinde de benzer bir alım eğilimi gözlenirken, doların zayıflaması dikkat çekti. Ancak bu hareket, bir rahatlama değil, aksine piyasaların derin bir belirsizliğe odaklandığının işareti olarak yorumlanıyor.
**Jeopolitik Piyasayı Ele Geçirdi: Klasik İlişkiler Kırılıyor**
Piyasada hakim olan ruh hali, tek bir cümleyle özetlenebilir: “Nowhere to hide” yani “kaçacak güvenli alan yok”. Normal şartlarda böyle bir ortamda altın yükseliş gösterir, tahviller değer kazanır ve dolar güçlenir. Ancak mevcut tabloda altın zayıf kalıyor, tahviller baskı altında seyredebiliyor ve dolar net bir yön çizemiyor. Bu durum, piyasadaki klasik ilişkilerin bozulduğunu ve fiyatlamaların ekonomik verilerden ziyade jeopolitik gelişmeler üzerinden yapıldığını açıkça ortaya koyuyor.
**2022 Senaryosu Geri Mi Dönüyor: Enflasyon ve Büyüme Şoku Tehdidi**
Piyasada yeniden konuşulmaya başlanan temel çerçeve, “önce enflasyon şoku, ardından büyüme şoku” senaryosu. Bu sürecin merkezinde ise enerji piyasaları yer alıyor. Petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve Avrupa doğalgaz fiyatlarındaki katlanma, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyonu yeniden yukarı itme potansiyeli taşıyor. Bu durum, merkez bankalarını zor bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: yüksek enflasyon karşısında faiz artırma gerekliliği ile zayıflayan büyüme karşısında faiz indirme baskısı. Sonuç olarak, piyasalar aynı anda hem faiz artışı hem de resesyon olasılığını fiyatlıyor.
**Üç Ana Senaryo: Piyasaların Yol Haritası**
Uzmanlar, önümüzdeki döneme ilişkin üç ana senaryo üzerinde duruyor:
1. **Kontrollü Çıkış Senaryosu (En Olası):** ABD ve İsrail’in belirli hedeflere ulaşarak operasyonları sınırlaması ve “başarı” ilan etmesi durumunda, İran’ın doğrudan savaş yerine asimetrik saldırılarla süreci uzatması bekleniyor. Bu senaryoda oynaklık yüksek kalmaya devam edecek, petrol fiyatları yüksek seviyelerde dengelenecek ve borsalarda dalgalı bir toparlanma görülecek.
2. **Uzayan ve Genişleyen Savaş:** Çatışmanın uzaması ve yanlış hesaplamalarla genişlemesi durumunda riskler ciddi şekilde artacak. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve enerji arzının kesintiye uğraması, petrol fiyatlarını 150 dolar ve üzerine çıkarabilir, enflasyonu yeniden hızlandırabilir ve küresel borsalarda çift haneli düşüşlere neden olabilir.
3. **İran İçinde Çöküş:** Düşük olasılıklı ancak yüksek etkili bu senaryo, ekonomik kriz ve iç gerilimlerin İran içinde bir kırılmaya yol açması durumunda ortaya çıkabilir. Bu durum, bölgesel istikrarsızlığı artıracak, enerji akışını daha da belirsiz hale getirecek ve küresel riskleri büyütecektir.
**Kritik Nokta: Hürmüz Boğazı’nın Önemi**
Piyasaların şu an odaklandığı en kritik nokta Hürmüz Boğazı. Dünya petrolünün yaklaşık %20’si bu boğazdan geçiyor. Eğer boğaz açık kalırsa petrol fiyatları gerileyebilir ve piyasalarda bir rahatlama görülebilir. Ancak kapanması halinde, enerji şoku küresel ekonomiyi doğrudan etkileyerek 1970’lerden bu yana en sert arz krizine yol açabilir.
**Dolar Neden Güçlenmiyor?**
Mevcut krizin en dikkat çekici unsurlarından biri, doların beklenen kadar güçlü bir tepki vermemesi. Bunun temel nedenleri arasında ABD’nin artık net bir enerji üreticisi olması, faiz farklarının dolar lehine olmaması ve Asya ile Orta Doğu ülkelerinin rezerv kullanımı gösteriliyor. Bu durum, mevcut krizi 2022’den ayıran önemli bir fark yaratıyor.
**’Her Düşüş Alım Fırsatı’ Dönemi Bitiyor Mu?**
Piyasanın son yıllardaki ana refleksi olan “düşüşleri al” stratejisi, mevcut ortamda sorgulanıyor. Artan oynaklık, bozulan korelasyonlar ve tek yönlü olmayan riskler nedeniyle bu yaklaşımın geçerliliği tartışılıyor. Kısa vadede piyasa hareketleri, küçük yükselişlerde dengeli seyrederken, büyük hareketlerde aşağı yönlü bir eğilim gösteriyor.
**Sonuç: Piyasalar Artık Belirsizliği Fiyatlıyor**
Bugün piyasada fiyatlanan tek şey belirsizlik. Haber akışı yön belirliyor, jeopolitik gelişmeler fiyatlamayı kontrol ediyor ve enerji piyasası tüm varlıkları etkiliyor. Bu nedenle, piyasaların artık ekonomik değil, jeopolitik bir rejime geçtiği ve yatırımcıların bu yeni dinamiklere göre stratejilerini gözden geçirmeleri gerektiği belirtiliyor.