
Tam da piyasaların odak noktası enflasyondan yeniden büyümeye kayarken, Orta Doğu’dan gelen yeni jeopolitik gerilim ABD Merkez Bankası’nın (Fed) kararını çok daha karmaşık hale getirdi.
İran bağlantılı olduğu iddia edilen saldırılar, petrol fiyatlarını kısa sürede %5’in üzerinde yukarı taşırken ABD tahvil piyasası yeniden hareketlendi. Tam bu atmosferde gözler Fed Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği faiz kararına çevrildi.
Piyasanın büyük bölümü faizlerin sabit kalmasını bekliyor. Ancak masadaki en büyük soru artık şu:
Fed, yükselen petrol fiyatlarını gerekçe göstererek son anda şahinleşebilir mi?
Enerji fiyatları Fed açısından yalnızca petrol değildir.
Petrol;
Dolayısıyla petrolün kalıcı yükselişi, enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekebilir.
Bu nedenle İran kaynaklı her jeopolitik gelişme artık yalnızca enerji haberi değil, aynı zamanda para politikası haberidir.
Fed’in önündeki ekonomik tablo ise oldukça farklı bir hikâye anlatıyor.
Son haftalarda;
Yani makro veriler tek başına değerlendirildiğinde faiz artırımı için güçlü bir gerekçe bulunmuyor.
Tam da bu nedenle birçok yatırımcı şu soruyu soruyor:
Fed gerçekten veriye mi bakacak, yoksa jeopolitiğe mi?
2022 yılında Fed’in agresif faiz artırımları;
Bugün benzer bir senaryonun daha küçük ölçekli versiyonu konuşuluyor.
Eğer Warsh sürpriz biçimde faiz artırırsa;
Bazı hedge fonları ve kısa vadeli işlem yapan yatırımcılar böyle bir senaryoyu fırsat olarak görüyor.
Ancak bunun reel ekonomi üzerindeki etkisi çok daha farklı olabilir.
Faiz artışları;
Ancak;
için finansman maliyetleri yeniden yükselir.
Bu nedenle birçok ekonomist faiz artışlarının servet dağılımını daha da bozduğu görüşünü savunuyor.
Fed toplantısının hemen ardından teknoloji devlerinin bilançoları açıklanacak.
Özellikle;
son aylarda yapay zekâ yatırımları nedeniyle piyasanın en kritik şirketleri hâline geldi.
Dolayısıyla faiz kararı ile bilanço sezonunun aynı güne denk gelmesi, volatiliteyi olağanüstü seviyelere çıkarabilir.
Teorik olarak evet.
Pratikte ise bu oldukça zor.
Fed genellikle;
tek başına faiz artırımıyla cevap vermeyi tercih etmez.
Çünkü enerji arz şokları para politikasının doğrudan çözebileceği problemler değildir.
Ancak petrol fiyatlarındaki yükseliş kalıcı olur ve enflasyon beklentilerini bozarsa tablo değişebilir.
Faiz artırımı yalnızca ekonomik değil, siyasi sonuçlar da doğurabilir.
Donald Trump uzun süredir Fed’in yüksek faiz politikasını eleştiriyor.
Bu nedenle olası bir sürpriz faiz artırımı;
üzerinde yeni tartışmalar başlatabilir.
ABD 10 yıllık tahvil faizleri son günlerde yeniden yükseliş eğilimine girdi.
Piyasa artık yalnızca enflasyonu değil;
aynı anda fiyatlıyor.
Bu da volatilitenin uzun süre yüksek kalabileceğine işaret ediyor.
Fed’in önündeki karar artık yalnızca “faiz artırılsın mı?” sorusu değil.
Asıl soru şu:
Merkez bankaları, savaş kaynaklı arz şoklarına para politikasıyla cevap vermeli mi?
Eğer Warsh faiz artırırsa, piyasa bunu enflasyonla mücadele mesajı olarak okuyabilir. Ancak büyüme üzerindeki baskı yeniden artabilir ve “mini 2022” senaryosu gündeme gelebilir.
Eğer faizler sabit tutulursa, Fed ekonomideki yavaşlamayı önceliklendirdiği mesajını verebilir. Bu durumda gözler tamamen petrol fiyatlarının kalıcılığına ve önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verilerine çevrilecektir.
Önümüzdeki 24 saat, yalnızca Fed için değil; tahvillerden teknoloji hisselerine, petrolden dolara kadar küresel finansal piyasaların yönünü belirleyebilecek en kritik zaman dilimlerinden biri olabilir.