0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Manşet

FT FULL THROTTLE | 2 EYLÜL 2026 – 14:00

ALTIN 4.300 DOLARA İNDİ, ABD 10 YILLIK %5’E YAKLAŞTI: PİYASANIN SORUNU ARTIK SAVAŞTAN DAHA BÜYÜK Altın 4.300 Dolara Geriledi, ABD 10 Yıllık %4,81: Petrol Şoku Küresel Tahvil Satışını Derinleştiriyor 2...
Artunç Kocabalkan
Eylül 2, 2026
Paylaş

ALTIN 4.300 DOLARA İNDİ, ABD 10 YILLIK %5’E YAKLAŞTI: PİYASANIN SORUNU ARTIK SAVAŞTAN DAHA BÜYÜK

Altın 4.300 Dolara Geriledi, ABD 10 Yıllık %4,81: Petrol Şoku Küresel Tahvil Satışını Derinleştiriyor

2 Eylül 2026 saat 14:00 itibarıyla küresel piyasalarda tahvil satışı derinleşiyor. ABD 10 yıllık getirisi %4,8122 ile yaklaşık üç yılın zirvesini gördü; Brent gün içinde 97,04 dolara çıktı, altın 4.302 dolar çevresine geriledi. Nikkei %2,9, KOSPI yaklaşık %4 düştü; BIST 100 sabah %0,79 ekside açıldı ve öğleye yaklaşırken 14 bin puanın altını test etti. Piyasaların temel sorusu artık yalnız ABD-İran çatışması değil: enerji şoku, kamu borcu ve artan sermaye talebi dünyanın risksiz faizini ne kadar yukarı taşıyabilir?

2 Eylül öğleninde piyasanın resmi sabah saatlerinden daha net.

Petrol gece gördüğü zirvelerden geri çekiliyor ancak hâlâ 90 doların oldukça üzerinde. ABD 10 yıllık tahvil getirisi %5 eşiğine giderek yaklaşıyor. Japonya’da 10 yıllık faiz %3’ün üzerinde. Dolar iki haftanın zirvesine yakın. Altın ise savaş ortamına rağmen üç haftadan uzun sürenin en düşük seviyelerine indi.

Bunların birbirinden bağımsız fiyat hareketleri olduğunu düşünmüyorum.

Küresel sermayenin fiyatında bir yeniden ayarlama yaşanıyor.

Reuters’ın 2 Eylül güncellemesinde ABD 10 yıllık Treasury getirisi gün içinde %4,8122 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Japonya 10 yıllık tahvil getirisi ikinci gün de %3’ün üzerinde kaldı. Almanya’nın 10 yıllık Bund faizi 2011’den, İngiltere’nin 10 yıllık faizi ise 2008’den bu yana en yüksek bölgelerde. 

Reuters – 2 Eylül küresel piyasalar⁠

WSJ – Küresel tahvil faizleri ve borçlanma maliyeti⁠

ALTINDA İKİNCİ PERDE: SAVAŞ VAR, PETROL YÜKSEK, AMA ALTIN DÜŞÜYOR

2 Eylül öğleninin en öğretici fiyatı altın.

Reuters’ın 13:07 Türkiye saati civarına karşılık gelen son güncellemesinde spot altın 4.302,20 dolar seviyesinde ve yaklaşık %0,6 eksideydi. Altın gün içerisinde 7 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini gördü.

Aralık vadeli ABD altın kontratı da %1,1 düşüşle 4.349,80 dolar civarında.

Gümüşte kayıp daha belirgin: spot gümüş 63,59 dolar ve yaklaşık %1 aşağıda. Platin %1,4, paladyum %0,7 geriliyor. 

Bu hareket önemli, çünkü klasik güvenli liman denklemi şu anda çalışmıyor.

ABD ile İran arasındaki askeri çatışma yeniden tırmanıyor. Hürmüz’deki deniz trafiği hâlâ ciddi risk altında. Petrol 90 doların üzerinde.

Buna rağmen altın satılıyor.

Jefferies bünyesindeki Tradu.com’un kıdemli piyasa analisti Nikos Tzabouras’ın Reuters’a yaptığı değerlendirme bu mekanizmayı iyi anlatıyor: jeopolitik belirsizlik petrolü yukarıda tutuyor; petrol enflasyon riskini büyütüyor; bu da Fed’in daha fazla sıkılaştırılması ihtimalini, doları ve tahvil faizlerini yükselterek altının karşısında çalışıyor. 

Altın bugün iki büyük yapısal kuvvet arasında kalmış durumda.

Bir tarafta savaş, kamu borçları ve paranın değer kaybı tartışması.

Diğer tarafta yüksek nominal ve reel faiz.

Kısa vadede ikinci kuvvet kazanıyor.

REEL FAİZ %2,44: ALTIN İÇİN GÖZDEN KAÇIRILMAMASI GEREKEN RAKAM

Nominal tahvil faizindeki hareket kadar reel faiz de önemli.

ABD Hazinesi’nin 1 Eylül tarihli son resmi eğrisinde 10 yıllık nominal Treasury getirisi %4,79.

Aynı tarihli 10 yıllık TIPS reel getirisi ise %2,44 seviyesinde.

10 yıllık enflasyon başa baş oranı yaklaşık %2,35

Bu %2,44 seviyesi altın açısından ciddi bir alternatif maliyet yaratıyor.

Altın faiz ödemez.

Yatırımcı ABD devletinden enflasyon üzerinde yaklaşık %2,4 reel getiri elde edebildiğinde, altının yükselmesi için güvenli liman talebinin veya para değer kaybı beklentisinin çok daha güçlü olması gerekiyor.

Dolayısıyla altında bugün yaşanan satışın arkasında yalnız dolar yok.

Reel faiz de var.

PETROL 97 DOLARI GÖRDÜ, SONRA 95 DOLARIN ALTINA ÇEKİLDİ

Petrolde sabah gördüğümüz 96 dolar seviyesi gün içinde bir ara daha da yukarı taşındı.

Reuters’ın son petrol güncellemesine göre Brent gün içerisinde 97,04 dolar, WTI ise 92,29 dolar seviyesine kadar çıktı.

Ancak Türkiye saatiyle yaklaşık 12:49 itibarıyla Brent 94,76 dolar, WTI 90,26 dolar seviyesine geriledi. 

Dolayısıyla petrol tarafında günün doğru fotoğrafı şu:

Brent gün içi zirve: 97,04 dolar.

Son teyitli fiyat: 94,76 dolar.

WTI gün içi zirve: 92,29 dolar.

Son teyitli fiyat: 90,26 dolar.

Bu ayrım önemli.

Çünkü 97 dolardan 95 dolar altına geri çekilme piyasada arzın tamamen kesileceği korkusunun şimdilik fiyatlardan bir miktar çıktığını gösteriyor.

Ancak 90 dolar üzerindeki WTI ve 95 dolara yakın Brent hâlâ ciddi bir enerji şoku anlamına geliyor.

Saxo Bank emtia stratejisi başkanı Ole Hansen petrol piyasasını şu anda “ikili risk” olarak tanımlıyor: diplomatik ilerleme fiyatı hızla aşağı çekebilir; yeni bir askeri tırmanma ise barış ihtimalini azaltarak petrolü birkaç dolar birden yukarı taşıyabilir. 

Bu nedenle petrolde artık tek bir hedef fiyat vermekten çok, Hürmüz’den geçen gerçek fiziksel petrol miktarını izlemek gerekiyor.

HÜRMÜZ: MANŞETTEN ÇOK FİZİKSEL AKIŞ ÖNEMLİ

Reuters’ın bugün yayımladığı gemi takip verileri, Hürmüz’deki sorunun henüz çözülmediğini gösteriyor.

Salı günü boğazdan yalnız dört emtia gemisi geçti. Bir önceki gün bu sayı 10’du ve son 10 günlük ortalamanın da altında kaldı. 

Buna karşılık ABD Enerji Bakanı pazartesi günü Hürmüz’den yaklaşık 17 milyon varil petrolün geçtiğini açıkladı.

Yani tablo siyah-beyaz değil.

Petrol tamamen durmuş değil.

Ancak normal bir enerji koridorundan da söz edemiyoruz. 

Bu nedenle Brent’in önümüzdeki günlerdeki yönünü yalnız Washington veya Tahran’dan gelen açıklamalar değil, tanker trafiği belirleyecek.

Reuters – Hürmüz gemi trafiği⁠

TAHVİLDEKİ SATIŞ PETROLDEN DAHA BÜYÜK BİR HİKÂYEYE DÖNÜŞÜYOR

ABD 10 yıllık getirisi gün içinde %4,8122 seviyesine ulaştı.

%5’e kalan mesafe yaklaşık 19 baz puan.

Ama yalnız bu rakama bakmak küresel tahvil piyasasındaki hareketi küçümsemek olur.

Japonya 10 yıllık faizi %3’ün üzerinde.

Alman Bund getirileri 2011’den bu yana görülmeyen bölgede.

İngiliz 10 yıllık getirileri 2008’den bu yana en yüksek seviyelerde.

Wall Street Journal da bugün küresel tahvil faizlerindeki yükselişin konut kredilerinden şirket finansmanına ve devlet bütçelerine kadar bütün ekonominin borçlanma maliyetini artırdığını vurguluyor. 

Petrol burada hızlandırıcı.

Ama tek neden değil.

DEVLETLER VE AI ŞİRKETLERİ AYNI PARA İÇİN REKABET EDİYOR

Bugünkü Reuters tahvil analizindeki bence en önemli ayrıntılardan biri bu.

Devletlerin borçlanma ihtiyacı zaten hızla büyüyor.

Pandemi sonrası mali açıklar, savunma harcamaları, yaşlanan nüfus ve sosyal harcamalar tahvil arzını yükseltiyor.

Ancak aynı sermaye havuzuna şimdi teknoloji şirketleri de çok daha büyük miktarlarda geliyor.

AI veri merkezleri.

Elektrik üretimi.

Şebeke yatırımları.

Çip altyapısı.

Bulut kapasitesi.

Bunların hepsi sermaye istiyor.

Reuters’a göre büyük teknoloji şirketlerinin AI yatırım dalgasını finanse etmek amacıyla yaptığı agresif tahvil ihraçları, devlet tahvilleri üzerindeki satış baskısına ek bir faktör haline geldi.

Nomura baş makro stratejisti Naka Matsuzawa, hyperscaler şirketlerin yüksek faiz ödemeye razı olmasının genel piyasa faizlerini yukarı çektiğine dikkat çekiyor. 

Bu çok önemli bir yapısal değişim.

Çünkü sermaye kıt olduğunda fiyatı yükselir.

Sermayenin fiyatı da faizdir.

ABD 10 YILLIKTA %5 NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

%5’in sihirli bir rakam olduğunu düşünmüyorum.

Ancak piyasa psikolojisi ve portföy matematiği açısından önemli.

Çünkü risksiz ABD tahvilinden %5’e yakın nominal getiri elde edilebildiğinde yatırımcı diğer bütün varlıkların risk primini yeniden hesaplamaya başlar.

Nasdaq’tan daha fazla getiri ister.

Gelişen piyasalardan daha fazla getiri ister.

Şirket tahvilinden daha fazla spread ister.

Gayrimenkulden daha yüksek kira getirisi ister.

Altını taşımak için daha güçlü fiyat artışı beklentisi ister.

Reuters da 10 yıllık ABD tahvil faizinin %5’e yaklaşmasının zaten kırılgan olan hisse piyasalarını daha fazla rahatsız edebileceğine dikkat çekiyor. 

WSJ’nin bugünkü tahvil değerlendirmesi de enerji fiyatlarının mevcut faiz hareketinin enflasyon tetikleyicisi haline geldiğini vurguluyor. 

FED: EYLÜL ARTIŞ İHTİMALİ %68-70

Fed tarafında fiyatlama dünden bu yana şahin kalıyor.

Reuters’a göre Fed fon vadeli kontratları 16 Eylül toplantısında 25 baz puan faiz artırımı ihtimalini %68 civarında gösteriyor.

