
ABD, 1890’dan bu yana Latin Amerika’da en az 56 askeri ve siyasi müdahalede bulundu; harita, müdahalelerin neredeyse tüm bölgeyi kapsadığını gösteriyor.
Müdahaleler; doğrudan işgal, darbe destekleri, CIA operasyonları ve rejim değişiklikleriyle şekillendi.
Panama, 9 müdahale ile listenin zirvesinde yer alırken, 1989 işgali bölgenin kırılma anlarından biri olarak öne çıkıyor.

ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik müdahaleleri, klasik bir dış politika tercihinin ötesinde, uzun vadeli bir jeostratejik doktrinin ürünü olarak okunuyor. 1890’lardan itibaren şekillenen bu yaklaşım, Soğuk Savaş yıllarında “komünizmle mücadele” söylemiyle kurumsallaşırken, sonrasında güvenlik, uyuşturucu ve demokrasi başlıkları altında yeniden paketlendi.
Haritada öne çıkan ülkeler tesadüf değil. Guatemala (1954), Küba (1961), Şili (1973), Nikaragua (1980’ler) ve El Salvador (1981–92) gibi örnekler, CIA destekli darbeler, paramiliter gruplar ve iç savaşlarla anılıyor. Demokratik olarak seçilmiş liderlerin devrilmesi, on binlerce sivilin hayatını kaybetmesi ve devlet yapılarının kalıcı biçimde zayıflaması, bu müdahalelerin ortak sonucu oldu.
Panama, ABD-Latin Amerika ilişkisinin en sembolik dosyalarından biri. 1989’da ABD ordusu, “Just Cause Operasyonu” adı altında ülkeyi işgal etti. Gerekçe, dönemin lideri Manuel Noriega’nın uyuşturucu kaçakçılığı ve ABD güvenliğine tehdit oluşturmasıydı. Operasyon sırasında binlerce sivilin hayatını kaybettiği iddia edilirken, Noriega ABD’ye götürülerek yargılandı ve yaklaşık 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu süreç, Washington’un “hukuk” ve “güvenlik” söylemleriyle askeri gücü nasıl birlikte kullandığının somut bir örneği olarak hafızalara kazındı.
Bugün Latin Amerika’daki kırılgan siyasi yapılar, yüksek gelir eşitsizliği ve kronik istikrarsızlık, bu uzun müdahale zincirinden bağımsız değerlendirilmiyor. Bölge ekonomileri için mesele artık yalnızca geçmişin hesabı değil; sermaye akımları, enerji politikaları ve Çin’in artan etkisiyle birlikte ABD’nin Latin Amerika’ya yeniden nasıl bakacağı sorusu, yeni bir dönemin ana başlıklarından biri haline gelmiş durumda.