0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
İş Dünyası - Manşet

ABD Dünyaya Rest Çekiyor: Ticarette Yeni Oyun

Beyaz Saray’da ticaret politikası “kurallara dayalı sistem”den güç ve pazarlık merkezli çizgiye kayıyor ABD, tarifeler ve ikili anlaşmalarla ticarette egemenlik alanını genişletmeyi hedefliyor Bretton...
Hülya Kocaer
Ocak 12, 2026
Paylaş

Beyaz Saray’da ticaret politikası “kurallara dayalı sistem”den güç ve pazarlık merkezli çizgiye kayıyor
ABD, tarifeler ve ikili anlaşmalarla ticarette egemenlik alanını genişletmeyi hedefliyor
Bretton Woods sonrası düzen ilk kez bu kadar açık biçimde sorgulanıyor

Beyaz Saray’daki yeni ticaret yaklaşımı, ABD’nin küresel ticaret mimarisiyle kurduğu ilişkiyi kökten yeniden tanımlıyor. Yönetim adına konuşan ABD ticaret temsilcisi Jamieson Greer, ülkesinin artık “asla bitmeyen anlaşmalar” yerine doğrudan çıkar temelli ikili ticaret düzenlerini savunduğunu açık biçimde dile getiriyor. Greer’in çizdiği çerçeve, ABD’nin yalnızca ticaretten pay almakla yetinmeyeceğini, gerektiğinde kuralları yeniden yazma hakkını da saklı tuttuğunu gösteriyor.

Greer’in yaklaşımında temel argüman net: Diğer ülkeler pazarlarında hak sahibi olduklarını iddia ederken, ABD’nin de aynı hakkı talep etmesi meşru görülüyor. Bu bakış açısı, küresel ticarette egemen uluslar arasında “serbest ticaret” kavramının artık karşılıklı pazarlık ve güç dengesi üzerinden okunacağına işaret ediyor. Greer, ABD’nin ticaret anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesi gerektiğini savunurken, bu sürecin ülkenin egemenlik alanının doğal bir uzantısı olduğunu vurguluyor.

Öngörülen yeni modelde, yabancı şirketler için seçenekler de sertleşiyor. Tarifelerden kaçınmak isteyen üreticilere açık mesaj veriliyor: Ya üretimi ABD’ye taşıyacaklar ya da ticaret maliyetlerini kabullenecekler. Bu yaklaşım, küresel tedarik zincirlerinde yeniden konumlanmayı hızlandırabilecek bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Yönetim cephesinde bu strateji, hem sanayi üretimini ülke içine çekmenin hem de ticaret açığını kontrol altına almanın aracı olarak görülüyor.

Greer’in duruşu, Çin ile ticaret ilişkilerinde de netleşiyor. Çin’in devlet destekli, ihracata dayalı ekonomik modelini değiştirmeye zorlamanın zor olduğu kabul edilirken, ABD’nin bu ülkeyi “engelleyerek” değil, kendi kurallarını sertleştirerek karşılık verdiği vurgulanıyor. Bu çerçevede Washington’un hedefi, Çin’i dönüştürmekten çok, ABD’nin ticari pozisyonunu korumak ve güçlendirmek olarak şekilleniyor.

Tarihsel bağlam da Greer’in söyleminde önemli bir yer tutuyor. Bretton Woods sistemine atıf yapılarak, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa ettiği ticaret düzeninin artık tek taraflı bir fedakârlık alanına dönüştüğü görüşü öne çıkıyor. Donald Trump döneminde güçlenen bu yaklaşım, kurallara dayalı sistemden ziyade “önce Amerika” eksenli bir ticaret anlayışının kalıcılaştığını gösteriyor.

Sonuç olarak, Beyaz Saray’dan gelen bu mesajlar, küresel ticaretin yeni bir döneme girdiğine işaret ediyor. ABD, artık sistemin garantörü değil, pazarlık masasında en sert oyuncu olmayı tercih ediyor. Bu değişim, önümüzdeki dönemde hem ticaret savaşlarının hem de yeni bloklaşmaların daha görünür hale gelmesine zemin hazırlıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction