SPK’nın Fiili Dolaşım Kararı Ne Anlama Geliyor? BofA Satışlarının Arkasındaki Gerçek Sebep

Borsa İstanbul’da son günlerde yatırımcıların dikkatini çeken iki gelişme var:
Piyasada birçok yatırımcı bu iki gelişmenin bağlantılı olup olmadığını sorguluyor. Aslında konu yüzeyde göründüğünden daha önemli.
4 Haziran tarihli SPK İlke Kararı’na göre artık şirket hakim ortaklarının kendi kontrollerindeki serbest yatırım fonları veya özel fonlar üzerinden tuttukları hisseler fiili dolaşım hesabına dahil edilmeyecek. Düzenleme 15 Haziran 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek ve hesaplamalar günlük olarak MKK tarafından yapılacak.
Özetle SPK şunu söylüyor:
Patronun kendi kontrol ettiği fondaki hisse aslında piyasada serbest dolaşımda değildir.
Bu oldukça önemli bir bakış açısı değişikliği.
Daha önce bazı şirketlerde patron hisseleri fonlar üzerinden tutulduğu için kağıt üzerinde fiili dolaşım yüksek görünüyordu. SPK artık bu yapıları “ekonomik sahiplik” açısından değerlendirecek.
Son iki yılda Borsa İstanbul’da çok sayıda şirket:
Bu durum bazı şirketlerde gerçek likidite ile görünen likidite arasında fark yaratmaya başladı.
SPK’nın amacı:
Henüz resmi liste açıklanmadı.
Ancak özellikle:
yakından izlenecek.
Çünkü fiili dolaşım oranındaki düşüş şu sonuçları doğurabilir:
BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 hesaplamalarında fiili dolaşım önemli bir değişkendir. Fiili dolaşım azalırsa bazı hisselerin endeks ağırlıkları da aşağı gelebilir.
Endeksi takip eden fonlar yeni ağırlıklara uyum sağlamak zorunda kalabilir.
Bu durum bazı hisselerde:
oluşturabilir.
Fiili dolaşım oranı düştükçe likidite azalır.
Likidite düştükçe:
Bu nedenle özellikle küçük ve orta ölçekli hisselerde etkiler daha belirgin olabilir.
Asıl kritik soru burada.
Piyasada dolaşan ilk yorum:
“BofA düzenlemeyi önceden gördü ve satış yapıyor.”
Ancak bu yorumun şu an için somut bir kanıtı yok.
BofA’nın satışlarının arkasında birkaç farklı neden olabilir.
Yabancı kurumlar genellikle endeks değişikliklerini önceden fiyatlar.
Eğer bazı hisselerin endeks ağırlıkları düşecekse, büyük kurumlar pozisyon azaltmaya başlayabilir.
Bu ihtimal masada.
Dün gelen güçlü ABD istihdam verisi sonrası:
Bu ortamda yabancıların Türkiye dahil gelişen piyasalarda kâr realizasyonu yapması olağan karşılanabilir.
Yabancı fonlar çoğu zaman:
öncesinde pozisyon ayarlamaları yaparlar.
SPK’nın kararı tam da free-float tanımını değiştirdiği için bazı fonların şimdiden hazırlık yapıyor olması mümkün.
Son dönemde:
zaten yabancı yatırımcı tarafında temkinli bir duruş yaratıyordu.
SPK kararı bunun üzerine gelen ek bir değişken oldu.
Bu karar ilk bakışta teknik görünüyor.
Ama aslında SPK’nın verdiği mesaj oldukça net:
“Piyasadaki gerçek dolaşımı görmek istiyoruz.”
Bu yaklaşım uzun vadede:
✅ Daha şeffaf endeksler
✅ Daha doğru şirket değerlemeleri
✅ Daha sağlıklı kurumsal yatırımcı kararları
getirebilir.
Ancak kısa vadede bazı hisselerde:
⚠️ Endeks ağırlığı düşüşü
⚠️ Fon satışları
⚠️ Likidite baskısı
⚠️ Volatilite artışı
yaratması sürpriz olmayacaktır.
BofA satışlarının tamamını bu karara bağlamak şu aşamada doğru değil. Ancak zamanlama açısından bakıldığında, piyasanın önümüzdeki iki hafta boyunca özellikle fiili dolaşım değişimlerinden etkilenecek hisseleri fiyatlamaya başlaması oldukça olası görünüyor.
Asıl kritik tarih ise 15 Haziran.
O gün MKK’nın yeni metodolojiyle açıklayacağı ilk veriler, hangi hisselerin kazanan hangi hisselerin kaybeden olacağını göstermeye başlayacak.