
Dr. Artunç Kocabalkan | BS Ekonomi
Haziran ayında yatırımcıların temel sorusu “Fed faiz indirecek mi?” idi.
Temmuz sonunda ise piyasa çok farklı dört ana temayı fiyatlıyor:
Büyük para artık tek bir varlığa değil, çoklu senaryoya yatırım yapıyor.
Bunun en önemli göstergesi ise dünyanın en büyük üç varlık yöneticisinin portföy akımları.
Temmuz ayında BlackRock yönetilen varlık büyüklüğünü 15,3 trilyon doların üzerine taşıdı.
Bunun arkasındaki temel neden ise yine ETF’ler oldu.
Şirket ikinci çeyrekte yaklaşık 192 milyar dolar net para girişi elde ederken bunun büyük bölümü iShares ETF’lerine yöneldi. Hisse senedi ETF’leri yaklaşık 71,6 milyar dolar, tahvil ETF’leri ise 92 milyar dolar net giriş aldı. (Reuters)
Bu tablo bize kurumsal yatırımcıların riskten tamamen kaçmadığını; aksine hisse senedi ve sabit getirili varlıkları birlikte kullanarak portföylerini dengelediğini gösteriyor.
Haziran verileri sonrasında temmuz başında yayımlanan ETF akış raporları da benzer bir tablo ortaya koyuyor.
ABD ETF piyasasına aylık bazda yaklaşık 196 milyar dolar giriş gerçekleşirken en güçlü talep;
Bu durum, büyük fonların “risk al ama koruma kalkanını da yanında taşı” stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
BlackRock Investment Institute’un 2026 orta yıl görünüm raporunda dikkat çeken tema şu:
Yapay zekâ yeni bir büyüme döngüsü yaratabilir ancak enerji, elektrik, bakır, veri merkezleri ve altyapı tarafındaki kıtlık yeni dönemin en önemli yatırım konusu olacak. (BlackRock)
Bu yaklaşım özellikle;
başlıklarını ön plana çıkarıyor.
Temmuz ayında FX tarafında üç ana tema öne çıkıyor.
DXY 100 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ediyor.
Fed’in faiz indirim sürecine yaklaşmasına rağmen dolar tamamen zayıflamış değil.
Bu nedenle gelişmekte olan ülke para birimlerinde seçici olmak gerekiyor.
Parite yeniden 1,14 bölgesinde.
Orta vadeli görünüm olumlu olsa da kısa vadede kâr satışları görülebilir.
FT Görüşü
➡️ Düşüşler alım fırsatı olmaya devam ediyor.
Kur tarafında yukarı yönlü ana trend korunuyor.
Carry trade hâlâ güçlü olmakla birlikte;
önümüzdeki haftalarda belirleyici olacak.
✅ ABD Büyük Ölçekli Hisse Senetleri
✅ Yapay Zekâ ETF’leri
✅ Savunma Sanayi
✅ Enerji
✅ Altyapı
✅ Bakır
◾ Avrupa
◾ Gelişmekte Olan Ülkeler
◾ Sağlık
⚠️ Uzun vadeli tahviller
⚠️ Spekülatif teknoloji hisseleri
⚠️ Küçük ölçekli büyüme şirketleri
| Varlık Grubu | Ağırlık |
|---|---|
| ABD Büyük Ölçekli Hisse ETF’leri | 30% |
| Yapay Zekâ & Teknoloji ETF’leri | 20% |
| Enerji ETF’leri | 15% |
| Altyapı & Endüstriyel ETF’ler | 10% |
| Altın ETF’leri | 10% |
| Kısa Vadeli Tahvil ETF’leri | 10% |
| Nakit | 5% |
| Enstrüman | Ağırlık |
|---|---|
| USD | 35% |
| EUR | 25% |
| Altın | 20% |
| TRY | 15% |
| Diğer G10 Para Birimleri | 5% |
Temmuz ayı itibarıyla küresel fon yöneticileri portföylerini “riskten kaçış” yerine riskin yeniden fiyatlandığı bir dünyaya göre şekillendiriyor. BlackRock’ın rekor ETF girişleri, JP Morgan ve Fidelity’nin akış verileriyle birlikte değerlendirildiğinde üç ortak tema öne çıkıyor:
ETF Perspektifinden bakıldığında, önümüzdeki dönemde tek bir senaryoya odaklanan portföylerden ziyade; hisse senedi, sabit getirili varlıklar, enerji ve değerli metaller arasında dengeli dağılım yapan, jeopolitik ve makroekonomik şoklara karşı esnek portföyler daha avantajlı bir konumda olacaktır.