
13 Ağustos 2026 | FT Full Throttle Piyasa Açılış Raporu
Bu sabah piyasaların manşetinde benim için Nasdaq yok.
Altın var.
Spot altın 4.408 dolar/ons civarında ve iki ayın zirvesine yerleşmiş durumda. Dün yaklaşık %1 yükseldi. Aralık vadeli ABD altın kontratları 4.467 dolar civarında. Üstelik bu hareket, ABD 10 yıllık tahvil faizinin hâlâ yaklaşık %4,68 gibi oldukça yüksek bir seviyede bulunduğu ortamda gerçekleşiyor. (Reuters)
Bu ayrıntı çok önemli.
Çünkü eski piyasa denklemine göre:
yüksek reel faiz + yüksek tahvil faizi = zayıf altın
olmalıydı.
Ama olmuyor.
Altın son bir ayda yaklaşık %8,6, son bir yılda yaklaşık %32 yükselmiş durumda. (Trading Economics)
Dolayısıyla altındaki hareketi artık sadece “Fed faiz indirecek mi?” sorusuyla açıklamak bana yetersiz geliyor.
Burada daha büyük bir hikâye var:
Merkez bankaları rezerv sistemini değiştiriyor. Çin altın biriktiriyor. Jeopolitik risk kalıcılaşıyor. ABD tahvillerinin güvenli liman özelliği tartışılıyor. Dolar rezervlerindeki çeşitlendirme sürüyor. Ve şimdi Amerikan enflasyonunun da aşağı gelmesi altının önündeki en büyük kısa vadeli engellerden birini kaldırıyor.
Ben bu nedenle 13 Ağustos sabahının manşetini şöyle okuyorum:
Altın yükselmiyor çünkü enflasyon düştü.
Altın yükseliyor çünkü dünyanın para sistemi değişiyor.
Enflasyonun düşmesi sadece yolu açıyor.
Dün açıklanan ABD temmuz TÜFE verisi piyasanın altın açısından görmek istediği rakamdı.
Manşet TÜFE aylık yalnızca %0,1 yükseldi.
Yıllık enflasyon hazirandaki %3,5’ten %3,4’e geriledi.
Çekirdek TÜFE aylık %0,2 arttı. (Reuters)
Bu rakamların hemen ardından Fed’in eylül ayında yeniden faiz artıracağı beklentisi belirgin biçimde düştü. Reuters’ın hesaplamasına göre faiz artırım olasılığı yaklaşık %54’ten %40’a geriledi. (Reuters)
Altın açısından mekanizma açık:
Enflasyon ↓
Fed artırım ihtimali ↓
Tahvil faizinin yukarı gitme ihtimali ↓
Altının fırsat maliyeti ↓
Altın ↑
Fakat bence asıl önemli olan bu değil.
Çünkü ABD 10 yıllık faizi hâlâ %4,68.
Üstelik Reuters’ın 6-11 Ağustos arasında yaptığı stratejist anketinde 10 yıllık faizin üç ay içinde %4,50’ye, bir yıl içinde yaklaşık %4,34’e gerilemesi bekleniyor. (Reuters)
Eğer bu gerçekleşirse altının bugün karşı karşıya olduğu en büyük makro frenlerden biri gevşeyecek.
Burada rakamları yan yana koymak gerekiyor.
Çünkü Çin’in yaptığı artık sembolik rezerv çeşitlendirmesi değil.
Çin Merkez Bankası nisan ayında rezervlerine 8 ton altın ekledi.
Bu, Aralık 2024’ten sonraki en yüksek aylık alımdı.
Toplam rezerv 2.322 tona çıktı. (World Gold Council)
Mayısta PBoC yeniden hızlandı.
10 ton daha aldı.
Bu, üst üste 19. aylık rezerv artışıydı. (World Gold Council)
Haziranda tempo daha da arttı.
PBoC yaklaşık 15 ton daha altın aldı.
Bu kez Ekim 2023’ten beri görülen en büyük aylık alım gerçekleşti ve toplam rezerv yaklaşık 2.346 tona yükseldi. (World Gold Council)
Ve ardından temmuz geldi.
World Gold Council’ın 10 Ağustos tarihli haftalık piyasa raporuna göre Çin Merkez Bankası temmuzda 20 ton daha altın aldı.
Bu, 33 ayın en büyük aylık alımı. (World Gold Council)
Diziyi tekrar okuyalım:
Nisan +8 ton
Mayıs +10 ton
Haziran +15 ton
Temmuz +20 ton
Bence altın konusunda bugün bilinmesi gereken en önemli grafiklerden biri budur.
Çünkü Çin altın alıyor demek başka şeydir.
Çin’in altın alım hızını artırması başka şeydir.
World Gold Council’ın son raporunda çok önemli başka bir ayrıntı var.
Ağustosun yalnızca ilk haftasında Çinli yatırımcılar altın ETF’lerine yaklaşık 6 ton ekledi.
Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda altın net uzun pozisyonları da belirgin şekilde arttı. (World Gold Council)
Dolayısıyla Çin tarafında iki ayrı talep kanalı oluşuyor:
Merkez Bankası → rezerv talebi
ve
yatırımcı → finansal altın talebi.
Bunların aynı anda hızlanması önemli.
Özellikle Batılı yatırımcının ETF talebinin tekrar güçlenmesi halinde altın piyasasında üçlü talep mekanizması oluşabilir:
Merkez bankaları + Çinli yatırımcı + Batılı fonlar.
Altındaki 4.500 dolar tartışmasını benim için asıl anlamlı hale getiren nokta budur.
Burada Çin’i tek başına okumak da hata olur.
World Gold Council’ın 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Araştırması’ndaki sonuçlar çok çarpıcı.
Araştırmaya katılan rezerv yöneticilerinin:
%89’u küresel merkez bankalarının altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ayda artacağını düşünüyor.
Daha önemlisi:
%45’i kendi merkez bankasının altın rezervini artıracağını söylüyor.
Bu oran WGC araştırmasının tarihindeki en yüksek oran. (World Gold Council)
Üstelik merkez bankaları son dört yılda yılda ortalama yaklaşık 1.000 ton altın biriktirdi.
Önceki on yılın ortalaması yaklaşık 500 tondu. (World Gold Council)
Yani merkez bankalarının altın talebi yaklaşık iki kat daha yüksek bir rejime geçmiş durumda.
Bunun anlamı şu:
Eskiden Batılı ETF yatırımcısı satarsa altın ciddi baskı görürdü.
Bugün fiyat düştüğünde karşı tarafta merkez bankaları var.
Bu nedenle altının düzeltmelerde davranışı da değişiyor.
Hayır.
Spot fiyat zaten yaklaşık 4.408 dolar.
4.500 dolara kalan mesafe yalnızca yaklaşık %2.1.
Dolayısıyla artık 4.500 dolar bir “uzun vadeli hedef” değil.
Kısa vadeli teknik eşik.
Fakat ben 4.500’ün kendisinden çok, o seviyenin üzerinde ne olacağıyla ilgileniyorum.
Çünkü 4.500 üzerinde kalıcılık sağlanırsa piyasa tekrar ocak ayında görülen tarihi zirveleri konuşmaya başlayabilir.
Trading Economics’e göre altının 2026 başındaki tarihi zirvesi yaklaşık 5.608 dolar seviyesindeydi. (Trading Economics)
Yani 4.400 dolar pahalı görünebilir.
Ama ocak zirvesine göre hâlâ yaklaşık %21 aşağıdayız.
Bu perspektifi kaybetmemek lazım.
Burada çok fazla rakam dolaştığı için özellikle Reuters’ın derlediği kurumsal tahminlere bakıyorum.
JPMorgan’ın 2026 üçüncü çeyrek ortalama beklentisi yaklaşık 4.300 dolar, dördüncü çeyrek beklentisi 4.500 dolar civarında. (Reuters)
Ancak altının bugün 4.400 doların üzerine çıkmış olması bize önemli bir şey söylüyor:
Piyasa bazı kurumların birkaç ay sonrası için öngördüğü seviyeleri şimdiden fiyatlıyor.
Bu yüzden bundan sonra kurum hedeflerinin yukarı revizyonlarını görmek şaşırtıcı olmaz.
Ocak ayında Reuters’ın yaptığı değerlendirmede 2026’nın güçlü başlangıcının 5.000 dolar ihtimalini ciddi biçimde gündeme taşıdığı belirtiliyordu. (Reuters)
Dolayısıyla soru artık benim için:
“Altın 4.500 olur mu?” değil.
Soru:
İşte altın boğalarının görmezden gelmemesi gereken risk.
Brent.
11 Ağustos’ta Brent 88,91 dolar seviyesine çıktı.
ABD ham petrolü 83,20 dolara yükseldi. (Reuters)
Bundan hemen önce petrol tek seansta yaklaşık %5 yükselmişti. (Reuters)
Neden?
Hürmüz.
ABD-İran görüşmeleri.
Ve İran’ın boğazın kapalı kalacağı yönündeki açıklamaları.
11 Ağustos’ta Reuters, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını söylediğini ve bunun petrol fiyatlarını desteklediğini bildirdi. (Reuters)
Bugün ise petrol bir miktar geriliyor; çünkü küresel talep beklentileri aşağı revize ediliyor. Ancak ABD-İran görüşmelerindeki çıkmaz ve arz riski ortadan kalkmış değil. (Reuters)
Dolayısıyla petrol için benim matriksim şöyle:
80-90 dolar → yönetilebilir.
90-100 dolar → enflasyon yeniden fiyatlanır.
100 dolar üzeri → Fed, tahvil ve hisse piyasasının bütün hesabı değişir.
Bence piyasaların anlamakta zorlandığı en önemli rejim değişikliklerinden biri bu.
Eski model:
Petrol ↑ → enflasyon ↑ → faiz ↑ → altın ↓
Yeni modelde ise:
Petrol ↑ → jeopolitik risk ↑ → enflasyon ↑ → güvenli liman talebi ↑ → altın ↑
da mümkün.
Özellikle petrol artışının nedeni ekonomik büyüme değil savaş ve arz şokuysa, altının petrol ile birlikte yükselmesi son derece mantıklı.
Bu nedenle:
ABD 10 yıllık faizi bu sabah yaklaşık %4,68.
Son bir yılın zirve bölgesi ise %4,75’e yakın. (Investing.com)
Bence altın açısından kritik nokta tam burada.
Altın:
%4,7’ye yakın 10 yıllık faize rağmen 4.400 doların üzerinde durabiliyorsa, tahvil faizi %4,5’e indiğinde ne olacak?
%4,3’e indiğinde ne olacak?
İşte altın boğa tezinin kısa vadeli ikinci ayağı bu.
Fakat tersini de söylemek gerekiyor.
Bugün açıklanacak ÜFE çok yüksek gelirse:
Fed artırım ihtimali yeniden yükselir.
10 yıllık faiz %4,75’i aşabilir.
Dolar güçlenebilir.
Altında ilk etapta sert kâr satışı görebiliriz.
Bu nedenle 4.500 dolar düz bir çizgi değildir.
Dün ABD borsalarında yeniden AI ticareti vardı.
S&P 500:
+%0,26
Nasdaq:
+%0,54
Dow:
-%0,04
CoreWeave’in güçlü sonuçları ve sermaye harcaması beklentisini artırması AI altyapı temasını yeniden canlandırdı. Super Micro Computer da güçlü tahminlerle yükseldi. (Reuters)
Reuters’ın değerlendirmesine göre Nasdaq, S&P 500 ve MSCI All Country endeksleri yeniden tarihi zirvelere çok yakın. (Reuters)
Ama burada garip bir kombinasyon var:
Hisse senetleri zirvede.
Altın yükseliyor.
Petrol yüksek.
10 yıllık %4,68.
Normal şartlarda bu dört varlığın aynı anda bu şekilde fiyatlanması kolay değildir.
Bu nedenle piyasanın verdiği mesaj bana göre:
AI rallisini sadece Nvidia üzerinden okumamak gerektiğini düşünüyorum.
Kore’deki son hareket bunun çok güzel örneği.
Samsung Electronics ve SK Hynix birlikte KOSPI’nin yarısından fazlasını oluşturuyor. (Reuters)
SK Hynix HBM tarafında AI temasının en doğrudan oyuncularından biri.
Samsung ise HBM yarışında açığı kapatabilirse ciddi bir yeniden değerleme hikâyesine dönüşebilir.
KOSPI’deki son sert düşüş sonrasında analistlerin önemli uyarısı da buydu:
SK Hynix’in sonuçları güçlüydü ama AI piyasasında artık sadece “güçlü sonuç” yetmiyor; yatırımcılar uzun vadeli anlaşmalar ve hissedar getirileri gibi yeni katalizörler arıyor. (Reuters)
Bu nedenle AI yatırım zincirini şöyle okumayı tercih ediyorum:
Nvidia → HBM → Samsung/SK Hynix/Micron → Networking → Data Center → Elektrik → Soğutma → Enerji.
Önümüzdeki dönemde büyük paranın sadece ilk halkada değil, bu zincirin darboğazlarında kazanılacağını düşünüyorum.
Türkiye tarafında dün çok güçlü bir kapanış vardı.
BIST 100 14.110 puana yükseldi.
Günlük artış yaklaşık %2,96.
Son bir yıllık yükseliş yaklaşık %28,9. (Trading Economics)
Gün içi zirve 14.131 civarındaydı. (MarketWatch)
Burada ilk önemli soru:
14.000 üzerindeki kalıcılık korunursa 14.130-14.200 bandı ilk kısa vadeli test alanı.
Ancak BIST’te benim hâlâ temel problemim aynı:
Alternatif getiri çok yüksek.
TL mevduat ve para piyasası fonları bu kadar yüksek getiri üretirken hisse senedinin yatırımcıya sadece “yükselebilirim” demesi yetmez.
Şirketin kâr üretmesi gerekiyor.
Nakit yaratması gerekiyor.
Borçluluğunu yönetmesi gerekiyor.
Enflasyon üzerinde reel büyüme yaratması gerekiyor.
Dolayısıyla endeks yükselse bile artık hisse seçimi endeks seçiminden daha önemli.
Şimdi bütün piyasa bugünkü ikinci enflasyon sınavını bekliyor:
ABD Üretici Fiyat Endeksi — PPI.
Dün TÜFE piyasanın önünü açtı.
Bugün ÜFE bunun devam edip etmeyeceğini gösterecek.
Bence verinin kendisini tahmin etmek yerine dört senaryo düşünmek daha doğru.
En güçlü altın senaryosu.
