0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Manşet

Yen Müdahalesi Yetmedi… Piyasa Neden Yeniden Aynı Seviyeleri Test Ediyor?

Japonya’nın temmuz sonunda başlattığı ve ABD Hazine Bakanlığı’nın da New York Fed üzerinden destek verdiği ortak döviz müdahalesi, piyasalarda kısa süreli bir rahatlama sağladı. Dolar/yen paritesi 164...
Artunç Kocabalkan
Eylül 7, 2026
Paylaş

Japonya’nın temmuz sonunda başlattığı ve ABD Hazine Bakanlığı’nın da New York Fed üzerinden destek verdiği ortak döviz müdahalesi, piyasalarda kısa süreli bir rahatlama sağladı. Dolar/yen paritesi 164 seviyelerinden hızla 155 bandına kadar geriledi. Ancak aradan geçen haftalarda kur yeniden müdahalenin yapıldığı seviyelere yaklaşmaya başladı. Bu da yatırımcıların aklına şu soruyu getiriyor: Merkez bankaları piyasayı gerçekten ne kadar süre durdurabilir? 

Aslında piyasanın verdiği mesaj oldukça net. Döviz müdahaleleri yönü geçici olarak değiştirebilir; ancak faiz farkını tek başına ortadan kaldıramaz. ABD’de uzun vadeli tahvil faizleri yüksek kalmaya devam ederken ve Fed’in sıkı para politikası beklentileri tamamen ortadan kalkmamışken, Japonya’da faizler hâlâ tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunuyor. Bu durum, küresel yatırımcıların “carry trade” işlemlerini tamamen terk etmesini engelliyor. Goldman Sachs da müdahalelerin zaman kazandırabileceğini, ancak kalıcı bir yen güçlenmesi için Japonya’nın para politikası ve yerli tasarrufların yeniden ülkeye yönelmesi gerektiğini vurguluyor. 

Üstelik Japonya bu kez oldukça yüksek bir maliyet üstlendi. Japon Maliye Bakanlığı verilerine göre temmuz sonu ile ağustos sonu arasında yaklaşık 15,4 trilyon yen büyüklüğünde döviz müdahalesi gerçekleştirildi. Bunun sonucu olarak ülkenin döviz rezervleri tarihin en sert aylık düşüşünü yaşadı. Buna rağmen USD/JPY’nin yeniden yukarı yönlü hareket etmesi, piyasaların sadece müdahaleye değil, temel makro dinamiklere odaklandığını gösteriyor. 

Uluslararası yatırım bankalarının ortak görüşü de bu yönde şekilleniyor. MUFG ve Goldman Sachs, 160 seviyesinin psikolojik ve siyasi açıdan kritik bir eşik olmaya devam ettiğini, bu seviyeye yaklaşılması halinde yeni sözlü yönlendirmeler veya ilave müdahalelerin masada kalacağını belirtiyor. Ancak uzun vadede belirleyici olacak unsurun yine faiz farkı ve Japonya’nın para politikası olacağı ifade ediliyor. Reuters’ın bugün yayımladığı habere göre piyasa artık eylül ayında Japonya Merkez Bankası’ndan yeni bir faiz artırımı ihtimalini büyük ölçüde fiyatlıyor. 

BS Ekonomi olarak aylardır savunduğumuz görüş değişmiş değil: Yen sadece Japonya’nın para birimi değildir; küresel likiditenin en önemli göstergelerinden biridir. Yen zayıfladığında küresel risk iştahı desteklenirken, yen güçlenmeye başladığında sadece döviz piyasası değil; ABD tahvilleri, altın, hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke varlıkları da bundan etkilenir. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca “Japonya yeniden müdahale eder mi?” sorusuna değil, ABD-Japonya faiz farkının nereye gittiğine odaklanması gerekiyor. Çünkü tarih gösteriyor ki piyasalar, sonunda çoğu zaman merkez bankalarının iradesinden çok ekonominin matematiğini fiyatlıyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction