
Piyasalar Ters Köşe Yaptı: İran Savaşı Beklentisi Dağıldı, Şimdi Gözler Fed ve Teknoloji Devlerinde
Hafta sonuna girilirken küresel piyasalarda neredeyse ortak bir senaryo fiyatlanıyordu. İran ile İsrail arasındaki gerilimin yeniden tırmanacağı, Hürmüz Boğazı riskinin büyüyeceği, petrol fiyatlarının yukarı fırlayacağı ve Ağustos ayına sert bir “risk-off” atmosferiyle girileceği düşünülüyordu.
Pazartesi sabahı ise yatırımcıların büyük bölümü tamamen ters köşe oldu.
Beklenen jeopolitik şok gerçekleşmedi. ABD ile İran arasındaki savaşın duraklama sürecinin uzamasıyla birlikte Avrupa doğal gaz fiyatları açılışta yaklaşık %8 gerilerken, Nasdaq vadeli kontratları yüzlerce puan yükseldi ve küresel hisse senetlerinde güçlü bir short squeeze başladı. Kaynak metinde de vurgulandığı gibi, piyasanın en büyük yanılgısı “herkesin aynı tarafta olmasıydı.” Tam da bu nedenle en kalabalık pozisyon ters yönde yakalandı.
Ancak yatırımcıların rahatlaması için henüz erken olabilir.
Çünkü bu hafta yalnızca jeopolitik gelişmeler değil, küresel para politikası açısından da yılın en kritik haftalarından biri yaşanacak.
Fed toplantısı, İngiltere Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası kararları, ABD çekirdek PCE enflasyonu, Avrupa enflasyon verileri ve ikinci çeyrek büyüme rakamları aynı hafta içerisinde açıklanacak. Buna ek olarak Alphabet, Microsoft, Meta, Amazon ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği konusunda piyasaya yeni sinyaller verecek. Özellikle Nvidia ekosisteminin en önemli tedarikçilerinden SK Hynix’in sonuçları da yarı iletken sektörünün yönü açısından kritik önemde bulunuyor.
Piyasaların şu anda fiyatladığı en önemli unsur ise Fed’in faiz artırmayacağı beklentisi.
Deutsche Bank’ın yatırımcı anketine göre piyasanın büyük çoğunluğu Fed’in faizi sabit bırakmasını bekliyor. Bununla birlikte küçümsenmeyecek bir kesim hâlâ sürpriz bir faiz artışı ihtimalini masada tutuyor. Bu durum, para politikasındaki belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Özellikle hizmet enflasyonunun yüksek seyretmesi ve iş gücü piyasasının beklenenden daha dirençli kalması, Fed’in şahin üyelerine önemli argümanlar sağlamaya devam ediyor.
Jeopolitik cephede ise risk tamamen ortadan kalkmış değil.
Bu hafta Washington’da gerçekleşmesi beklenen Trump–Netanyahu görüşmesi piyasalar açısından yeni bir dönüm noktası olabilir. İran dosyasında yeniden tansiyonun yükselmesi hâlinde enerji piyasalarında oynaklığın çok hızlı şekilde geri dönmesi mümkün. Petrol piyasasında son haftalarda yaşanan sert hareketler bunun ne kadar hassas bir denge üzerinde ilerlediğini zaten gösterdi.
Diğer taraftan Avrupa ekonomisinden gelen öncü PMI verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşerek bölgenin üçüncü çeyreğe ilişkin büyüme görünümünü destekledi. ABD tarafında ise tablo daha karmaşık. İmalat sektörü zayıflarken hizmet sektörünün güçlü kalması ekonomik aktivitenin tamamen yavaşlamadığına işaret ediyor. Bu durum Fed açısından “yüksek faizleri biraz daha uzun süre koruma” seçeneğini güçlendirebilir.
Asıl soru ise şu:
Piyasalar gerçekten yeni bir yükseliş trendine mi giriyor, yoksa yalnızca sert bir kısa pozisyon kapatma hareketi mi izliyoruz?
Son haftalarda yatırımcıların önemli bölümü Ağustos ayında tarihsel olarak görülen zayıf performansa güvenerek savunma pozisyonlarını artırmıştı. Fakat finansal piyasalarda en büyük hareketler çoğu zaman herkes aynı pozisyondayken gerçekleşir. Bugünkü yükseliş de bunun en güncel örneklerinden biri olabilir.
Önümüzdeki birkaç gün içerisinde açıklanacak teknoloji bilançoları yalnızca şirket kârlılıklarını değil, trilyonlarca dolarlık yapay zekâ yatırımlarının ekonomik karşılığını da test edecek. Eğer beklentiler karşılanırsa Nasdaq yeniden küresel risk iştahının lokomotifi olabilir. Ancak en ufak bir hayal kırıklığında mevcut yükselişin kalıcılığı ciddi biçimde sorgulanacaktır.
Dolayısıyla yatırımcıların odaklanması gereken konu yalnızca İran, yalnızca Fed ya da yalnızca teknoloji şirketleri değildir.
Asıl belirleyici unsur, bu üç başlığın aynı hafta içerisinde birbirini nasıl etkileyeceği olacaktır.
2026 yazı, küresel piyasaların yönünü belirleyecek en kritik haftalardan birine sahne oluyor. Bugün görülen güçlü yükseliş tek başına yeni bir boğa piyasasının başlangıcı anlamına gelmeyebilir; ancak yatırımcı psikolojisinin ne kadar hızlı değişebildiğini göstermesi açısından son derece önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.