10Y ↓
Dolar ↓
Altın → 4.450 / 4.500
Nasdaq ↑
Bu durumda 4.500 dolar çok hızlı test edilebilir.
Mevcut trend korunur.
Altında 4.400 üzeri konsolidasyon.
AI hisselerinde momentum.
Petrolde Hürmüz haberleri belirleyici.
İlk tepki:
10Y ↑
Dolar ↑
Altın ↓
Nasdaq ↓
Ancak altındaki düşüşün kalıcı olup olmayacağını merkez bankası ve Çin talebi belirler.
Asıl risk bu.
Çünkü o zaman piyasa:
“Enflasyon bitmedi”
demeye başlar.
Fed fiyatlaması değişir.
10 yıllık %5 tartışması geri gelir.
Büyüme hisselerinin değerlemeleri baskılanır.
Altın ilk aşamada faiz nedeniyle satılabilir; ikinci aşamada stagflasyon ve jeopolitik risk nedeniyle yeniden alınabilir.
Bugünkü yaklaşık 4.400 dolar fiyat üzerinden:
4.350: İlk kısa vadeli destek.
4.400: Psikolojik eşik.
4.435: Son yükselişte test edilen bölge.
4.450: Momentum bölgesi.
4.500: Ana psikolojik eşik.
4.500 üzerinde birkaç günlük kalıcılık oluşursa:
4.650 → 4.800 → 5.000
tartışması yeniden açılır.
Ve ondan sonra ocak ayındaki yaklaşık 5.600 dolar tarihi zirvesi tekrar piyasanın radarına girer. (Trading Economics)
Burada 5.400-5.600 dolar artık matematiksel olarak fantastik bir rakam değildir.
4.408’den 5.400’e yükseliş yaklaşık %22,5’tir.
Altının son bir yılda yaklaşık %32 yükseldiği düşünüldüğünde böyle bir hareketin gerçekleşmesi için “dünyanın sonunun gelmesi” gerekmiyor.
Ama bunun gerçekleşmesi için:
Tahvil faizlerinin gevşemesi, Çin alımlarının devam etmesi, ETF talebinin güçlenmesi ve jeopolitik risk priminin korunması gerekiyor.
Bugün bütün piyasa TÜFE, ÜFE ve Fed’i konuşuyor.
Ben biraz başka yere bakıyorum.
Çünkü veriler değişir.
Tahminler değişir.
Fed’in tonu değişir.
Ama Çin’in davranışı bize daha yapısal bir şey söylüyor:
Nisan +8 ton.
Mayıs +10 ton.
Haziran +15 ton.
Temmuz +20 ton.
Aynı anda merkez bankalarının %45’i kendi altın rezervlerini artırmayı planlıyor. (World Gold Council)
Ve altın, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,68 civarındayken bile 4.400 doların üzerinde.
Benim için günün en önemli verisi budur.
Bu nedenle mesele:
“Bugün ÜFE kaç gelecek?”
değil.
Asıl soru:
ÜFE düşük gelirse ne alacaksınız?
Yüksek gelirse ne satacaksınız?
Petrol 100 dolar olursa portföyünüz ne yapacak?
10 yıllık %5 olursa ne kaybedeceksiniz?
10 yıllık %4,3’e düşerse hangi varlık kazanacak?
Ekonomik veriyi tahmin etmeye çalışmak yerine portföyünüzün farklı sonuçlara vereceği tepkiyi bilmek zorundasınız.
ALTIN: Yapısal olarak pozitif; 4.500 ana eşik.
GÜMÜŞ: Altına göre daha yüksek beta; Reuters’a göre bu sabah yaklaşık 65,5 dolar. (Reuters)
ABD 10Y: %4,68 — bugün piyasaların gerçek hakemi.
BRENT: Jeopolitik risk primi devam ediyor; 90-100 dolar bandına dönüş kritik.
NASDAQ: AI momentumu güçlü fakat yüksek tahvil faizine hassas.
SAMSUNG / SK HYNIX: AI’ın GPU dışındaki en önemli HBM/memory cephesi.
BIST 100: 14.110; 14.000 üzerinde kalıcılık önemli.
DOLAR: ÜFE ve Fed beklentisinin doğrudan fonksiyonu.
Ve günün tek cümlelik özeti:
Çünkü Fed’in ne söyleyeceğini bilmiyoruz. Ama Çin’in ne yaptığını biliyoruz: daha fazla altın alıyor.
Altın 4.400 doların üzerinde bunu bize anlatıyor.
4.500 dolar artık hedef değil, kapı.
Asıl soru o kapının arkasında 5.000-5.400 doların bulunup bulunmadığı.
Bu sabah altın tarafındaki en önemli yeni veri özellikle Çin’in temmuzda 20 tonluk alımı; nisan-mayıs-haziran-temmuz ivmesi yazının manşetini önceki versiyondan çok daha güçlü hale getiriyor. WGC bunu son 33 ayın en büyük aylık PBoC alımı olarak veriyor. (World Gold Council)
13 Ağustos 2026 | FT Full Throttle Piyasa Açılış Raporu
Bu sabah piyasaların manşetinde benim için Nasdaq yok.
Altın var.
Spot altın 4.408 dolar/ons civarında ve iki ayın zirvesine yerleşmiş durumda. Dün yaklaşık %1 yükseldi. Aralık vadeli ABD altın kontratları 4.467 dolar civarında. Üstelik bu hareket, ABD 10 yıllık tahvil faizinin hâlâ yaklaşık %4,68 gibi oldukça yüksek bir seviyede bulunduğu ortamda gerçekleşiyor. (Reuters)
Bu ayrıntı çok önemli.
Çünkü eski piyasa denklemine göre:
yüksek reel faiz + yüksek tahvil faizi = zayıf altın
olmalıydı.
Ama olmuyor.
Altın son bir ayda yaklaşık %8,6, son bir yılda yaklaşık %32 yükselmiş durumda. (Trading Economics)
Dolayısıyla altındaki hareketi artık sadece “Fed faiz indirecek mi?” sorusuyla açıklamak bana yetersiz geliyor.
Burada daha büyük bir hikâye var:
Merkez bankaları rezerv sistemini değiştiriyor. Çin altın biriktiriyor. Jeopolitik risk kalıcılaşıyor. ABD tahvillerinin güvenli liman özelliği tartışılıyor. Dolar rezervlerindeki çeşitlendirme sürüyor. Ve şimdi Amerikan enflasyonunun da aşağı gelmesi altının önündeki en büyük kısa vadeli engellerden birini kaldırıyor.
Ben bu nedenle 13 Ağustos sabahının manşetini şöyle okuyorum:
Altın yükselmiyor çünkü enflasyon düştü.
Altın yükseliyor çünkü dünyanın para sistemi değişiyor.
Enflasyonun düşmesi sadece yolu açıyor.
Dün açıklanan ABD temmuz TÜFE verisi piyasanın altın açısından görmek istediği rakamdı.
Manşet TÜFE aylık yalnızca %0,1 yükseldi.
Yıllık enflasyon hazirandaki %3,5’ten %3,4’e geriledi.
Çekirdek TÜFE aylık %0,2 arttı. (Reuters)
Bu rakamların hemen ardından Fed’in eylül ayında yeniden faiz artıracağı beklentisi belirgin biçimde düştü. Reuters’ın hesaplamasına göre faiz artırım olasılığı yaklaşık %54’ten %40’a geriledi. (Reuters)
Altın açısından mekanizma açık:
Enflasyon ↓
Fed artırım ihtimali ↓
Tahvil faizinin yukarı gitme ihtimali ↓
Altının fırsat maliyeti ↓
Altın ↑
Fakat bence asıl önemli olan bu değil.
Çünkü ABD 10 yıllık faizi hâlâ %4,68.
Üstelik Reuters’ın 6-11 Ağustos arasında yaptığı stratejist anketinde 10 yıllık faizin üç ay içinde %4,50’ye, bir yıl içinde yaklaşık %4,34’e gerilemesi bekleniyor. (Reuters)
Eğer bu gerçekleşirse altının bugün karşı karşıya olduğu en büyük makro frenlerden biri gevşeyecek.
Burada rakamları yan yana koymak gerekiyor.
Çünkü Çin’in yaptığı artık sembolik rezerv çeşitlendirmesi değil.
Çin Merkez Bankası nisan ayında rezervlerine 8 ton altın ekledi.
Bu, Aralık 2024’ten sonraki en yüksek aylık alımdı.
Toplam rezerv 2.322 tona çıktı. (World Gold Council)
Mayısta PBoC yeniden hızlandı.
10 ton daha aldı.
Bu, üst üste 19. aylık rezerv artışıydı. (World Gold Council)
Haziranda tempo daha da arttı.
PBoC yaklaşık 15 ton daha altın aldı.
Bu kez Ekim 2023’ten beri görülen en büyük aylık alım gerçekleşti ve toplam rezerv yaklaşık 2.346 tona yükseldi. (World Gold Council)
Ve ardından temmuz geldi.
World Gold Council’ın 10 Ağustos tarihli haftalık piyasa raporuna göre Çin Merkez Bankası temmuzda 20 ton daha altın aldı.
Bu, 33 ayın en büyük aylık alımı. (World Gold Council)
Diziyi tekrar okuyalım:
Nisan +8 ton
Mayıs +10 ton
Haziran +15 ton
Temmuz +20 ton
Bence altın konusunda bugün bilinmesi gereken en önemli grafiklerden biri budur.
Çünkü Çin altın alıyor demek başka şeydir.
Çin’in altın alım hızını artırması başka şeydir.
World Gold Council’ın son raporunda çok önemli başka bir ayrıntı var.
Ağustosun yalnızca ilk haftasında Çinli yatırımcılar altın ETF’lerine yaklaşık 6 ton ekledi.
Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda altın net uzun pozisyonları da belirgin şekilde arttı. (World Gold Council)
Dolayısıyla Çin tarafında iki ayrı talep kanalı oluşuyor:
Merkez Bankası → rezerv talebi
ve
yatırımcı → finansal altın talebi.
Bunların aynı anda hızlanması önemli.
Özellikle Batılı yatırımcının ETF talebinin tekrar güçlenmesi halinde altın piyasasında üçlü talep mekanizması oluşabilir:
Merkez bankaları + Çinli yatırımcı + Batılı fonlar.
Altındaki 4.500 dolar tartışmasını benim için asıl anlamlı hale getiren nokta budur.
Burada Çin’i tek başına okumak da hata olur.
World Gold Council’ın 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Araştırması’ndaki sonuçlar çok çarpıcı.
Araştırmaya katılan rezerv yöneticilerinin:
%89’u küresel merkez bankalarının altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ayda artacağını düşünüyor.
Daha önemlisi:
%45’i kendi merkez bankasının altın rezervini artıracağını söylüyor.
Bu oran WGC araştırmasının tarihindeki en yüksek oran. (World Gold Council)
Üstelik merkez bankaları son dört yılda yılda ortalama yaklaşık 1.000 ton altın biriktirdi.
Önceki on yılın ortalaması yaklaşık 500 tondu. (World Gold Council)
Yani merkez bankalarının altın talebi yaklaşık iki kat daha yüksek bir rejime geçmiş durumda.
Bunun anlamı şu:
Eskiden Batılı ETF yatırımcısı satarsa altın ciddi baskı görürdü.
Bugün fiyat düştüğünde karşı tarafta merkez bankaları var.
Bu nedenle altının düzeltmelerde davranışı da değişiyor.
Hayır.
Spot fiyat zaten yaklaşık 4.408 dolar.
4.500 dolara kalan mesafe yalnızca yaklaşık %2.1.
Dolayısıyla artık 4.500 dolar bir “uzun vadeli hedef” değil.
Kısa vadeli teknik eşik.
Fakat ben 4.500’ün kendisinden çok, o seviyenin üzerinde ne olacağıyla ilgileniyorum.
Çünkü 4.500 üzerinde kalıcılık sağlanırsa piyasa tekrar ocak ayında görülen tarihi zirveleri konuşmaya başlayabilir.
Trading Economics’e göre altının 2026 başındaki tarihi zirvesi yaklaşık 5.608 dolar seviyesindeydi. (Trading Economics)
Yani 4.400 dolar pahalı görünebilir.
Ama ocak zirvesine göre hâlâ yaklaşık %21 aşağıdayız.
Bu perspektifi kaybetmemek lazım.
Burada çok fazla rakam dolaştığı için özellikle Reuters’ın derlediği kurumsal tahminlere bakıyorum.
JPMorgan’ın 2026 üçüncü çeyrek ortalama beklentisi yaklaşık 4.300 dolar, dördüncü çeyrek beklentisi 4.500 dolar civarında. (Reuters)
Ancak altının bugün 4.400 doların üzerine çıkmış olması bize önemli bir şey söylüyor:
Piyasa bazı kurumların birkaç ay sonrası için öngördüğü seviyeleri şimdiden fiyatlıyor.
Bu yüzden bundan sonra kurum hedeflerinin yukarı revizyonlarını görmek şaşırtıcı olmaz.
Ocak ayında Reuters’ın yaptığı değerlendirmede 2026’nın güçlü başlangıcının 5.000 dolar ihtimalini ciddi biçimde gündeme taşıdığı belirtiliyordu. (Reuters)
Dolayısıyla soru artık benim için:
“Altın 4.500 olur mu?” değil.
Soru:
İşte altın boğalarının görmezden gelmemesi gereken risk.
Brent.
11 Ağustos’ta Brent 88,91 dolar seviyesine çıktı.
ABD ham petrolü 83,20 dolara yükseldi. (Reuters)
Bundan hemen önce petrol tek seansta yaklaşık %5 yükselmişti. (Reuters)
Neden?
Hürmüz.
ABD-İran görüşmeleri.
Ve İran’ın boğazın kapalı kalacağı yönündeki açıklamaları.
11 Ağustos’ta Reuters, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını söylediğini ve bunun petrol fiyatlarını desteklediğini bildirdi. (Reuters)
Bugün ise petrol bir miktar geriliyor; çünkü küresel talep beklentileri aşağı revize ediliyor. Ancak ABD-İran görüşmelerindeki çıkmaz ve arz riski ortadan kalkmış değil. (Reuters)
Dolayısıyla petrol için benim matriksim şöyle:
80-90 dolar → yönetilebilir.
90-100 dolar → enflasyon yeniden fiyatlanır.
100 dolar üzeri → Fed, tahvil ve hisse piyasasının bütün hesabı değişir.
Bence piyasaların anlamakta zorlandığı en önemli rejim değişikliklerinden biri bu.
