0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Analiz - Dünya - Manşet

Küresel Piyasalarda Denge Değişiyor: Altın ve Petrol Aynı Korelasyonun Oyuncuları

ABD–İran hattında tansiyon yeniden yükselirken piyasalarda da yön arayışı hızlandı. Özellikle hafta sonu gelen açıklamalar sonrası petrol fiyatlarında sert yukarı hareket görülürken, yatırımcılar artı...
Artunç Kocabalkan
Mayıs 11, 2026
Paylaş

ABD–İran hattında tansiyon yeniden yükselirken piyasalarda da yön arayışı hızlandı. Özellikle hafta sonu gelen açıklamalar sonrası petrol fiyatlarında sert yukarı hareket görülürken, yatırımcılar artık kısa vadeli ateşkes başlıklarından çok “uzayan jeopolitik stres” senaryosunu fiyatlamaya başlıyor. Brent petrolün yeniden 105 dolar üzerine çıkması, piyasaların Orta Doğu riskini tamamen geride bırakamadığını gösteriyor. (Reuters)

Piyasadaki ana kırılma noktası ise İran’ın müzakere psikolojisi. Diplomasi tarafında artık teknik detaylardan çok “kimin şart koyduğu” önem kazanıyor. Bu nedenle Tahran’ın doğrudan kendisine dayatılmış bir barış formülünü hızlı şekilde kabul etmesi düşük ihtimal olarak görülüyor. Bölgedeki birçok analist, İran yönetiminin süreç sonunda “teklifi kabul eden değil, şart koyan taraf” görüntüsü vermek isteyeceğini düşünüyor. Bu da piyasalarda jeopolitik risk priminin kalıcı hâle gelmesine neden oluyor.

Tam da bu yüzden petrol tarafında yaşanan her geri çekilme artık farklı okunuyor. Son haftalarda görülen sert düşüşler kısa süreli rahatlama yaratsa da, piyasa genelinde ana beklenti fiyatların eski denge alanına dönemeyeceği yönünde. Barclays, 2026 Brent petrol tahminini 85 dolardan 100 dolara yükseltirken, Citi ise kısa vadede 110 dolar senaryosunun hâlâ masada olduğunu belirtiyor. (Reuters)

Asıl dikkat çekici nokta ise küresel piyasalardaki korelasyon yapısının değişmeye başlaması. Son dönemde piyasalar genel olarak şu denklem üzerinden ilerliyordu: “Borsalar yukarı, Bitcoin yukarı, altın ve petrol aşağı.” Ancak jeopolitik stresin kalıcı hâle gelmesiyle birlikte bu korelasyonun kırılabileceği konuşuluyor. Özellikle enerji fiyatlarının yüksek kaldığı, enflasyon baskısının yeniden arttığı bir ortamda hem petrol hem altın aynı anda yükselebilirken, riskli varlıklar baskı altında kalabilir.

Nitekim son haftalarda küresel borsalardaki dirençli görüntüye rağmen enerji tarafındaki oynaklık sürüyor. Reuters analizlerine göre piyasa artık 100 dolar petrolü eskisi kadar “şok” olarak görmese de, uzun süre yüksek kalan enerji fiyatlarının büyüme ve şirket kârlılıkları üzerinde baskı yaratabileceği tartışılıyor. (Reuters)

Altın tarafında da benzer bir tablo var. Son günlerde zaman zaman sert satışlar görülse de, güvenli liman talebi tamamen kaybolmuş değil. Özellikle dolar hareketi ve jeopolitik risk algısı altının yönünü belirlemeye devam ediyor. Reuters verilerine göre ons altın son günlerde 4.600–4.700 dolar bandında sert dalgalanmalar yaşadı. (Reuters)

Piyasanın önündeki en kritik başlıklardan biri ise bu hafta gerçekleşecek ABD–Çin görüşmeleri. Donald Trump ile Şi Cinping arasında yapılacak temasların yalnızca ticaret değil; İran, yapay zekâ, nadir toprak elementleri ve küresel enerji dengesi gibi çok daha geniş başlıkları kapsaması bekleniyor. (Reuters)

Özellikle Çin’in İran üzerindeki etkisi nedeniyle görüşmeler enerji piyasaları açısından kritik görülüyor. Washington yönetimi, Pekin’in Tahran üzerindeki ekonomik ve diplomatik ağırlığını kullanmasını istiyor. Çin tarafı ise bir yandan İran’la ilişkilerini korurken diğer yandan küresel ticaret savaşının daha fazla büyümesini istemiyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç gün içinde gelecek açıklamalar yalnızca borsaları değil; petrol, altın ve dolar fiyatlarını da doğrudan etkileyebilir.

Kısa vadede teknik hareketler sertleşebilir. Petrol tarafında son yükseliş sonrası kısa süreli kâr satışları şaşırtıcı olmayabilir. Ancak piyasa artık eski 70–80 dolar denge alanından uzaklaşıyor olabilir. Benzer şekilde altındaki geri çekilmeler de hâlâ önemli bir kesim tarafından “pozisyon toplama fırsatı” olarak görülüyor.

Asıl risk ise yaz aylarına doğru küresel piyasalarda daha sert bir düzeltme ihtimalinin yeniden konuşulmaya başlanması. Özellikle yüksek petrol fiyatı, faizlerin uzun süre yüksek kalması ve büyüme beklentilerindeki zayıflama birleşirse, küresel borsalarda daha sert satış dalgaları gündeme gelebilir. Haziran sonu–Temmuz dönemine yönelik temkinli beklentilerin arkasında da biraz bu denklem bulunuyor.

Şimdilik piyasalar hâlâ umut ile risk arasında gidip geliyor. Ancak enerji fiyatlarının yönü, bundan sonraki süreçte yalnızca emtia piyasasını değil; küresel enflasyonu, merkez bankalarını ve hisse piyasalarını da belirlemeye devam edecek gibi görünüyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction