
ABD, Orta Doğu’ya en büyük havadan ikmal konuşlanmalarından biri olarak çok sayıda KC-135 Stratotanker uçağını yönlendirdi.
Bu tankerler, bölgede toplam 30’un üzerinde havadan yakıt ikmal uçağıyla artırılmış hava operasyonu kapasitesi sağlıyor.
Analistler, bu yoğunlukla desteklenen savaş uçaklarının Tomahawk gibi seyir füzeleriyle olası saldırı senaryolarında kullanılabileceğini öne sürdü.
Amerika Birleşik Devletleri, açık kaynak uçuş verileri ve OSINT gözlemlerine göre Orta Doğu’ya onlarca KC-135 Stratotanker havadan yakıt ikmal uçağı sevk etti; halihazırda bölgede konuşlandırılmış tankerlere eklenen bu uçaklarla toplam yakıt ikmal kapasitesi 30’u geçti. Bu tür yoğun ikmal varlığı, ABD hava unsurlarının uzun menzilli, yüksek sortili operasyonlara hazır olabileceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Her bir KC-135 platformu aynı anda birden fazla savaş uçağına yakıt sağlayabiliyor; bu da bu tanker filolarının havada yaklaşık 120’ye kadar savaş uçağını desteklemesine olanak veriyor. Bu ölçek, hava operasyonlarının dayanıklılığını ve saldırı ile savunma döngülerini uzatıyor.
Analistler, söz konusu ikmal ağının sadece lojistik destekten öte stratejik önemi olduğunu vurguluyor. KC-135 destekli hava unsurlarının, bölgedeki deniz ve kara platformlarıyla koordinasyon içinde Tomahawk tipi seyir füzelerini ateşlemeye uygun hava gücü kapasitesini genişletebileceği ifade ediliyor; bu senaryoda saldırı dizisinin ilk safhasının Tomahawk füzeleriyle başlaması ve ardından havadan fırlatılan güdümlü silahlarla sürdürülmesi olasılığı öne çıkıyor.
Bu askeri hava varlığı artışı, İran ile bölgesel gerilimlerin sürdüğü bir atmosferde gerçekleşiyor. ABD’nin askeri konuşlanma stratejileri, geniş çaplı filo desteği ve ikmal unsurlarıyla birlikte, uzun menzilli operasyon kabiliyetini önemli ölçüde güçlendirdiği yorumlarını beraberinde getiriyor.