Eski model:
Petrol ↑ → enflasyon ↑ → faiz ↑ → altın ↓
Yeni modelde ise:
Petrol ↑ → jeopolitik risk ↑ → enflasyon ↑ → güvenli liman talebi ↑ → altın ↑
da mümkün.
Özellikle petrol artışının nedeni ekonomik büyüme değil savaş ve arz şokuysa, altının petrol ile birlikte yükselmesi son derece mantıklı.
Bu nedenle:
ABD 10 yıllık faizi bu sabah yaklaşık %4,68.
Son bir yılın zirve bölgesi ise %4,75’e yakın. (Investing.com)
Bence altın açısından kritik nokta tam burada.
Altın:
%4,7’ye yakın 10 yıllık faize rağmen 4.400 doların üzerinde durabiliyorsa, tahvil faizi %4,5’e indiğinde ne olacak?
%4,3’e indiğinde ne olacak?
İşte altın boğa tezinin kısa vadeli ikinci ayağı bu.
Fakat tersini de söylemek gerekiyor.
Bugün açıklanacak ÜFE çok yüksek gelirse:
Fed artırım ihtimali yeniden yükselir.
10 yıllık faiz %4,75’i aşabilir.
Dolar güçlenebilir.
Altında ilk etapta sert kâr satışı görebiliriz.
Bu nedenle 4.500 dolar düz bir çizgi değildir.
Dün ABD borsalarında yeniden AI ticareti vardı.
S&P 500:
+%0,26
Nasdaq:
+%0,54
Dow:
-%0,04
CoreWeave’in güçlü sonuçları ve sermaye harcaması beklentisini artırması AI altyapı temasını yeniden canlandırdı. Super Micro Computer da güçlü tahminlerle yükseldi. (Reuters)
Reuters’ın değerlendirmesine göre Nasdaq, S&P 500 ve MSCI All Country endeksleri yeniden tarihi zirvelere çok yakın. (Reuters)
Ama burada garip bir kombinasyon var:
Hisse senetleri zirvede.
Altın yükseliyor.
Petrol yüksek.
10 yıllık %4,68.
Normal şartlarda bu dört varlığın aynı anda bu şekilde fiyatlanması kolay değildir.
Bu nedenle piyasanın verdiği mesaj bana göre:
AI rallisini sadece Nvidia üzerinden okumamak gerektiğini düşünüyorum.
Kore’deki son hareket bunun çok güzel örneği.
Samsung Electronics ve SK Hynix birlikte KOSPI’nin yarısından fazlasını oluşturuyor. (Reuters)
SK Hynix HBM tarafında AI temasının en doğrudan oyuncularından biri.
Samsung ise HBM yarışında açığı kapatabilirse ciddi bir yeniden değerleme hikâyesine dönüşebilir.
KOSPI’deki son sert düşüş sonrasında analistlerin önemli uyarısı da buydu:
SK Hynix’in sonuçları güçlüydü ama AI piyasasında artık sadece “güçlü sonuç” yetmiyor; yatırımcılar uzun vadeli anlaşmalar ve hissedar getirileri gibi yeni katalizörler arıyor. (Reuters)
Bu nedenle AI yatırım zincirini şöyle okumayı tercih ediyorum:
Nvidia → HBM → Samsung/SK Hynix/Micron → Networking → Data Center → Elektrik → Soğutma → Enerji.
Önümüzdeki dönemde büyük paranın sadece ilk halkada değil, bu zincirin darboğazlarında kazanılacağını düşünüyorum.
Türkiye tarafında dün çok güçlü bir kapanış vardı.
BIST 100 14.110 puana yükseldi.
Günlük artış yaklaşık %2,96.
Son bir yıllık yükseliş yaklaşık %28,9. (Trading Economics)
Gün içi zirve 14.131 civarındaydı. (MarketWatch)
Burada ilk önemli soru:
14.000 üzerindeki kalıcılık korunursa 14.130-14.200 bandı ilk kısa vadeli test alanı.
Ancak BIST’te benim hâlâ temel problemim aynı:
Alternatif getiri çok yüksek.
TL mevduat ve para piyasası fonları bu kadar yüksek getiri üretirken hisse senedinin yatırımcıya sadece “yükselebilirim” demesi yetmez.
Şirketin kâr üretmesi gerekiyor.
Nakit yaratması gerekiyor.
Borçluluğunu yönetmesi gerekiyor.
Enflasyon üzerinde reel büyüme yaratması gerekiyor.
Dolayısıyla endeks yükselse bile artık hisse seçimi endeks seçiminden daha önemli.
Şimdi bütün piyasa bugünkü ikinci enflasyon sınavını bekliyor:
ABD Üretici Fiyat Endeksi — PPI.
Dün TÜFE piyasanın önünü açtı.
Bugün ÜFE bunun devam edip etmeyeceğini gösterecek.
Bence verinin kendisini tahmin etmek yerine dört senaryo düşünmek daha doğru.
En güçlü altın senaryosu.
10Y ↓
Dolar ↓
Altın → 4.450 / 4.500
Nasdaq ↑
Bu durumda 4.500 dolar çok hızlı test edilebilir.
Mevcut trend korunur.
Altında 4.400 üzeri konsolidasyon.
AI hisselerinde momentum.
Petrolde Hürmüz haberleri belirleyici.
İlk tepki:
10Y ↑
Dolar ↑
Altın ↓
Nasdaq ↓
Ancak altındaki düşüşün kalıcı olup olmayacağını merkez bankası ve Çin talebi belirler.
Asıl risk bu.
Çünkü o zaman piyasa:
“Enflasyon bitmedi”
demeye başlar.
Fed fiyatlaması değişir.
10 yıllık %5 tartışması geri gelir.
Büyüme hisselerinin değerlemeleri baskılanır.
Altın ilk aşamada faiz nedeniyle satılabilir; ikinci aşamada stagflasyon ve jeopolitik risk nedeniyle yeniden alınabilir.
Bugünkü yaklaşık 4.400 dolar fiyat üzerinden:
4.350: İlk kısa vadeli destek.
4.400: Psikolojik eşik.
4.435: Son yükselişte test edilen bölge.
4.450: Momentum bölgesi.
4.500: Ana psikolojik eşik.
4.500 üzerinde birkaç günlük kalıcılık oluşursa:
4.650 → 4.800 → 5.000
tartışması yeniden açılır.
Ve ondan sonra ocak ayındaki yaklaşık 5.600 dolar tarihi zirvesi tekrar piyasanın radarına girer. (Trading Economics)
Burada 5.400-5.600 dolar artık matematiksel olarak fantastik bir rakam değildir.
4.408’den 5.400’e yükseliş yaklaşık %22,5’tir.
Altının son bir yılda yaklaşık %32 yükseldiği düşünüldüğünde böyle bir hareketin gerçekleşmesi için “dünyanın sonunun gelmesi” gerekmiyor.
Ama bunun gerçekleşmesi için:
Tahvil faizlerinin gevşemesi, Çin alımlarının devam etmesi, ETF talebinin güçlenmesi ve jeopolitik risk priminin korunması gerekiyor.
Bugün bütün piyasa TÜFE, ÜFE ve Fed’i konuşuyor.
Ben biraz başka yere bakıyorum.
Çünkü veriler değişir.
Tahminler değişir.
Fed’in tonu değişir.
Ama Çin’in davranışı bize daha yapısal bir şey söylüyor:
Nisan +8 ton.
Mayıs +10 ton.
Haziran +15 ton.
Temmuz +20 ton.
Aynı anda merkez bankalarının %45’i kendi altın rezervlerini artırmayı planlıyor. (World Gold Council)
Ve altın, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,68 civarındayken bile 4.400 doların üzerinde.
Benim için günün en önemli verisi budur.
Bu nedenle mesele:
“Bugün ÜFE kaç gelecek?”
değil.
Asıl soru:
ÜFE düşük gelirse ne alacaksınız?
Yüksek gelirse ne satacaksınız?
Petrol 100 dolar olursa portföyünüz ne yapacak?
10 yıllık %5 olursa ne kaybedeceksiniz?
10 yıllık %4,3’e düşerse hangi varlık kazanacak?
Ekonomik veriyi tahmin etmeye çalışmak yerine portföyünüzün farklı sonuçlara vereceği tepkiyi bilmek zorundasınız.
ALTIN: Yapısal olarak pozitif; 4.500 ana eşik.
GÜMÜŞ: Altına göre daha yüksek beta; Reuters’a göre bu sabah yaklaşık 65,5 dolar. (Reuters)
ABD 10Y: %4,68 — bugün piyasaların gerçek hakemi.
BRENT: Jeopolitik risk primi devam ediyor; 90-100 dolar bandına dönüş kritik.
NASDAQ: AI momentumu güçlü fakat yüksek tahvil faizine hassas.
SAMSUNG / SK HYNIX: AI’ın GPU dışındaki en önemli HBM/memory cephesi.
BIST 100: 14.110; 14.000 üzerinde kalıcılık önemli.
DOLAR: ÜFE ve Fed beklentisinin doğrudan fonksiyonu.
Ve günün tek cümlelik özeti:
Çünkü Fed’in ne söyleyeceğini bilmiyoruz. Ama Çin’in ne yaptığını biliyoruz: daha fazla altın alıyor.
Altın 4.400 doların üzerinde bunu bize anlatıyor.
4.500 dolar artık hedef değil, kapı.
Asıl soru o kapının arkasında 5.000-5.400 doların bulunup bulunmadığı.
Bu sabah altın tarafındaki en önemli yeni veri özellikle Çin’in temmuzda 20 tonluk alımı; nisan-mayıs-haziran-temmuz ivmesi yazının manşetini önceki versiyondan çok daha güçlü hale getiriyor. WGC bunu son 33 ayın en büyük aylık PBoC alımı olarak veriyor. (World Gold Council)