Döviz piyasasındaki daha sonraki Reuters güncellemesinde oran yaklaşık %70.

Bir hafta önce bu ihtimal yalnız %37-%40 civarındaydı. 

Değişim çok büyük.

Fed Başkanı Kevin Warsh geçen hafta enflasyonun %2’ye yöneldiğine dair yeterli güven oluşmazsa Fed’in yapacak işi olduğunu söyledi.

Fed Yönetim Kurulu üyesi Michael Barr da enflasyon yeterince hızlı soğumazsa yeniden faiz artırmanın gerekebileceğini belirtti. 

Bugün Türkiye saatiyle 15:15’te ADP özel sektör istihdamı açıklanacak.

Dolayısıyla 14:00 itibarıyla bu veri henüz yok.

Bu ayrım önemli: ADP’yi açıklanmış gibi kullanmıyoruz.

Ardından cuma günü tarım dışı istihdam gelecek.

İşgücü piyasasının güçlü kalması + petrolün 90 dolar üzerinde kalması, Fed için en şahin kombinasyon olur.

DOLAR İKİ HAFTANIN ZİRVESİNDE

Dolar endeksi gün içerisinde 99,808 seviyesine kadar yükseldi; son Reuters ölçümünde 99,76 civarında.

Euro 1,1575 dolar.

USD/JPY ise sabah 160’a yaklaşmasının ardından yenin toparlanmasıyla yaklaşık 159,50 seviyesine geriledi. 

Doları iki kuvvet aynı anda destekliyor.

ABD’nin diğer büyük ekonomilere göre enerji şokundan daha az etkilenmesi.

Ve daha yüksek ABD faiz beklentisi.

Schroders kıdemli ekonomisti George Brown, Reuters’a yaptığı değerlendirmede ECB’nin faiz artırım döngüsünü yıl sonuna kadar tamamlamasını, Fed’in ise yeni bir artırım döngüsünün başlangıcında olabileceğini düşünüyor. Schroders bu nedenle euro/doların yıl sonunda 1,10’a gerilemesini bekliyor. 

Bu görüş özellikle önemli.

Çünkü petrol şoku Avrupa için ABD’den daha büyük bir dış ticaret ve enflasyon sorunu.

JAPONYA’YI ATLAMAYALIM: JGB %3,01

Japonya 10 yıllık tahvil getirisi bugün %3,01 seviyesine kadar yükseldi.

Bu yalnız Japon tahvil piyasasının problemi değil.

Japon yatırımcı onlarca yıldır dünyanın en önemli yabancı tahvil alıcılarından biri.

Japonya’da risksiz getiri sıfıra yakınken ABD ve Avrupa tahvili almak son derece mantıklıydı.

Şimdi kendi ülkesinde %3 civarında nominal getiri bulabiliyor.

Bu durum yabancı tahvil almak için talep ettiği ek primi yükseltebilir.

Dolayısıyla küresel tahvil arzı artarken dünyanın en büyük sermaye havuzlarından birinin davranışının değişmesi çok önemli.

BOJ Başkanı Kazuo Ueda ardışık faiz artırımlarının mümkün olabileceğini söyledi. Yen de bu açıklamanın ardından dolar karşısında bir miktar güçlendi. 

Önümüzdeki dönemde ABD tahvilini yalnız Fed üzerinden okumak eksik kalacak.

Treasury + JGB + yen birlikte izlenmeli.

WALL STREET: DÜNKÜ KAPANIŞ ARTIK NET

1 Eylül’de ABD piyasaları üçüncü gün üst üste geriledi.

S&P 500: 7.631,47 | -%0,71

Dow Jones: 52.766,88 | -%0,79

Nasdaq Composite: 26.099,77 | -%1,03

Rakamlar Associated Press’in kapanış verileriyle de teyit ediliyor. 

Nasdaq’ın daha fazla düşmesi tesadüf değil.

Uzun vadeli faiz yükseldikçe gelecekteki şirket kârlarının bugünkü değeri düşüyor.

Bu mekanizma özellikle değerlemesi gelecek yıllardaki büyümeye dayanan teknoloji hisselerinde daha güçlü.

Enerji hisseleri ise yükselen petrol sayesinde göreli olarak dirençli.

2 Eylül öğleninde Reuters ABD vadeli endekslerinin sakin/yatay bir açılışa işaret ettiğini bildiriyor. Henüz nakit piyasa açılmadığı için güncel S&P, Nasdaq ve Dow seviyeleri yerine önceki kesin kapanışları kullanmak daha doğru. 

ASYA’DA SATIŞ DERİN: KOSPI YAKLAŞIK %4

Asya’daki hareket artık küçük bir düzeltme değil.

Reuters’ın güncel ölçümünde:

KOSPI yaklaşık -%4.

Nikkei 225 yaklaşık -%2,9.

Çin CSI 300 yaklaşık -%1,3.

Shanghai Composite yaklaşık -%0,8.

Hang Seng yaklaşık -%1

MSCI küresel hisse endeksi de yaklaşık %0,2 aşağıda ve bir aylık dip bölgesine yakın.

Avrupa STOXX 600 yaklaşık %0,3 negatif. 

Asya’daki satışın özellikle Kore ve Japonya’da sertleşmesi önemli.

Çünkü bu iki piyasa AI, yarı iletken ve küresel sanayi döngüsüne oldukça duyarlı.

Tahvil faizindeki yükseliş artık yalnız tahvil yatırımcısını değil, yüksek değerlemeli teknoloji zincirini de etkilemeye başladı.

BITCOIN 77 BİN DOLAR ÇEVRESİNDE

Reuters’ın son küresel piyasa güncellemesinde Bitcoin yaklaşık 76.951 dolar seviyesinde ve %0,6 eksideydi.

Ether yaklaşık 2.395 dolar ve %1 aşağıdaydı. 

Daha sonraki piyasa ölçümlerinde Bitcoin yeniden 77 bin doların üzerine çıktı; Barron’s yaklaşık 77.711 dolar seviyesini bildirdi. 

Dolayısıyla Bitcoin için doğru gün içi bant yaklaşık:

77 bin dolar çevresi.

80 bin dolar hâlâ ilk önemli psikolojik eşik.

Ama Bitcoin açısından daha önemli değişken bana göre ABD reel faizleri.

Reel faiz %2,4’ün üzerinde kalırken risksiz dolar getirisi oldukça yüksek.

Bu durum yalnız altının değil, faiz üretmeyen bütün varlıkların karşısında çalışıyor.

BIST 100: 14 BİN PUANIN ALTI TEST EDİLDİ

BIST 100 dün 14.229,01 puandan ve -%0,73 düşüşle kapandı.

Bugün endeks 14.116,29 puandan ve -%0,79 ile açıldı.

Bankacılık endeksi açılışta %0,85, holding endeksi %0,66 geriledi. Bilişim yaklaşık %2,76 kayıpla en zayıf sektör olurken turizm sınırlı pozitif ayrıştı. 

Öğleye yaklaşırken satış belirgin biçimde hızlandı.

Saat 11:59 itibarıyla bağımsız olarak teyit edilebilen son fiyat:

BIST 100: 13.960,85 | -%1,88.

Gün içi dip:

13.935,14.

İşlem hacmi aynı ölçümde yaklaşık 60 milyar TL

Saat 14:00 itibarıyla daha yeni bir BIST fiyatını güvenilir iki kaynakla teyit edemediğim için daha ileri bir rakamı canlı fiyatmış gibi yazmıyorum.

Bu önemli bir veri disiplini.

Ancak elimizdeki teyitli fiyat bile teknik açıdan önemli bir gelişmeye işaret ediyor.

Dün kritik destek olarak belirlediğimiz 14.000 seviyesi gün içinde aşağı kırıldı.

Bundan sonra 14.000’in hızla geri alınamaması satış baskısını artırabilir.

Yukarıda 14.100 ardından 14.300 ilk önemli dirençler.

BIST NEDEN KÜRESEL SATIŞTAN DAHA FAZLA ETKİLENEBİLİR?

Türkiye’nin problemi yalnız küresel risk iştahı değil.

Türkiye enerji ithalatçısı.

Brent 95 dolar çevresindeyken cari denge açısından maliyet yükseliyor.

Aynı anda dolar güçleniyor.

Aynı anda ABD risksiz faizi %5’e yaklaşıyor.

Bu üçlü Türkiye açısından zor bir kombinasyon.

Petrol ↑ → enerji ithalat faturası ↑

Dolar ↑ → ithal maliyet baskısı ↑

ABD faizi ↑ → gelişen piyasalardan beklenen risk primi ↑

Bunun sonucu TCMB açısından da önemli.

Enerji kaynaklı enflasyon yeniden yükselirse faiz indirim alanı daralabilir.

Dolayısıyla BIST’in önündeki dışsal risk yalnız yabancı yatırımcının satış yapması değil.

Türkiye’nin enflasyon-faiz-cari denge denkleminin yeniden zorlaşması.

2 EYLÜL 2026 – 14:00 TEMİZ EKRAN

GöstergeSon teyitli durum
Spot altın4.302,20 $ / -%0,6
Gümüş63,59 $ / -%1,0
Brent94,76 $; gün içi zirve 97,04 $
WTI90,26 $; gün içi zirve 92,29 $
Bitcoin≈77.000 $
DXY≈99,76; zirve 99,808
EUR/USD≈1,1575
USD/JPY≈159,50
ABD 10Ygün içi zirve %4,8122
ABD 10Y reel faiz%2,44 – 1 Eylül resmi veri
Japonya 10Y≈%3,01
Fed eylül artırım ihtimali≈%68-70
S&P 500 önceki kapanış7.631,47 / -%0,71
Nasdaq önceki kapanış26.099,77 / -%1,03
Dow önceki kapanış52.766,88 / -%0,79
Nikkei 225≈-%2,9
KOSPI≈-%4
CSI 300≈-%1,3
Hang Seng≈-%1
STOXX 600≈-%0,3
BIST 100 açılış14.116,29 / -%0,79
BIST son bağımsız teyit, 11:5913.960,85 / -%1,88

Fiyatların zaman damgaları aynı değil. ABD spot endeksleri henüz açılmadığı için 1 Eylül kesin kapanışları; BIST’te erişilebilen son güvenilir gün içi ölçüm; emtia, döviz, kripto ve tahvilde ise 2 Eylül Reuters güncellemeleri kullanıldı. Böylece farklı saatlerde oluşmuş rakamları tek bir “anlık ekran” gibi sunma hatasından kaçınıyoruz. 

ÖĞLEDEN SONRA PİYASANIN ÖNÜNDEKİ ÜÇ TEST

İlk test 15:15 Türkiye saati ADP özel sektör istihdamı.

Güçlü bir rakam, Fed artırım beklentisini daha da yukarı taşıyabilir ve 10 yıllık faizi yeniden %4,81’in üzerine itebilir.

İkinci test petrol.

Brent’in 97 dolardan 95 doların altına çekilmesi şimdilik rahatlatıcı. Fakat yeni bir Hürmüz saldırısında 100 dolar yeniden çok hızlı gündeme gelebilir.

Üçüncü test ABD tahvil piyasası.

Wall Street açıldığında hisse senetlerinin %4,8 civarındaki 10 yıllık faizi absorbe edip edemediği görülecek.

SENARYO MATRİSİ

SenaryoAltınABD 10YNasdaqBrentBitcoinBIST
Güçlü ADP + Brent yeniden 97-100$%5’e yaklaşır↓↓↑↑↓↓
Zayıf ADP + petrol 90$’a döner↑↑↓↓↑↑↓↓
Hürmüz akışı daha fazla bozulurOynak/sonra ↑↓↓>100$ riskiOynak↓↓
Fed artırım ihtimali >%80↑↑↓↓Nötr
Tahvil alıcısı %5’e yaklaşırken geri dönerNötr
JGB satışının küresel tahvillere bulaşmasıOynak↑↑↓↓Nötr↓↓

NET SONUÇ: PETROL TETİKLEDİ, AMA MESELE ARTIK PETROLDEN DAHA BÜYÜK

2 Eylül öğleninde petrolün sabahki 97 dolar zirvesinden geri çekilmesi ilk bakışta olumlu.

Fakat asıl piyasa sinyali başka yerde.

