
ABD’de işlem gören ETF’ler 2025’te şu ana kadar 1,4 trilyon dolarlık net girişle tüm zamanların rekorunu kırdı
ETF işlem hacmi 57,9 trilyon dolara ulaştı; bu seviye 2024’ün tamamının da üzerine çıktı
Yıl içinde 1.100 yeni ETF piyasaya sürüldü; bu, hem tarihsel zirve hem de 2023’e göre yüzde 123 artış anlamına geliyor
ABD ETF endüstrisi 2025 yılında eş zamanlı bir genişleme yaşıyor. Bloomberg Intelligence verilerine göre, ABD borsalarında işlem gören ETF’ler yılbaşından bu yana 1,4 trilyon dolar net fon girişi çekti. Bu rakam, bir önceki tam yıl rekorunu yaklaşık 300 milyar dolar aşarken, 2023 seviyesinin iki katından fazla bir büyümeye işaret ediyor.
Grafiğin “Flows” bölümünde görüldüğü üzere, 2020–2023 döneminde kademeli artan girişler, 2024’te hızlanmış; 2025’te ise neredeyse dikey bir sıçramaya dönüşmüş durumda. Bu tablo, ETF’lerin hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için ana yatırım aracı haline geldiğini gösteriyor.
İşlem hacmi tarafında da benzer bir tablo var. 2025 yılı itibarıyla ETF’lerde toplam işlem hacmi 57,9 trilyon dolara ulaştı. Bu seviye, 2024 yılının tamamındaki hacmin 630 milyar dolar üzerinde. Grafik, özellikle 2022 sonrası dönemde ETF’lerin likidite açısından hisse senetleriyle rekabet eden bir piyasa derinliğine ulaştığını ortaya koyuyor.
Ürün tarafında ise arz patlaması dikkat çekiyor. 2025’te piyasaya sürülen ETF sayısı 1.100’e ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Bu sayı, 2023’e kıyasla yüzde 123’lük bir artış anlamına geliyor. Yeni lansmanların önemli bir kısmı tematik ETF’ler, aktif yönetilen ETF’ler ve alternatif varlık stratejilerine odaklanan ürünlerden oluşuyor.
Tüm göstergelerin — net fon girişleri, işlem hacmi ve yeni ürün sayısı — aynı yıl içinde rekor kırdığı son dönem 2021’di. 2025 verileri, ETF piyasasının bu kez daha geniş bir yatırımcı tabanı ve daha olgun bir ürün yapısıyla büyüdüğüne işaret ediyor.
Özetle, ABD ETF piyasası 2025’te yalnızca büyümüyor; yatırımcı davranışlarını ve sermaye piyasalarının yapısını kalıcı biçimde dönüştüren bir merkez haline geliyor. Bu tablo, geleneksel fon yapıları ve bireysel hisse yatırımları için de yeni bir rekabet dönemine girildiğini gösteriyor.