0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Genel - Manşet

ALTIN 4.400’E GERİ DÖNDÜ, WALL STREET REKORUN HEMEN ALTINDA: FED KORKUSU AZALIYOR AMA TAHVİL VE PETROL SORUNU BİTMEDİ

ALTIN 4.400’E GERİ DÖNDÜ, WALL STREET REKORUN HEMEN ALTINDA: FED KORKUSU AZALIYOR AMA TAHVİL VE PETROL SORUNU BİTMEDİ Cumartesi sabahına girerken piyasalarda yeni bir seans açılmıyor; dolayısıyla bugü...
Artunç Kocabalkan
Ağustos 15, 2026
Paylaş

ALTIN 4.400’E GERİ DÖNDÜ, WALL STREET REKORUN HEMEN ALTINDA: FED KORKUSU AZALIYOR AMA TAHVİL VE PETROL SORUNU BİTMEDİ

Cumartesi sabahına girerken piyasalarda yeni bir seans açılmıyor; dolayısıyla bugünkü raporu cuma kapanışı + gelecek haftanın açılış senaryosu olarak okumak gerekiyor. Ve haftanın sonunda ortaya çıkan tablo bence oldukça net:

ABD ekonomisi yavaşlıyor. Enflasyon korkulduğu kadar hızlanmıyor. Fed’in eylülde yeniden faiz artırması ihtimali düşüyor. Wall Street rekor bölgesinde. Ama uzun vadeli tahvil faizleri hâlâ çok yüksek, petrol yeniden 90 dolara yaklaşıyor ve altın bütün bunlara rağmen 4.400 dolar çevresinde kalmayı başarıyor.

Piyasa bu hafta “Fed yeniden sıkılaştıracak” korkusundan bir miktar uzaklaştı. Fakat yerine daha zor bir soru geldi:

Fed artırmayacaksa neden uzun vadeli faizler hâlâ bu kadar yüksek?

Bence önümüzdeki dönemin esas piyasa hikâyesi burada.


WALL STREET: REKORDAN SONRA KÜÇÜK GERİ ÇEKİLME

Cuma günü ABD borsaları rekorların hemen altında hafif eksi kapandı. S&P 500 yaklaşık %0,17, Nasdaq %0,28, Dow %0,20 geriledi. Bir gün önce S&P 500 yeni tarihi kapanış rekoruna ulaşmıştı. SPY cuma günü 776,34 dolar, QQQ 731,07 dolar ve DIA 536,80 dolar seviyesinden tamamladı. (Reuters)

Bu satışa henüz “risk-off” demek mümkün değil. Haftanın önemli gelişmesi, enflasyon verileri ve ardından gelen zayıf tüketim rakamlarıyla Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalinin ciddi biçimde gerilemesi oldu. Reuters’a göre cuma itibarıyla piyasanın eylül artırımı fiyatlaması yaklaşık %31-33’e kadar düştü; önceki hafta bu oran %55 civarındaydı. (Reuters)

Burada piyasa açısından çok önemli bir değişim var.

Bir hafta önce soru şuydu:

“Fed yeniden faiz artıracak mı?”

Şimdi soru şu:

“Ekonomi Fed’in artırmasına gerek bırakmayacak kadar mı yavaşlıyor?”

Bu ikisi aynı şey değil.


ABD TÜKETİCİSİNDE İLK CİDDİ UYARI

Cuma gününün en önemli verisi ABD perakende satışlarıydı.

Temmuz satışları aylık %0,6 düştü.

Bu dokuz ayın ilk gerilemesi ve son 14 ayın en sert düşüşü. GDP hesaplamasında kullanılan çekirdek satışlar da %0,4 geriledi. Goldman Sachs veri sonrasında üçüncü çeyrek ABD büyüme tahminini %2,2’ye indirdi. (Reuters)

Üstelik tüketici güveni de bozuluyor.

Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ağustosta:

55,2 → 51,0

geriledi.

Beklenti 54,5 idi.

Bir yıllık enflasyon beklentisi ise %4,3’e yükseldi; beş yıllık beklenti %3,3 seviyesinde kaldı. (Reuters)

Bu iki veri birlikte okunduğunda ilginç bir tablo ortaya çıkıyor:

Tüketici daha az harcıyor ama hâlâ yüksek enflasyondan korkuyor.

Fed açısından bundan daha rahat bir kombinasyon yok.

Çünkü büyüme yavaşlarken enflasyon beklentileri tam olarak ölmemiş durumda.


FED: EYLÜLDE ARTIRIM İHTİMALİ AZALIYOR

Hafta içinde gelen CPI ve PPI verileri piyasanın korktuğundan daha yumuşaktı. Cuma günü perakende satışların da düşmesiyle eylül toplantısında Fed’in faiz artırmama ihtimali belirgin biçimde yükseldi. Reuters cuma kapanışında faiz artırımı olasılığını yaklaşık üçte bir seviyesinde veriyor. (Reuters)

Ama burada dikkat:

Fed’in tercih ettiği PCE göstergesi hâlâ yaklaşık %3,7 ve %2 hedefinin oldukça üzerinde. Fed içerisindeki şahin kanat finansal koşulların hâlâ fazla gevşek olduğunu düşünüyor. (Reuters)

Bu nedenle ben:

“Fed bitti.”

demem.

Daha doğru ifade:

Fed’in eylülde artırması zorlaştı.

Bu önemli bir fark.


ALTIN: 4.450’DEN DÖNDÜ AMA HİKÂYE DEĞİŞMEDİ

Ve yine altın.

Perşembe günü spot altın 4.449,39 dolar seviyesine kadar yükselmiş, ardından kâr satışlarıyla 4.354 dolar civarına gerilemişti. Cuma günü yeniden alım geldi ve spot fiyat 4.379,95 dolar, ABD altın vadeli kontratı ise 4.437,30 dolar seviyesinde kapandı. (Reuters)

Dolar endeksindeki %0,25-0,30 civarındaki gerileme altını destekledi. DXY cuma günü yaklaşık 99,67 seviyesindeydi. (Reuters)

Buradaki asıl önemli veri fiyat değil.

4.450’den satış geldi ama altın 4.300’e çökmüyor.

Bu bize piyasada hâlâ güçlü bir “dip alıcısı” olduğunu söylüyor.

Ben 4.450 hareketini yalnızca Fed üzerinden okumuyorum.

Altında artık üç farklı alıcı var:

merkez bankaları + yatırım fonları + jeopolitik hedge talebi.

Dolayısıyla altındaki trendi sadece ABD faiz beklentisine bağlamak giderek daha yanlış hale geliyor.


YATIRIM BANKALARININ ALTIN HARİTASI

Burada kurumlar arasında ciddi farklar var ve bu fark zaten bize volatilitenin devam edeceğini söylüyor.

Reuters’ın derlediği son tahminlerde JPMorgan’ın orta vadeli görüşü en agresiflerden biri. Banka daha önce 2026 sonu için 6.300 dolar tahmini vermişti; sonraki güncellemelerinde kısa vadeli yatırımcı talebindeki zayıflama nedeniyle ortalama tahminlerini aşağı çekmesine rağmen ikinci yarı için yükseliş beklentisini korudu. (Reuters)

Bank of America 2026 ortalama tahminini 4.360 dolar seviyesine indirdi ancak Fed sıkılaştırma döngüsünün sona ermesi halinde 5.000 doların ulaşılabilir olduğunu düşünüyor. (Reuters)

UBS’nin 7 Ağustos tarihli son güncellemesi altının 2027’nin ilk yarısında 5.000 dolara çıkmasını öngörüyor. (Reuters)

Yani kurumların rakamları farklı ama ortak nokta şu:

Büyük bankaların önemli bölümü altındaki yapısal hikâyenin sona erdiğini düşünmüyor.

Benim takip edeceğim fiyat haritası da değişmedi:

AltınAnlamı
4.300–4.350Ana kısa vadeli savunma
4.400Momentum yeniden güçleniyor
4.450Son tepe / ilk direnç
4.500Psikolojik ve teknik eşik
5.000+Yeni yapısal fiyatlama

4.450’den geri dönmek başka şeydir, 4.300 desteğinin kaybedilmesi başka şey.

Şimdilik ikincisi olmadı.


GÜMÜŞ: ALTINA GÖRE DAHA VOLATİL AMA HAFTAYI GÜÇLÜ BİTİRDİ

Gümüş vadeli kontratları haftayı yaklaşık 64,99 dolar seviyesinde tamamladı. Haftalık yükseliş yaklaşık %2,6 oldu. Altın da haftayı yükselişle tamamladı. (The Wall Street Journal)

Gümüşte benim temel ayrımım devam ediyor:

Altın rezerv varlığıdır.
Gümüş ise hem parasal metal hem sanayi metalidir.

Dolayısıyla resesyon riski arttığında altının güvenli liman özelliği gümüşten daha temiz çalışabilir.


PETROL: BENCE HAFTANIN EN TEHLİKELİ EKRANI

Cuma günü Brent tekrar yükselerek 88,52 dolar, WTI ise 82,40 dolar seviyesinde kapandı. ABD-İran görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve Hürmüz üzerindeki belirsizlik fiyatlamayı yeniden yukarı taşıdı. (Reuters)

İşte Fed açısından paradoks burada.

ABD tüketicisi yavaşlıyor.

CPI yumuşuyor.

PPI yumuşuyor.

Fed faiz artırmayabilir.

Ama Brent tekrar:

90 → 100 → 110

rotasına girerse bütün enflasyon hesapları yeniden değişir.

Bu nedenle ben bugün Nasdaq’tan önce petrolü izlerim.

Petrol yeniden 100 dolar üzerine çıkarsa Fed’in işi tekrar zorlaşır.


TAHVİLLER: ASIL TEHLİKE BURADA

Bence şu anda piyasanın en az konuştuğu fakat en önemli ekran ABD uzun vadeli tahvilleri.

10 yıllık ABD tahvil getirisi hafta içinde yaklaşık %4,7 bölgesindeydi. 30 yıllık tahvil ihalelerinde getiriler son on yılların en yüksek seviyelerine çıktı. Reuters anketinde stratejistlerin 10 yıllık tahvil için üç aylık medyan tahmini %4,50 ve 12 aylık tahmini %4,34 olsa da ankete katılanların yakın vadeli yükseliş riskinden giderek daha fazla endişe ettiği görülüyor. (Reuters)

Daha önemlisi reel faizler.

ABD 30 yıllık reel faizleri %3’e yakın ve yaklaşık 18 yılın zirvesinde. (Reuters)

Normal şartlarda:

reel faiz %3 + nominal uzun faiz %5 civarı

altın için son derece olumsuz olması gereken bir ortam.

Ama altın 4.400 dolar.

Benim dikkatimi çeken esas anomalilerden biri bu.


AI’NIN YENİ SORUNU: KENDİ FİNANSMAN MALİYETİ

Reuters’ın cuma günü yayımladığı analiz belki de önümüzdeki 12 ay için en önemli finansal piyasa hikâyelerinden birini ortaya koyuyor.

Alphabet, Amazon ve Meta gibi büyük hyperscaler şirketlerinin 2026 yılında şimdiye kadar gerçekleştirdiği tahvil ihraçları yaklaşık 220 milyar dolar seviyesine ulaştı. Aynı anda ABD ve Avrupa hükümetleri de büyük bütçe açıklarını fonlamak için tahvil ihraç ediyor. (Reuters)

Yani özel sektör ile devlet aynı sermayenin peşinde.

Sonuç:

sermayenin fiyatı yükseliyor.

Burada AI rallisinin kendi içerisinde bir paradoks oluşuyor:

AI yatırımı → daha fazla borçlanma
daha fazla borç → daha yüksek uzun faiz
daha yüksek faiz → daha düşük teknoloji çarpanı

Bence ikinci yarının en önemli risklerinden biri bu olacak.


WALL STREET: YATIRIM BANKALARI NEREYE BAKIYOR?

Burada çok ilginç bir konsensüs oluştu.

JPMorgan bu hafta S&P 500 yıl sonu hedefini 7.800’den 8.000’e çıkardı. Aynı zamanda 2026 EPS tahminini 350 dolardan 365 dolara, 2027 tahminini 390 dolardan 420 dolara yükseltti. Haziran çeyreğinde sonuç açıklayan 436 S&P şirketinin %85,1’i analist beklentilerini aştı. (Reuters)

Goldman Sachs’ın 2026 sonu S&P 500 hedefi de 8.000. Goldman 2026 EPS tahminini 340 dolar olarak belirliyor ve AI altyapısının bu yıl S&P 500 kâr artışının yaklaşık yarısını oluşturabileceğini düşünüyor. (Reuters)

Deutsche Bank ve Société Générale de Reuters’ın güncellediği kurum tablosunda 8.000 hedefi kullanan kurumlar arasında. Wells Fargo’nun hedefi 7.950. (Reuters)

UBS Global Wealth Management ise 2026 hedefini 7.900, Haziran 2027 hedefini 8.200 olarak belirlemiş durumda. (Reuters)

Bu önemli çünkü S&P 500 zaten 8.000’e çok yakın.

Yani artık yatırım bankalarının hedefleri “büyük yükseliş” öngörmüyor.

Piyasa hedeflere geldi.

Bundan sonraki yükseliş için hedeflerin yeniden yukarı revize edilmesi ya da şirket kâr tahminlerinin daha da artması gerekiyor.


O HALDE WALL STREET PAHALI MI?

Pahalı.

Ama henüz temel hikâye kırılmış değil.

Kârlar güçlü.

AI yatırım harcamaları güçlü.

Cloud gelirleri güçlü.

JPMorgan’ın özellikle Google, Amazon ve Microsoft tarafında altını çizdiği nokta, AI harcamalarının artık yalnızca “capex” değil gelir ve backlog artışı olarak görünmeye başlaması. (Reuters)

Ancak S&P’nin 8.000’e yaklaşmasıyla artık:

AI iyidir → teknoloji alın

kadar basit bir strateji bana yeterli gelmiyor.

Bundan sonraki aşama:

AI harcamasından gerçekten para kazanan şirket ile sadece AI hikâyesi satan şirketi ayırmak.


KORE: SAMSUNG VE SK HYNIX BENCE HÂLÂ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE

Kore’deki sert temmuz çöküşünün ardından uluslararası yatırımcıların yeniden Samsung ve SK Hynix’e dönmeye başladığına dair işaretler var. Reuters’a konuşan yatırımcılar son satışın temel olarak şirket kârlarından değil, kaldıraçlı ETF pozisyonlarının çözülmesinden kaynaklandığını düşünüyor. Koreli kaldıraçlı ETF’lerdeki varlıkların haziran sonunda yaklaşık 50 milyar dolardan ağustos başında 17 milyar dolara gerilediği JPMorgan araştırmasında belirtiliyor. (Reuters)

Reuters ayrıca yabancı yatırımcıların bir günde 7,2 trilyon won, yaklaşık 5 milyar dolarlık Kore hissesi aldığı rekor bir geri dönüş günü yaşandığını aktardı. (Reuters)

Bu nedenle Samsung ve SK Hynix’i sadece Kore hissesi olarak görmüyorum.

Bunlar küresel AI döngüsünün HBM/memory termometresi.

Nvidia motor.

Ama o motorun belleğini SK Hynix ve Samsung sağlıyor.


BIST 100: 14.000 ÜZERİNDE KALICILIK

BIST 100 cuma günü 14.172,26 seviyesinde, yaklaşık %0,28 artıda kapandı. (Reuters)

Teknik ve psikolojik olarak artık 14.000 bölgesinin üzerinde kalıcılık önemli.

Ama Türkiye’deki denklem ABD’den farklı.

Türkiye’de hisse senedinin rakibi:

dolar değil yalnızca.

Asıl rakip:

TL faiz + para piyasası fonları + mevduat.

Dolayısıyla şirket seçerken artık sadece “ucuz F/K” yetmiyor.

Şirketin sermaye maliyetini aşacak kâr büyümesi yaratması gerekiyor.

Bu nedenle BIST tarafında hâlâ endeks yerine seçicilik diyorum.


BITCOIN: RİSK İŞTAHI VAR AMA COŞKU YOK

Bitcoin cumartesi sabahı yaklaşık 63.068 dolar civarında ve son 24 saatlik fiyatlamada yaklaşık %0,4 ekside.

Bu bana ilginç geliyor.

S&P rekora yakın.

Nasdaq rekora yakın.

Altın 4.400 çevresinde.

Ama Bitcoin aynı ölçüde güçlü bir risk iştahı sinyali vermiyor.

Ben bunu şimdilik BTC için nötr-negatif bir relatif performans sinyali olarak okuyorum.


PARA NEREYE GİDİYOR?

Belki de haftanın en önemli teyidi fon akımlarından geldi.

12 Ağustos haftasında küresel hisse fonlarına net 18,62 milyar dolar giriş oldu. Bu üst üste 12’nci haftalık giriş. Avrupa hisse fonları 13,52 milyar dolar ile başı çekerken ABD hisse fonlarına 2,58 milyar dolar girdi. (Reuters)

Ama çok daha ilginci:

Teknoloji fonlarından 1,7 milyar dolar çıktı.

Altın fonlarına ise 2,62 milyar dolar girdi. (Reuters)

Bu bize şu mesajı veriyor:

Piyasa riskten kaçmıyor ama riskin içindeki kompozisyonu değiştiriyor.

Bu benim çok önemsediğim bir sinyal.


ÖNÜMÜZDEKİ HAFTANIN GÜNDEMİ

Yeni haftada gözler Fed tutanakları, Çin’in temmuz makro verileri, Japonya büyüme ve enflasyon rakamları, ABD PMI/konut/sanayi verileri ve Walmart ile Home Depot gibi büyük perakendecilerin bilançolarında olacak. Japonya tarafında yaklaşık %2 yıllıklandırılmış büyüme beklentisi ve artan enflasyon baskısı BOJ’un eylül faiz artırımı ihtimalini daha önemli hale getiriyor. (The Wall Street Journal)

Ayrıca piyasalar Nvidia bilançosu ve Jackson Hole yaklaşırken Fed’in para politikası iletişimine giderek daha hassas hale gelecek. (Reuters)

Bence gelecek hafta için en önemli sıra şu:

Petrol → ABD tahvilleri → Fed → altın → AI.

Çünkü petrol yukarı gitmeye devam ederse diğer dört değişkenin de fiyatlamasını değiştirir.


FT FULL THROTTLE SENARYO MATRİSİ

SenaryoNe olur?Muhtemel kazanan
ABD verileri zayıf + petrol sakinFed artırımı iyice fiyat dışı kalırAltın, teknoloji, tahvil
ABD verileri güçlü + petrol sakinSoft landingHisse, dolar
ABD zayıf + petrol >100$Stagflasyon riskiAltın, enerji
ABD güçlü + petrol >100$Fed yeniden şahinleşirDolar, enerji
Uzun faizler >5%Çarpan baskısıValue / finans / nakit
Altın >4.500Momentum geri dönerAltın/madenciler
S&P >8.000Yeni hedef revizyonları gerekirAI liderleri
Hürmüz gerilimi azalırPetrol risk primi düşerHisse / tahvil

BENİM BUGÜNKÜ SONUÇ CÜMLEM

Cuma günü piyasanın bize verdiği mesajı sadece:

“ABD verisi kötü geldi, Fed artırmayacak.”

diye okumak büyük resmi kaçırmak olur.

Daha önemli bir şey oluyor.

ABD tüketicisi zayıflıyor.
Fed korkusu azalıyor.
Wall Street rekor bölgesinde.
Ama uzun tahvil faizleri düşmüyor.
Petrol yeniden 90 dolara yaklaşıyor.
Ve altın hâlâ 4.400 doların kapısında.

Bence önümüzdeki dönemin gerçek sorusu Fed’in eylülde 25 baz puan artırıp artırmayacağı değil.

Dünya bu kadar borçlanırken sermayenin fiyatını kim aşağı indirecek?

Devlet daha fazla borçlanıyor.

AI şirketleri daha fazla borçlanıyor.

Enerji altyapısı daha fazla sermaye istiyor.

Savunma harcamaları büyüyor.

Ve aynı paranın peşinde herkes koşuyor.

Bu yüzden uzun faizler yüksek kalıyor.

Ve bence altının asıl hikâyesi de burada.

Wall Street büyümeyi fiyatlıyor.

Petrol savaşı fiyatlıyor.

Tahvil piyasası borcun bedelini fiyatlıyor.

Altın ise bütün sistemin bu borcu nasıl taşıyacağını fiyatlıyor.

4.450’den döndü diye altının hikâyesi bitmedi.

Ben pazartesi sabahı önce 4.400–4.450 altını, ardından Brent 90 dolar, sonra ABD 10 yıllık tahvil faizini açarım.

Nasdaq’a ondan sonra bakarım. (Reuters)

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction