
Suudi Arabistan, hava sahası ve topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri eylem için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı
Bu açıklama, Suudi veliaht prensi ile İran Cumhurbaşkanı arasındaki telefon görüşmesinin hemen ardından geldi
USS Abraham Lincoln ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığı, olası bir İran operasyonu spekülasyonlarını gündemde tutuyor
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık’ın topraklarının ve hava sahasının herhangi bir askeri saldırı veya operasyon için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Veliaht prensin bu açıklaması, Riyad’ın bölgesel gerilimlerin ötesinde diplomasi ve istikrar vurgusunu sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Suudi yetkililer, egemenliğe saygı ve diyalogla sorunların çözülmesi gerektiğini de ayrıca vurguladı.
Bu açıklama, ABD donanmasına ait uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve destek unsurlarının Orta Doğu’ya sevk edilmesi sonrasında geldi. ABD Savunma Bakanlığı ve Reuters kaynakları, USS Lincoln’ün bölgeye ulaştığını, bunun Washington’ın askeri seçeneklerini genişletme amacı taşıdığını bildirdi. Bu hareket, gerilimi artıran askeri adımlar olarak algılanıyor.
Suudi Arabistan’ın bu tutumu, Körfez bölgesinin jeopolitik hassasiyeti nedeniyle kritik bir denge mesajı niteliği taşıyor. Körfez’in stratejik konumu, enerji arz güvenliği ve bölge ülkelerinin ekonomik istikrarı açısından savaş risklerinin azaltılmasını öncelikli kılıyor. Suudi açıklaması, hem ABD’nin olası askeri planları hem de İran’ın sert cevap verme olasılıklarının değerlendirilmesinde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Bölgede ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de benzer bir pozisyon sergileyerek hava sahasının, karasının ve sularının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini duyurmuştu. Bu ortak tutum, ABD’nin planladığı gibi geniş çaplı bir operasyonun önünde diplomatik ve lojistik engeller oluşturuyor.
Jeopolitik risklerin artması, enerji piyasaları ve bölgesel yatırımcı algısında dalgalanmalara neden olabilir. Hem ABD’nin askeri yığınağı hem de Körfez ülkelerinin savaş riskini azaltma yönündeki adımları, bölge güvenliği ve ekonomik istikrar açısından yakından izleniyor.