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,8122’yi gördü.

ABD 10 yıllık reel faizi son resmi veride %2,44.

Japonya 10 yıllık %3’ün üzerinde.

Almanya ve İngiltere tahvil faizleri on yılı aşan dönemlerin zirvelerinde.

Altın savaş ortamında 4.300 dolara geriliyor.

Asya borsaları sert satılıyor.

BIST 14 bin puanın altını test ediyor.

Bu kombinasyon bize sistemde yalnız jeopolitik risk olmadığını söylüyor.

Petrol, enflasyon korkusunu yeniden büyütüyor.

Ama tahvil satışının arkasında aynı zamanda devletlerin büyüyen borçlanma ihtiyacı var.

AI yatırımlarının giderek büyüyen sermaye talebi var.

Japon sermayesinin değişen alternatif maliyeti var.

Ve yatırımcıların uzun vadeli borcu taşımak için giderek daha fazla getiri istemesi var.

Burada sistem açısından önemli bir paradoks oluşuyor.

Yatırımcı daha yüksek getiri istiyor.

Devletler ve şirketler ise o getiriyi ödeyebilmek için daha fazla gelir üretmek veya daha fazla borçlanmak zorunda.

Faiz yükseldikçe mevcut tahvillerin fiyatı düşüyor.

Tahvil fiyatı düştükçe yeni yatırımcı daha yüksek getiri elde ediyor.

Ancak aynı faiz, borçlunun borç servis maliyetini de yükseltiyor.

Bu nedenle bir noktadan sonra alacaklıyı tatmin edecek faiz ile borçlunun taşıyabileceği faiz arasındaki mesafe kapanmaya başlıyor.

Bence bugün küresel piyasaların asıl meselesi burada.

ABD 10 yıllıkta %5 sihirli bir rakam değil.

Ama finansal sistemin bu yeni sermaye maliyetini ne kadar rahat taşıyabileceğinin ilk büyük testi olabilir.

Çünkü risksiz faiz %5 olduğunda bütün varlıkların önündeki soru değişir:

Bu riski almam için bana %5’in üzerinde ne kadar ek getiri vereceksin?

Nasdaq bu soruya cevap vermek zorunda.

Altın cevap vermek zorunda.

Bitcoin cevap vermek zorunda.

Gelişen piyasalar cevap vermek zorunda.

BIST cevap vermek zorunda.

Ve en sonunda 40 trilyon doları aşan borcunu çevirmeye çalışan ABD Hazinesi de cevap vermek zorunda. Reuters bugün yükselen kamu borçları ve borçlanma maliyetlerinin tahvil piyasasındaki baskının yapısal bileşenlerinden biri olduğuna özellikle dikkat çekiyor. 

Bu yüzden 2 Eylül öğleninin ana tezi altının 4.300 dolara düşmesi ya da Brent’in 97 doları görmesi değil.

Dünyanın sermaye maliyeti yükseliyor.

Ve sermayenin fiyatı yükselmeye devam ederse, sonunda bütün varlıkların fiyatı yeniden hesaplanmak zorunda kalacak.

ALTIN 4.300 DOLARA İNDİ, ABD 10 YILLIK %5’E YAKLAŞTI: DÜNYANIN ASIL SINAVI ŞİMDİ SERMAYENİN FİYATI

Başlıca referanslar: Reuters’ın 2 Eylül küresel piyasalar, tahvil, altın, petrol, dolar ve Hürmüz güncellemeleri; Financial Times’ın güncel piyasa veri merkezi ve küresel piyasalar takibi; Wall Street Journal’ın 2 Eylül küresel tahvil ve enerji-enflasyon analizleri; ABD Hazinesi’nin 1 Eylül resmi nominal ve reel getiri eğrileri; CME FedWatch fiyatlaması; UBS Global Wealth Management, State Street, Nomura, Saxo Bank, Schroders ve Jefferies/Tradu güncel stratejist değerlendirmeleri; BIST için AA kaynaklı açılış verileri ve gün içi piyasa verileri. 

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction