
BS Ekonomi canlı yayınında hem küresel gelişmeler hem de Türkiye piyasalarına ilişkin önemli değerlendirmeler yapıldı. Yayında MSCI düzenlemelerinin Borsa İstanbul üzerindeki etkileri, Yapı Kredi Portföy satışı sonrası ortaya çıkan banka satış iddiaları, dijital altın düzenlemesi, petrol fiyatları ve havacılık sektörüne ilişkin beklentiler ayrıntılı şekilde ele alındı. Programın ikinci bölümünde ise Fiba Yatırım Uluslararası Piyasalar Direktörü Tuğberk Çitilci, bankacılık ve havacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı öncesinde küresel piyasalarda belirsizlik artarken, yatırımcıların gözü hem Washington’dan gelecek açıklamalara hem de Borsa İstanbul’daki gelişmelere çevrildi. BSEkonomi canlı yayınında konuşan Dr. Artunç Kocabalkan, Fed toplantısından petrol fiyatlarına, MSCI düzenlemelerinden SPK’nın piyasa denetimlerine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Kocabalkan, yatırımcıların tek bir senaryoya göre hareket etmek yerine tüm olasılıklara hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, piyasalarda asıl başarının tahmin yapmak değil risk yönetimi olduğunu söyledi.
Piyasalarda Fed’in faizleri sabit bırakacağı beklentisinin çok güçlü olduğunu belirten Kocabalkan, buna rağmen yatırımcıların sürpriz senaryoları tamamen dışlamaması gerektiğini ifade etti.
ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin kritik seviyelerde bulunduğunu hatırlatan Kocabalkan, Fed’in bağımsızlığını vurgulayacak beklenmedik mesajlar vermesi halinde piyasalarda oynaklığın artabileceğini söyledi.
Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıdığına dikkat çeken Kocabalkan, enerji fiyatlarının hem küresel enflasyon hem de Fed politikaları açısından belirleyici olmaya devam ettiğini söyledi.
Uzun süredir savunduğu yatırım stratejisini yineleyen Kocabalkan, 100 doların üzerindeki petrol fiyatlarında satış, 80 doların altındaki seviyelerde ise alım fırsatlarının değerlendirilebileceğini ifade etti.
Yayının en dikkat çekici başlıklarından biri MSCI düzenlemeleri oldu.
Kocabalkan’a göre, uluslararası endeks sağlayıcılarının talep ettiği düzenlemeler hayata geçirilmeden Borsa İstanbul’daki yükselişler yabancı yatırımcı tarafından satış fırsatı olarak değerlendirilmeye devam edecek.
SPK’nın son dönemde attığı adımların bu nedenle önemli olduğunu belirten Kocabalkan, özellikle yatırım fonları üzerinden oluşan fiyatlamalar ve yüksek değerleme uygulamalarının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Azimut’un Yapı Kredi Portföy’ü satın almasının ardından ortaya çıkan “Yapı Kredi Bankası da satılıyor” beklentisi de yayında değerlendirildi.
Kocabalkan, portföy şirketinin satışının tek başına bankanın da satılacağı anlamına gelmediğini belirterek, 15 yıllık dağıtım sözleşmesi ve rekabet hükümlerinin farklı senaryolar oluşturduğunu ancak mevcut bilgiler ışığında kesin bir banka satışı sonucuna varılamayacağını ifade etti.
29 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeye de değinen Kocabalkan, Türkiye’nin kıymetli maden piyasasında önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini söyledi.
Yeni sistem sayesinde Darphane veya Borsa İstanbul kasalarında bulunan fiziki altın ve gümüşün dijital varlıklara dönüştürülebileceğini belirten Kocabalkan, bunun yeni bir kripto para değil, fiziki varlığın dijital temsil sistemi olduğunu vurguladı.
Yeni uygulamanın saklama risklerini azaltacağını, işlem maliyetlerini düşüreceğini ve piyasanın şeffaflığını artıracağını ifade etti.
Kocabalkan, yatırım fonları üzerinden gerçekleştirilen bazı fiyatlamaların piyasa yapısını bozduğunu belirterek SPK’nın son dönemde bu alandaki denetimlerini artırdığını söyledi.
Yabancı yatırımcının güveninin yeniden kazanılabilmesi için piyasa mekanizmasının daha sağlıklı işlemesi gerektiğini ifade eden Kocabalkan, seçim sürecinin de düzenlemelerin hızını etkileyebileceğini dile getirdi.
Programın ikinci bölümünde BSEkonomi yayınına katılan FİBA Yatırım Araştırma Direktörü Tuğberk Çitilci, Borsa İstanbul’daki mevcut görünümü değerlendirdi.
Çitilci, mevcut şartlarda yatırımcıların portföylerinde ağırlığın mevduat ve para piyasası fonlarında kalmasının daha doğru olduğunu belirtti.
Yeni hisse pozisyonları konusunda temkinli olunması gerektiğini söyleyen Çitilci, 13.500 ve 13.250 puan seviyelerini BIST 100 için önemli destek bölgeleri olarak gösterdi.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin havacılık sektöründe maliyet baskısını artırdığını belirten Tuğberk Çitilci, buna rağmen sektör içinde TAV Havalimanları’nın görece daha güçlü bir görünüm sergilediğini söyledi.
Bloomberg analist hedef fiyatlarına göre TAV Havalimanları, Türk Hava Yolları ve Pegasus’un uzun vadede önemli yükseliş potansiyeli taşıdığını belirten Çitilci, ancak Brent petrol fiyatlarında kalıcı gerileme görülmeden sektörde güçlü bir trend beklemenin doğru olmayacağını ifade etti.
Programın sonunda hem Kocabalkan hem de Tuğberk, yatırım kararlarında tek bir senaryoya odaklanmak yerine risk yönetiminin ön planda tutulması gerektiğini vurguladı.
Yatırımcıların piyasanın yönünü tahmin etmeye çalışmak yerine farklı olasılıklara karşı hazırlıklı olmalarının uzun vadeli başarı açısından daha sağlıklı bir yaklaşım olduğu ifade edildi.