
ABD, geçtiğimiz günlerde Intel’in %10 hissesini yaklaşık 9 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın alarak teknoloji sektöründe devletin doğrudan oyuncu haline gelmesine kapı araladı. Şimdi ise gözler savunma sanayine çevrildi. ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Trump yönetimindeki askeri liderlerin, Lockheed Martin gibi büyük savunma müteahhitlerinden devletin doğrudan pay alıp almaması gerektiğini tartıştığını açıkladı. Lutnick, “Bu şirketler zaten gelirinin büyük kısmını federal kontratlardan elde ediyor, yani fiilen ABD hükümetinin bir kolu gibiler” dedi
Stratejik Yatırım mı, Devlet Kapitalizmi mi?
Lockheed Martin, ABD ordusunun ana tedarikçilerinden biri. Pentagon’un radar sistemlerinden savaş uçaklarına kadar kritik projelerinin merkezinde yer alıyor. Eğer Washington, bu tür şirketlerden doğrudan hisse alırsa, özel sektör ile devlet arasındaki sınır daha da bulanıklaşacak.
ABD’nin piyasa ekonomisine dayalı “özgür girişim” modeli, tarih boyunca Sovyetler Birliği’nin devlet kapitalizmiyle karşılaştırıldı. Şimdi Washington’un bu adımları, “ABD sosyalizme mi kayıyor?” sorularını gündeme taşıyor.
Bundan farklı olarak bir de DİRİJİZM adı kullanıyor ki bu terim uygulamayı tam kapsamıyor. Tanımı ise şöyle:

ABD’nin bu adımı, “Washington Konsensüsü” ile bilinen serbest piyasa öğretilerine ters düşüyor. Devlet, yalnızca regülatör değil, hissedar kimliğiyle piyasanın oyuncusu haline geliyor. Bu tablo, “ABD sosyalizmi, Rusya’nın devlet kapitalizmine mi benziyor?” tartışmasını alevlendirdi.
l